Pınar Pnr

Pınar Pnr
@delidolunay
Bir deli okuyup yazıyor işte.
Değişiyorsan
Bir insan çok değişebilir. Baştan aşağı "Yuh buna nolmuş" dedirtebilir. Yeni hali bazen sevilir, bazen nefret ettirir. Ama değişiyorsan da adâbınla değişeceksin. Ya öldüreceksin ya hayata döndüreceksin. Arafta bırakmak insanlığa sığmaz. Tüm gece bir insanı düşündürüp, ertesi gün cevapsız bırakmak kişiliği olanın yapacağı iş değil. Değişiyorsan, katil olmadan değişeceksin.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Pişmansan
Her duygu özeldir. Güçlüdür. Fakat benim gözümde aşktan güçlü olan tek his vardır. O da pişmanlık. Öyle ki, her duyguyu toplar kendisinde. Heyecan , korku, sevgi .. Akıllı insan, her şey icin çok geç olmadan pişmanlığı hisseder. Belki geç gibi gözükebilir onlara. Hareket etmeye korkarlar. Konuşurlarsa ne diyeceklerini bin kez tekrar ederler. Bir de diğerleri vardır tabii. İş işten çoktan geçmiştir onlar için. Farkındadırlar. Adım dahi atmazlar. Umutları yoktur. (Ki bence umut her durumda var olmalıdır ama neyse) Pişman olmak aklı başa getirir. Pişmansan, fazlasıyla kaybın var demektir. Pişmanlık, bazı şeyleri hepten düzeltir, bazılarınınsa yokluğunun acı çekerek kabullenilmesini sağlar. Bu his, kendini kontrol etmeyi öğretir ama verdiği eğitimin bedeli büyüktür . Kendin dışında kontrol edebildiklerini elinden alır. Sonsuza dek. -Deli Dolunay
Sakinleştirici
Doktor duvara bakarken kendine kızıyordu bir yandan. "Hastanın raporunu bi incelersin. Sonra randevu verirsin. Derdi olmayan da keyfi geliyor artık buraya. Sakinleştirici verecekmişim de.. Öfke kontrol problemi varmış da. Teşhisi kim koydu, ne zaman koydu? Yol geçen hanına çevirdini-" Cümlesini tamamlayamadan kapı sertçe açıldı. Şaşkınlıkla kafasını eğip içeri giren kişiye baktı. Az önce çıkan hastaydı bu. Hasta demek ne derece doğruydu, bilmiyordu da. Neyse neyse. Adam sinirle yaklaştı doktorun masasına. Bir elini de yumruk yapmıştı. Yumruk olan elini havaya kaldırıp doktora gösterdi. "Bak şimdi Doktor, beni iyi dinle. Ben buraya niye geldim? İyi değilim diye. Beni hasta görmüyorsun ya kendi çapında, görmen için ne yapmam gerek? Seni mi yumruklayayım? O zaman sadece sen değil on doktor daha çıkarır reçeteyi. Siz doktorlar her şeyi bildiğinizi sanıyorsunuz. Ama hayat okuduğunuz kitaplar değil. Ve bazı dertler de sizin tıbbi tedavilerinizle geçmiyor. Vereceğin sakinleştirici ancak uyutur beni. O da emin ol şu sıralar en çok ihtiyacım olan faaliyet. Birkaç saat de olsa düşünmek istemiyorum. Umarım net anlaşıldım. Şimdi yaz şu ilacı, gideyim." -Deli Dolunay Doktor adlı yeni yazmaya başladığım amatör kitaptan kesittir. Ayrıca kitap hiçbir sitede yayınlanmamaktadır.
Sağlık
Deli Dolunay Burada
Gökyüzü maviyken yazamıyorum. Aydınlıkta kendimi, hislerimi gizlemek zorunda kalıyorum. Bu koşuşturmada yazmaya fırsat kalmıyor. Açık olmak gerekirse, karanlıktan da korkuyorum. O yüzden bu saatler en iyisi. Ne tam karanlık, ne de aydınlık. Yazdım. Çok yazdım. Her düşündüğümü, hissettiğimi yazdım. Pek okunmadım, (ki bunu da çok dert ettiğim söylenemez) rahatladım. Her cümlemde derin bir nefes aldım. Kırmaktan korkup içime attıklarımı, kalemimle dışarı püskürdüm. Okudum. Gözümden yaş gelene kadar. Güçlendim az çok. Kelimeler en iyi silahlarımdı bana göre. İnsanlar ne safsın dedikçe, sözcüklerle cevap verdim hepsine. Saf değilim dedim kalemimle bağırarak.. Sadece yediğiniz naneleri görmezden gelmek işime geliyor. Bu en basitiydi yazdıklarımın. Kağıda yazdım. Bilgisayara yazdım. Telefondaki notlar bölümüne yazdım. Ben yazdım, insanlar sustum sandı. Aslında ben öyle bir konuştum ki...bir okusalar kafayı garanti tırlatırlardı. Ben geri döndüm. Gerçi hiç gitmedim ya, hadi neyse. Deli Dolunay burada. -Deli Dolunay
Deli Ve Dolunay
Deli adam fısıldar gökteki Dolunay'a.. "Deliymişim ben. Öyle diyorlar. Ben kimseye zarar vermedim ama korkuyorlar benden. Kaçıyorlar. Deliymişim ben. İyi biri değil miyim ben şimdi? Kime ne yapmışım ki? Kimi ağlatmışım? Git deyip kovmuşum? Aklım başımda değilmiş benim. En yakınlarım dedi bunları bana. Deliymişim ben. Deli dediler bana." Gözyaşları yüzünden birer birer dökülen adamı dinliyordu Dolunay. O gece en mutlu gecesiydi sözde, tüm parçaları tamdı. Ama mutsuzdu. İyilere yapılan haksızlık gökteki Ay'ı bile ağlatıyordu. İçinden tek cümle söyledi o da. "Deliler iyidir bunu unutma." Adam sanki duymuş gibi sordu bir daha. "Deliler iyi midir ki ya?"