O konuda hiç konuşmazdı - sadece giderdi, sektirmeden, dosdoğru. Bu gidiş onda içgüdüsel bir şeydi, kırlangıçların güneye uçuşu, enginarların güneşe dönüşü gibi bu içgüdü de onu yanılmaz bir şekilde insan ırkına döndürüyor, yuvasını onun kalbinede kurduruyordu.