Yuvarlaktan bir annem vardı benim ...
Kareden bir babam ...
Vahşetten ağabeylerim ...
Keşkelerden kız kardeşlerim ...
Derin bir kuyuda yaşardık
Arzın merkezindeki ateşle kaynardık.
O yüzden sıcacığım.
Bana dokunanı o ateşle yakacağım.
Her şeye iyi gelen, içtikçe içilen, kimselerin bilmediği sihirli
diller bilen, o hünerle iyileşmez denilenleri iyi eden, ruhların içlerinde gizli yollar fetheden, dua gibi, büyü gibi yuvarlak, yassı, uzun, oval, yumuşak kenarlı, sert hatlı, beyaz, kırmızı, mor, turuncu ve sarı delilik ilaçları ....
Deli kız kardeş istese bu ilaçları bir anda içiverir ve ağzı köpürerek oracıkta o an ölmeyi becerebilir. Ama o ısrarla çok katlı apartmanın en üstten bir alttaki dairesinin penceresinden aşağı atlamak... atlamak... atlamak... atlamak... kendini atmak istiyor.
Bir keresinde
yerkürenin çekirdeğinde yanan
ateşe tutulmuştum.
Saçlarımdan tutuşmuştum.
Bir keresinde bir jilete aşık olmuştum.
Ne kadar ince damarım varsa hepsini tek tek kesmiştim .
Akan kanda geleceğimi içmiştim.