yolculuk sırasında hissettiği nedensiz utanç duygusu ve heyecan tümüyle yok olmuştu. alışkın olduğu yaşam koşullarında kendisini yeniden sağlam ve kusursuz hissediyordu
kiti, anna’nın son derece sade biri olduğunu, hiçbir şeyini saklamadığını, ama bambaşka, kendisinin akıl erdiremeyeceği karmaşık ve şiirsel bir dünyası olduğunu hissediyordu
bütün bu günlerde dolli çocuklarla yalnızdı. derdinden söz etmek istemiyordu, ruhunda böyle bir acı varken başka konulardan söz edemezdi. şu veya bu şekilde anna’ya içini dökeceğini biliyordu ve bu içini dökme düşüncesi onu bazen sevindiriyor, bazen de küçük düştüğü bu durumu, onunla, yani kocasının kız kardeşiyle konuşma ve beylik öğütlerle teselliler duyma zorunluluğu onu öfkelendiriyordu.