Hatırlamak, hatırlanmak nasıl bu kadar güzel bir duygu, kanadı kırılmış bir serçenin kanatsız uçması, bir gülümsemenin tüm evreni güzeleştirmesi, bir denizin tüm sevdalıları hayalettirmesi, bir çiçeğin tüm düşleri kurdurtması gibi...
Şewbaş... İyi geceler
Sessizliğin sesini duydunuz mu hiç, günlerce aylarca hatta yıllarca sadece sesizliğin sesini duymak için beklemek nedir bilir misinz !. ? O ses sizi siz yapacak sizi sizden alıp hasret ve özlemini çektiğiniz her gün her gece rüylarınızı süsleyen o sesi çok uzaklarda ararken içinizde olduğunu bilememek.
! . . . Belki yağmurlu bir günde, belki de güneşli günlerde bir trenin son vagonunda, bir vapurun üst katında, bir çiçeğini kokusunda, okuduğun ilk kitabın ilk sayfasındayım...
İnsan ilişkilerinin adiliğinin, bu ilişkilerin ne kadar kusurlu, ne iğrenç ve en hafif deyimiyle ne kadar bencilce olduğunu farkına varmasını sağlamıştı.
Şewbaş... İyi geceler
Korku cezadan çok daha beterdir, çönkü ceza bellidir, ağır da olsa, hafif de, hiçbir zaman belirsizliğin dehşeti kadar, o sonsuz gerilimin ürkünçlüğü kadar kötü değildir.