Gel gidelim bu şehirden bu şehirde sevmek, sevilmek bir tanrının kırbacıyla yok edilmiş dağlar gibi sensiz...
Gel gidelim bu sensizliği sevdalar şehirine döndürmeye...
Nasıl bir his(ti) acıyı içimizde hissetmek
bir vurdum duymazlıkla
kendi elimizdeki bir hançerle yüreğimizi parçalamak...
Ne güzeldi hayallerimiz sevginin gücüyle, *gelip geçici şeyleri değil* _sevgiyle emek verip_ büyütmek...
Şewbaş...
İyi geceler....
Zaman akıp gidiyor ve biz sessizliğin sesine ses olmak için içimizde biriktirdiğimiz tüm o güzel duygularla bu dünyadan göçüp giderken, birden o güzel anılar, o güzel koku tüm benliğimizi sımsıkı sararak bizi bizden alıp yüreğimizin olduğu o yer kanatlandırıyor