BU İNCELEME SPOİLER İÇERİYOR
Roman, genç bir kadın olan Muhsine’nin yaşadıklarını merkezine alır. Muhsine, yaşadığı zorluklardan kaçarak, kendisine önerilen bir iş fırsatını değerlendirmek üzere büyük bir köşkte hizmetçi olarak çalışmaya başlar. Ancak bu köşk, halk arasında "perili köşk" olarak anılmakta ve içinde doğaüstü olayların yaşandığı söylenmektedir. Köşkte çalışan hizmetkârlar da dahil herkes, geceleri bir gulyabaninin ortaya çıktığını, köşke musallat olduğunu iddia etmektedir. İlk günlerden itibaren Muhsine de garip olaylara tanık olur: Geceleri korkunç sesler duyar, tuhaf gölgeler görür. Gene o gecelerden birinde genç ve yakışıklı bir delikanlı olan konağın çalışanlarından Hasan, cin kılığında, Muhsine’nin odasında beliriverir. Muhsine, her ne kadar korksa da gönlü bu delikanlıya meyletmeden duramaz.
Roman ilerledikçe, bu “gulyabani"nin aslında doğaüstü bir varlık olmadığı, insan yapımı bir oyun olduğu ortaya çıkar. Köşkün sahibinin yeğenleri ve bazı çıkarcı kişiler, köşkü ele geçirmek ve mirası paylaşmak amacıyla halkın hurafelere olan inancını kullanarak bu korku ortamını yaratmışlardır. "Gulyabani" kılığına girenler, köşkteki insanları korkutup kaçırarak hedeflerine ulaşmaya çalışmaktadır.Hasan, cesareti ve zekâsı sayesinde bu düzeni açığa çıkarır. Gerçekler gün yüzüne çıkarıldığında, köşkteki korku atmosferi sona erer. Böylece Hüseyin Rahmi Gürpınar, halkın batıl inançlara olan zaafını ve cehaletin nasıl kötüye kullanılabileceğini mizahi ve eleştirel bir dille gözler önüne serer.
Romanın sonunda Muhsine, köşkün düzeni yeniden sağlandıktan sonra Hasan ile evlenerek mutlu bir hayat kurar. Böylece hikâye, hem bireysel cesaretin hem de akılcı düşüncenin zaferiyle sonuçlanır.
Karakter İncelemesi
Hasan
Genç, zeki, cesur ve modern düşünceli bir