Deniz Çınar

Evet, yalnız ben değil, her bir insan dahi tıpkı benim gibi bir muamma olarak doğar ve bir bilmece olarak ölür.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Simdi bakalım şu modern insanlar arasında yalnızlık çekenlere... Onlar için var mı yalnızlık? Yahut yalnızlık denilen şey sahiden var mı? İnsanların yalnızlık dedikleri şey, adını koymaya çekindikleri ya da artık adını bile unuttukları bir başka şey mi acaba? Dağ başındaki çoban, ormandaki avcı, bulundukları yerde insan olarak tek başına kaldıkları halde "yalnız" değiller; insanlardan uzak yaşamayı bile isteye seçmiş bir kimseye yalnızlık içinde değil de "inzivada" diyoruz. Buna karşılık, büyük şehirlerde çok sayıda benzeriyle birlikte, onlarla yanyana yaşayan insanların, her günkü sıkı ve birbirine bağımlı ilişkiler içine gömülmüş İnsanların yalnızlık içinde olduğunu söyleyebiliyoruz. Öyleyse yalnızlık adını verdiğimiz şey, insana dışından gelen bir şey değil. İnsan, yalnızlığı içinden türetiyor, insanların içini kaplıyor yalnızlık.
Dünyaya gelmek bir saldırıya uğramaktır. Doğan bebek havanın ciğerlerine olan saldırısının verdiği acıyla haykırır. Soğuk saldırır bize, sıcak saldırır. Bir gün son nefesimizi verdiğimizde bize yapılan ilk saldırıyı tamamen püskürtmüş oluruz. Savaş bitmiştir.
Kontrol et ki elinden sıyrılıp kaçmasın fırsat buldukça övdüğün naif hayatın.
Kendime ait bir tarzım, hayata bakışım var mı bilmiyorum. Görünen o ki var bir şeyler. Görünür olma ihtiyacı bu demek ki. Kendime bile yansıtmalıyım kendimi. Kendimin yansıması olmalıyım yine kendime karşı. En nihayetinde eksilerek kendime dönmüş olmalıyım. Belki de ömür bunun için var. Fakat tecrübelerim şunu söylüyor ki insan kendisini eksilttikçe kendisindeki fazlalığı da görmeye başlıyor. Bir devri daim söz konusu. Yokluğumu idrak ediyorum var olduğumu ispatladıkça. Artık adını koyamadığım bir şeyi özlüyorum durmadan. Bir zamanlar her şeyi bilir gibiydim, her zaman her şeyi görür gibiydim, şimdiyse boş bakan gözlerimi dünyada gezdiriyorum. O bilmediğim halim dışında hiçbir şeyi görmez oldum. Üstelik sadece durarak yaptım bunu. Zaten meseleler ve hayat durma noktasına kendiliğinden geliveriyor, siz istemeseniz de. O noktada yine siz istemeseniz de durmaya başlıyorsunuz. Durmaktan başka yapacak hiçbir şeyim olmadığı halde durmayı tercih ettim. Durduğum halde durmak istedim. Bunu fark edemezler, içimdeki durma isteğini. Durduğum sürece bunu anlayamazlar, tahmin edemezler. Benim tek galibiyetim bu saydamlıktır. Sahip olduğum en belirgin şey."