Oysa bize şu hiçbir zaman hatırlatılmaz: zirveye ulaştıktan çok kısa bir süre, yeniden inişe geçecek, kendimizi yine endişenin ve arzunun yere yakın topraklarında bulacağız.
Schopenhauer da tam bu noktaya parmak basar: "Eleştiriler, hedefe isabet ettikleri ölçüde acıtırlar canımızı. Kendisine yöneltilen bir eleştiriyi gerçekte hak etmediğini bilen kişi, onu kolayca ve güvenle görmezden gelebilir."
Marcus'a göre insan, adından övgüyle söz edildiğini duyunca baştan çıkmak ya da hakarete uğrayınca acılar içinde geri çekilmek yerine, kendini nasıl biliyorsa öyle olmalıydı: "Biri beni hor mu görüyor? Kendi bileceği iş. Ama ben, hor görülmeyi hak ettiğimi düşündüğüm bir şey yapar ya da söylersem, işte o zaman bu benim bileceğim iş."