Kurtuluşumuzun başkasına bağlanmaktan geçtiğini söyleyen mit,ayrıca,sonsuza kadar çalışmamız gerekmeyeceği yolundaki gizli bir mesajı da birlikte taşımaktadır. birdenbire çalışmayı zorunlu kılan bir durumun ortaya çıkması halinde birçoğunkeskin bir iç öfkenin kucağına düşer. her nasılsa çalışmak zorunda olmak bir kadın olarak başarısız olduklarının bir göstergesi olup çıkar.
Peki depresyondaki kadının kaybettiği şey nedir? “hayati bir şekilde bağlandığınbir şey” diyor Scarf. “şaşırtıcı bir düzenlilikte ortaya çıkan şey söz konusu kaybın belirleyici ölçüde önemli ve çoğu kez kadının kendini tanımladığınbir duygusal ilişkidir.
Ben sana inanmıyorum çünkü kendime de inancım yok. kuşandığım zırh ve maskeleri bir an için bile elden bırakamıyorım. çünkü varoluşumu ancak onlarla tanımlayabiliyorum onlarsız aynaya bakabilirsem eğer bir hayaletle karşılaşmaktan korkuyorum. kendi çıplak car oluşumla şarşıya pazara karışmak bende gözetleniyormuşduygysunu uyandırıyor. bu hayatta herkes kadar benim de kendimi kollamam gerek bütün bu itiş kakış sırasında yara almak istemiyorum. zırhıma sadakatğbundan. sözcüklere beni kuşatan imgelere bağlılığım bundan.