Deniz Emir

Deniz Emir
@denizemr
5 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
Hakiki bir sanat eseri!
10/10
·472 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2020 15:48
Söze şöyle başlamak istiyorum ki Bu eser Türkçe Edebiyat ve Dünya Edebiyatı açılarından bir başyapıt, modern klasik ve saygınlığını gelecekte de korumaya devam edecek olan önemli bir sanat eseri. Edebiyatımızda Orhan Pamuk gibi bir yazar olduğu için yine mutluluk ve gurur duyduğum bir okuma tecrübesi oldu… Öncelikle bu romanda bana göre en etkileyici ve çekici taraf anlatının kurgu ve yaratıcılık sınırlarını çok dengeli, dikkatli ve sanatsal hazzı harekete geçiren biçimde zorlaması ve kendine ait bir gerçeklik yaratması. Ölü birinin öldükten sonraki tecrübelerini karşıdakiyle sohbet eder biçimde “inandırıcı” bir üslupla anlatmaya başlaması kitabı yeni eline alan okuru anlatının devamı konusunda oldukça heyecanlandırıyor. Bir tarafta yaşadığımız dünyanın bize sunduğu gerçeklik, bir tarafta kendi bireysel gerçekliğimiz ve bir taraftan da romanın kurduğu gerçeklik arasında nereye gideceğimizi şaşırıyor ve bundan gizli de bir haz alıyoruz. Roman kahramanlarının bizimle sohbet ettikçe onların sözlerine yanıt verme ihtiyacı hissederken bir yandan da onların söylediklerine güvenip güvenmemekte kararsız kalıyoruz. Tıpkı hayat gibi. Romanın zenginliği ve karmaşık yapısı aslında içinde yaşadığımız hayatın, insan ilişkilerinin bir yansıması. İki kişi arasında geçen bir olayda iki tarafı ayrı ayrı dinleyince ikisine de eşit biçimde hak vermemiz gibi. Romanın zengin yapısı ve içeriği farklı okumaları ve yorumları da beraberinde getiriyor. Dinin, devletin ve kültürün katı yapısı sanat ve sanatçı için çoğu zaman sıkışıp kalmalara, özgünlük ve geleneksellik arasında gidip gelmelere yol açıyor. Günümüzde son derece önem verdiğimiz özgünlük, yaratıcılık gibi kavramların her zaman bu denli ön planda olmadığı, risk taşıdığı ve yeni şeyler denemenin cesaret istediği bir dönemdeyiz romanda.
Benim Adım KırmızıOrhan Pamuk · İletişim Yayınları · 201220bin okunma
Reklam
GLAMOUR ; Women, History, Feminism
Puan vermedi·272 syf.··
2020 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2020 18:43
“Gösteriş” Sözcüğün orijinal adı “Glamour”, eseri böyle isimlendirerek “Kadın, Tarih, Feminizm” diye bir de alt başlık atıyor Carol Dyhouse. Kendisi İngiltere’deki Sussex Üniversitesinde görev yapan bir sosyal tarihçi. Genelde feminizm ve kadın tarihi üzerine çalışıyor. “Girl Trouble” isimli, okumayı düşündüğüm henüz Türkçeye çevrilmemiş bir eseri daha var. Eseri tamamen internette gezinirken fark ettim. Can yayınlarından Frankenstein çevirisiyle tanıdığım başarılı çevirmen Duygu Akın tarafından Türkçeye çevrilmişti. Konusu “gösterişli” geldiği için biraz da farklılık olsun diyerek kitabı edindim. Çalışma genel olarak Amerika, İngiltere biraz da Avrupa ekseninde gösteriş, gösterişli olma meselesinin tarihsel olarak ortaya çıkışını, özellikle kadınları ince ince nasıl içine çektiğini ve kapitalizm tarafından hangi yöntemlerle ekonomik açıdan bir altın madenine dönüştüğünü örneklerle, referanslarla açık ve anlaşılır bir biçimde aktarıyor. En sonunda da yazar çalışmasına dair genel bir değerlendirme sunuyor. Gösteriş kelimesi İngilizcedeki “Glamour” ı en iyi karşılayan sözcük olsa da her kültürde göndermeleri ve anlamı değişiklik gösterebilir. Yazarın da anlattığı gibi bu kavram 19. Yüzyıl başlarından bugünlere kadar toplumsal koşullara ve kitlelerin algısına bağlı olarak olumlu, olumsuz pek çok anlam yüklenmiş. Düşündüğümde “gösteriş” benim zihnimde genel olarak yapaylık ve aşırılık bildiren bir kavram. Adı üstünde başka insanlara bir şeyler göstermek, üstünlük sergilemek gibi çağrışımlar yaratıyor. Fakat bu kitaptaki gibi gösterişi kadının dış görünüşü üzerinden düşündüğümde gösterişli olmanın yani makyaj ve giyimi önemsemenin bir tercih olduğu, kadının benliğini ve yaşam tarzını yansıttığı, kimse tarafından yargılanamayacağı da bir gerçek. Bu eserin odak noktası
Tarih
GösterişCarol Dyhouse · Can Yayınları · 201571 okunma