8/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Çok akıcı bir kitap 2 günde bitiyor fakat eskiden okusaydım(lise zamanı falan) çok beğenirdim fakat bu yaşta(20li lerde) okuyunca çok da içime işlemedi maalesef. Kuzenler ve Gat in arasındaki dertler üzüntüler zorlama geldi çünkü zenginsiniz ve dert aramak için arıyormuşsunuz gibi. Konusundan bahsetmek gerekirse ana karakter Cady ve onun iki kuzeni ayrıca Gat adında kan bağı olmayan bir arkadaşları, yazlarını Cady nin ailesinin özel adasında tatil yaparak ve konaktan konağa kalarak geçiriyorlar. Fakat Cady takıntı derecesinde bir aşk geliştiriyor Gat e karşı, ayrıca kuzenlerin anneleri konaklar için birbirleri ile kavga etmeye başlıyorlar. Bu dengesiz iki durum yalancılar adı verdikleri grubu fazlaca etkiliyor. (Yalancılar=Cady kuzenleri ve Gat). _____Spoilerlı olarak da konuşmak istiyorum lütfen buraya göz ucuyla dahi bakmayın.______ Açıkcası Gat yazları bedavadan özel bir adada, konakta kalıp yiyip içiyor. Ama büyükbaba harris, torunum Cady ile görüşme diye bir ima da bulununca ve bir daha yazları o adaya gelemeyeceğini anlayınca kuzenlere katılıp harris in konağını ateşe vermekte kendine hak buluyor. Buna yediğin kaba pislemek denir. Kuzenler de büyükbabaları olmasa bir hiçler çünkü hiçbirisinin anneleri elde tutulur iş yapmıyor yani bütün fonlarını büyükbabaları harristen alıyorlar. Buna rağmen hiç yoksulluk çekmemiş, bir işte çalışıp para kazanmamış veletler en büyük konağı materyalist büyükbabalarına ve ataerkil sisteme karşı bir başkaldırı olarak yakıyorlar. Sonuç olarak o konakta yangında can veriyorlar ve tek sağ kalan Cady oluyor. Cady de deliye bağlıyor ve olayları hatırlamıyor. 2 yıl sonra, adaya geri döndüğünde yalancılar ekibiyle vakit geçiriyor fakat anlıyor ki onlar çoktan 2 yıl önce ölmüşler. Sonu etkileyiciydi çünkü yalancıların ölmüş olmasını
YalancılarE. Lockhart · Pegasus Yayınları · 20172,257 okunma
Puan vermedi
Son 2 kitapta hem romantik hem polisiye takılmıştı yazarımız ve iki türden de asla verim alamamıştık. Bu kitapta ise son 2 kitapta yapmadığı kadar polisiye ve gizem vardı ve sonunda Derwent Maeve çiftimizin birbirlerine karşı gerçek duygularını öğreniyoruz. Derwent ın dengesiz tavırlarına BİRAZ gıcık olsam da İlk tanıştığımız kitaptan beri kendisini çok geliştirdi. Maeve de aynı şekil. Kitapla ilgili tek eleştirim, eski kitaplarında cinayetler daha vahşiceydi ve daha çok ceset oluyordu. Aynı zamanda Maeve nin dövüşmesi gereken durumlar oluyodu. Yazar o heyecanlı ve gerilimli sahnelerden daha çok macera kitabı gibi yazmaya başladı sanki. Belkide ben çok polisiye okuduğum için Jane Casey kitapları biraz az vahşi ve kansız kalıyor bana bilemedim (: sonuda çok korkunç bitti Derwent a bir şey olmaz umarım. Onsuz bu hayat çekilmiyor çünkü hepimizin böyle bir adama ihtiyacı var. Son 2 kitaptaki sıkıcı ruhu yazar bu kitapla birlikte atmış. Eski kitapları kadar güzel olmasada gayet iyi.
Ailede Bir YabancıJane Casey · Olimpos Yayınları · 2025268 okunma
Reklam
​ VAKA DOSYASI NO: 01 | Hizmetçi
9/10
·352 syf.··
2025 6. kitabı
Suç Mahali: Kapıları arkasından kilitlenen, dışarıdan kusursuz görünen bir malikane. Şüpheliler: Geçmişinden kaçan hizmetçi Millie ve dengesiz tavırlarıyla bir bilmeceyi andıran ev sahibi Nina. ​Edebi Dedektif Raporu: Bazı kitaplar size bir hikaye anlatır, bazıları ise duvara çarpmanızı sağlar. Hizmetçi, psikolojik manipülasyonun edebiyatta nasıl ilmek ilmek işlendiğinin en net kanıtı. Okurken sürekli şu sorunun peşine düşüyorsunuz: "Tehlike, eve geçmişindeki sırlarla giren hizmetçide mi, yoksa o kapıyı üzerine kilitleyen burjuva ailede mi?" ​Freida McFadden, okuyucunun algılarıyla kedi fare gibi oynuyor. Kitabın ilk yarısında kurduğunuz tüm teoriler, ikinci yarıda yazarın tek bir hamlesiyle çöküyor. Kurban ile zorbanın yer değiştirdiği o kırılma noktasından sonra kitap, bir polisiye olmaktan çıkıp tam bir akıl oyununa dönüşüyor. ​Karar: Karakter psikolojilerinin klostrofobik bir atmosferle birleştiği, ters köşe severlerin kaçırmaması gereken bir dosya. Katilin kim olduğu değil, "canavarın" kim olduğu önemli. ​ ​ Siz bu malikanenin kapısını araladınız mı? Millie'nin kararları hakkında ne düşünüyorsunuz?
HizmetçiFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 202311,4bin okunma
Görünmeyen gerçekler
10/10
·352 syf.·
2026 80. kitabı
Öncelikle bu kitabın incelemesine başlamadan önce ✯Bellisperennis✯ Melda ablaya gerçekten teşekkür etmek istiyorum. Çünkü beni Hizmetçi ile tanıştırdı ve iyi ki de tanıştırdı. Melda abla gerçekten bu işi biliyorsun :) O an hiç düşünmeden kitabı aldım ve okumaya başladım. Şimdi size bu kitabı anlatıyorum ama şimdiden söyleyeyim:Ben ne okudum böyle… Gerçekten uzun zamandır bu kadar içine çeken, bu kadar ters köşe yapan bir kitap okumamıştım. Okurken resmen kitap okuduğumu unutuyorum. Sanki ben o evin içindeyim… sanki Millie benmişim gibi… Beş saat boyunca yerimden kalkmadım. Kalkamadım yani. Her sayfada kalbim biraz daha hızlandı. Sanki lunaparktayım da en hızlı gondola binmişim… yukarı çıkıyorum, aşağı düşüyorum ama durmak yok. Sürekli bir gerilim, sürekli bir “bir şey olacak” hissi. Şimdi gelelim konusuna: Millie hizmetçi olarak Winchester ailesinin evine geliyor. İlk başta her şey aşırı normal ve hatta “perfect” gibi duruyor. Büyük bir ev, zengin bir aile, düzenli bir hayat… Millie için de bu iş bir çıkış kapısı gibi. Ama aslında her şey burada başlıyor. Evde Nina var. Nina ilk başta sinirli ve dengesiz gibi görünse de aslında durum çok daha derin. Çünkü onu bu hale getiren kişi Andrew. Andrew dışarıdan bakınca tam anlamıyla “perfect erkek.” Sakin, saygılı, kontrollü ve kusursuz görünen biri… ama gerçekte Nina üzerinde ciddi bir psikolojik baskı kuruyor. Onu kontrol ediyor, kısıtlıyor ve adım adım hayatını daraltıyor. Nina bir noktada artık bu evde nefes alamaz hale geliyor. Ve bu ev onun için bir kafese dönüşüyor. Burada işin en çarpıcı kısmı başlıyor: Nina aslında Andrew’dan kurtulmak için bir plan yapıyor ve bu planın içine Millie’yi de dahil ediyor. Ama Millie bunu en başta bilmiyor. Millie’nin
HizmetçiFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 202311,4bin okunma
Puan vermedi·528 syf.··
2026 93. kitabı
Merhabaalar, Mehtap Fırat'tan yepyeni bir seriye başladım. Aşka Düşüş serisini o kadar çok görüyordum ki mutlaka bir an önce okumalıydım. Hadi gelin size düşüncelerimi aktarayım. Melek Güçlü, yıllarca kalbinde sakladığı ve kırmızı kapaklı defterine yazdığı aşkını sessizce yaşarken, kader onu üniversite yıllarında Murat Özkan’la yeniden karşı karşıya getirir. Ancak hayallerindeki aşk ile gerçekler birbirinden çok farklıdır. Murat’ın seçimleri, ikisini de beklenmedik duyguların ve zorlu kararların içine sürüklerken, geçmişin izleri ve değişen hayatları ilişkilerini çıkmaza sokar. Melek, ana karakterimiz. Benim de yaralı kekim, aşık kuşum. Bilmiyorum belki lise yıllarında az çok hepimiz bir platonik aşk yaşamışızdır. Bu yüzden Melek bana çok tanıdık geldi. Okurken çok gerçek hissettim. Tabi Melek, aşkının karşısında dik duran bir kadın olarak karşımıza geliyor. Onun aşka saygı duymasının yanında kendine değer vermesini sevdim. Murat karakterini okuyanların çoğu genelde sevmedi. Bu kadar playboy tavırları ve bazı dengesiz tutumları sayesinde ben de açıkçası Murat'a karşı biraz mesafeliyim. Ne kadar travmatik şeyler yaşa da kadınlara karşı tutumunu saygısızca buldum. Zaten Melek'e karşı da bir öyle bir böyle. Çık adam gibi dimdik dur karşısında kızın, yok istemiyorsan bırak gitsin. Duygularından emin olamayan insanların karşı tarafı ikilimde bırakması çok saçma. Melis, bu kurgu dediğinizi duyar gibiyim ama ne yapayım, sinirleniyorum... Mehtap Fırat'ın kalemiyle daha önce tanışmamıştım. Bu kitap sayesinde yazarın samimi diliyle tanışmış oldum. Akıcı bir kitaptı, okurken zorlanmadım. Karakterlerin, kurgu içindeki konumunu bence yazar çok net çizgilerle çizmiş. Bu karakter ne alaka moduna girmedim hiç her karakterin yeri oldukça belliydi. Bu kısım hoşuma gitti. Kitabın
Aşka Düşüş 1 - GalataMehtap Fırat · Ephesus Yayınları · 202634 okunma
İlk inceleme 06.06. 2026
7/10
·400 syf.·
2026 39. kitabı
Hayatınızda hiç tavşanın gözünden kitap okudunuz mu? Hayır, hayır masal kitaplarından bahsetmiyorum, bilim kurgu türünde bir kitap okudunuz mu? Bu soruya benim şahsi cevabım bu kitaptan önce hiç okumadım olurdu. O yüzden bu kitap çıktığı an dedim ki benim mutlaka bu kitabı okumam lazım. Ha birde kitabın ismi Denek-Zamanın gömdükleri yaa hayvanların nasıl denek yapıldığını, hangi alanda nasıl yardımcı olduklarını aşırı merak ediyordum. Şimdi size gayet açık olacağım, bu kitabı sevdim mi yoksa sevmedim mi, beklentilerim nelerdi, kaç puan verdim, size önerir miyim yoksa önermez miyim hepsini konuşacağım. Ve birde hiçbir yerde kitabın konusundan bahsedilmemiş şu zamana kadar, zaten şu uygulamada da ilk ben bu kitap hakkında alıntı, inceleme yazmış oluyorum o yüzden hiçbir spoi yemeden tamamen konudan habersiz bir şekilde okudum bu kitabı. Spoilersiz anlatıcağım ki okumak isteyip istememenize karar vere bilesiniz. Konusu Arkadaşlar kitapta geçen güncel tarih 2022 yılı. Ama ilk başlarda 13 yıl önce aslında bu hikayenin, ya da bu tutsaklığın mı demeliyim bilmiyorum, ona siz karar verirsiniz başladığı zamanı okuyoruz. İki tavşan orman yolunda yaralı bir şekilde bekliyorlar ki bir araba duracak ve onlara yardım edecekler, keşke beklemeseydiler demek isterdim ama neyse. Evet, bekledikleri gibi bir araba orman yolunda duruyor ve yaralı tavşanları hastaneye değil, bir laboratuvara götürüyorlar. Bu tavşaların eş olduklarını ve 5 çocuklarının olduğunu isimleri ve yaşlarıyla beraber öğreniyoruz. Ve bu tavşanlar sıradan bir tavşanlar değil, türünün nadir örneği Alto tavşanlardır. Laboratuvarun zalim CEO-su Nora Wett bu anne, baba olan tavşanları öldürüyor ve ormanda 5 çocuğundan ikisini sağ olarak buluyor ve laboratuvarına denek olarak kullanmağa alıyor ve böylece 13
Denek: Zamanın GömdükleriD. Beray Özcan · Ephesus Yayınları · 20261 okunma
Reklam
Reklam