İnsanlık gerçeğin, adaletin ve güzelliğin arayışını sürdürüyor. Gerçeği arıyoruz çünkü zihnimizde depoladığımız yalanlara inanıyoruz.Adaleti arıyoruz çünkü sahip olduğumuz inanç sisteminde adalet yok.Güzelliği arıyoruz çünkü kişi ne kadar güzel olursa olsun o kişinin güzelliğine inanmıyoruz.Her şey zaten içimizde olduğu halde gerçeği, adaleti ve güzelliği umutsuzca dışarıda aramayı sürdürüyoruz.Arıyoruz, arıyoruz, arıyoruz.Bulunacak bir şey yok. Başımızın nereye çevirirsek çevirelim gerçeği her şeyde görebiliriz.Ama zihnimizde depoladığımız anlaşma ve inançlar gerçeği görmemizi engelliyor.
İnsan zihni sürekli tohumların ekildiği verimli toprak gibidir. Tohumlar; düşünceler, fikirler ve kavramlardır.Söz tohum gibidir ve insan zihni son derece verimlidir.Bir tohum, bir düşünce ekersiniz ve o büyür.Önemli olan oraya ne tür tohumun ekilip üretildiğidir.