HAKAN

Vay arkadaş vay...
Şems-i Tebrizi'nin kendisi gibi bir Kalenderi şeyhi olan Şam'daki Ali Hariri gibi livata fiilini işlemesi de ona karşı muhalefetin ve dedikoduların şiddetlenmesine sebep olmaktaydı. Eflaki anlatıyor: Bir defasında Mevlana eğitim-öğretim için oğlu Sultan Veled'i Şems'in hizmetine teslim ederken "Sultan Veled çok temizdir. Bugüne kadar hiç kimse ona livata fiilinde bulunmadı..." demiştir. Livata fiilini işlemesi ile tanınan Şam'daki Şeyh Ali Haririnin de Mevlevi çevrelerde ulu bir kişi olarak vasfedilmesi bu ahlaki çöküntünün bu çevrelerde kabul gördüğünü göstermektedir.
Sayfa 180·Kitabı okudu
Türk Tarihi
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kösedağ Savaşı'nın akabinde Baycu Noyan komutasındaki Moğol ordusunun Kayseri'yi harabeye çevirdiği sırada Seyyid Burhaneddin'in hayatta olduğunu ve Kayseri halkının neredeyse tamamını katleden Moğol askerlerinin Burhaneddin'in ayağına para saçtıklarını Eflaki'den öğreniyoruz. Mevlana'yla aynı dönemde Şam'da bulunan Şems'in de Halep, Kayseri, Aksaray, Sivas, Erzurum ve Erzincan'a gittiği bilinmektedir. Kösedağ Savaşı'ndan sonra Anadolu'yu harabeye çeviren Moğol ordusunda Kalenderi dervişlerinin bulunduğundan yola çıkan Mikail Bayram, bir Kalenderi dervişi olan Şems'in Moğol ordusunun geçtiği yerlerde görüldüğünü söyler ve buradan Şems'i Moğollarla ilişkilendirir. Ona göre Moğollar Erzurum'da iken Şems Erzurum'da, Moğolların Kayseri kuşatması sırasında Şems Kayseri'dedir.
Sayfa 168·Kitabı okudu
Türk Tarihi
Geçmişin ahlakı ve günümüz...
Mesleğini en iyi şekilde yapmak, kaliteli mal üretmek, zanaatının hakkını vererek, en güzel şekilde icra etmek Ahi adap ve erkânının en önemli ilkelerinin başında geliyordu. Bu kurallara uymamanın çeşitli yaptırımları vardı. Yapılan denetlemelerde kalitesiz mal ürettiği tespit edilen kişiye müşterinin masrafını ödetmek, bağlı olduğu Ahi birliğinden hammadde alımından mahrum bırakmak, dükkânını geçici bir süre kapatmak, bir şeyler ikram etmeye zorlamak, selam vermeyi kesmek gibi cezalar verilirdi. Bütün bunlar işe yaramaz ve kişi Ahilik töresine aykırı olarak kalitesiz mal üretmeye devam ederse dükkânı kilitlenir, kuşağı çözülüp kapıya bağlanır ve son olarak birbirine bağlı iki pabuç dükkânın damına atılarak esnaflıktan ihraç edilirdi.
Sayfa 152·Kitabı okudu
Türk Tarihi
Güler misin ağlar mısın....
Yine Konya, Karamanlıların elinde bulunduğu devirde Çelebi hazretleri, Moğol askerini istediği için Karamanlıların canları sıkılıyor ve daima: “Biz sizinle komşu ve sizi sevenlerden olduğumuz halde siz bizi istemiyorsunuz da yabancı Moğolları istiyorsunuz..." diyorlardı. Bunun üzerine Çelebi şöyle dedi: "Biz dervişleriz. Bizim nazarımız, Tanrı'nın iradesine bağlıdır. O kimi ister ve memleketi kime verirse, biz de onun tarafındayız ve onu isteriz. Şimdi Tanrı, sizi değil Moğol askerlerini istiyor..... Mevleviler daha Celaleddin-i Rumi'den başlayarak Türkmen babalarına fena bir gözle bakmışlar, onları kendilerine rakip görmüşler ve Moğol istilasını müteakip onlara aleyhtar bir vaziyette bulunmak için bir aralık Karamanlılara karşı bile Moğolların hâkimiyetini tercih etmişlerdir.
Sayfa 138·Kitabı okudu
Bundan önce kâfirler, putları öperler, putlara secde ederlerdi. Biz de şu zamanda onun tıpkısını yapıyoruz. Gidiyor, Moğollara secde ediyoruz; sonra da kendimizi Müslüman sayıyoruz. Ayrıca içimizde hirs, istek, kin, haset gibi bunca put var; bunların hepsine de itaat etmedeyiz; hem içten, hem dıştan biz de aynı işi yapıyoruz; sonra da kendimizi Müslüman sayıyoruz. Pervane, yine Moğolların bitmek tükenmek bilmeyen isteklerinden bunaldığı bir dönemde Mevlana'ya "Gece gündüz canım da, gönlüm de tapınızda hizmet etmede; fakat Moğollar- la uğraşmaktan, onların işleriyle oyalanmaktan vakit bulup da kapınıza gelemiyorum..." diye dert yanar. Mevlana, Pervane'ye "Onların (Moğolların) gönülleri olsun da birkaç Müslüman, emniyet içinde ibadete koyulsun diye kendinizi, malınızla, bedeninizle feda ettiniz. Şu halde bu da hayırlı bir iştir..." diyerek halkın güvenliği için Moğol yanlısı politika izlemenin doğru olduğunu telkin eder. Bu bilgileri Mevlana'nın çeşitli meclislerde yaptığı sohbetlerin oğlu Sultan Veled tarafından kaydedilip vefatından sonra derlenmesiyle ortaya çıkan Fih-i Mâ Fih adlı eserden öğreniyoruz.
Sayfa 132·Kitabı okudu
Türk Tarihi