Tuba Kayar

Tuba Kayar
@derdonaz
suyun sızladığıdır.
İnsanını Nasıl Eğitirsin?
10/10
·112 syf.·
2026 9. kitabı
İnsanların hayvan dostları arasında en yakınlardan biri olan kedilerle kurduğu ilişkiyi, İtalyan bir kedinin gözünden anlatan oldukça eğlenceli ve nükteli bir eser. Yüzünüzde sevimli bir tebessümle satırları takip edeceğiniz, bir fincan çaya eşlik edecek kadar tatlı bir kitap :) •Bizi( primatları) dost edinen ve sevgi gösterme nezaketinde bulunan tüm asilzade kediciklere şükranlarımı sunuyor, sevgiyle mıncıklıyorum<3
1000Kitap
İnsanını Nasıl Eğitirsin?Babas · Kara Karga Yayınları · 202530 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Mesele Vuslattır.
9/10
·224 syf.·
2026 4. kitabı
Tuğrul İnançer, kitapta; sosyal, ekonomik, kültürel, ahlaki meselelere "ince insanlıkla" nasıl yaklaşmamız gerektiğine ışık tutuyor. Kitap boyunca bugünün müslümanına mensup olduğu dini iyi tanımasını tembihlerken, orada burada İslam'ı asimile eden "sözde" hocalar furyasına kapılmadan tefekkür etmeyi vurguluyor.Edepten hitabete, evlilikten sosyal sorumluluklara, borç ahlakından faize, ana-baba hakkından evlat hakkına, helalden harama, faniden baki itidaline kadar birçok konuyu tashih ediyor. Gerek ara ara yansıyan şahsına münhasır dobra tutumuyla gerek hakikati vurgulayan nüktedan üslubuyla gerek olayları somutlaştırmak adına verdiği örneklerle gönlüme hitap eden bir kitap oldu. İnançer, Müslümanların her türlü derdinin yegâne devasının Peygamber Efendimiz'i tanımakta olduğunu vurgularken baş edemediğimiz her durumda Rabbimiz'in ihsanını ve Efendimiz'in şefaatini öncelememizi terennüm eder. Altını bol bol çizdiğim, ileride mutlaka geri dönüp bakacağım, bakış açımı genişleten, ilim dağarcığıma katkıda bulunan bu eserin, yalın ve mutena cümleleriyle sizlere de katkı sağlayacağını düşünüyorum.
1000Kitap
Müslümanlık İnce İnsanlıktırÖmer Tuğrul İnançer · Sufi Kitap · 2025123 okunma
Herkesin bucak bucak kaçırdığı muhteva: Kendi
9/10
·479 syf.·
2025 16. kitabı
•İnsan bazen tutunmaya çalışmaktan dolayı tutunamaz. Oğuz Atay da biraz böyledir. Buradan gelir aktardığı monologların ağır ama nizami tesiri. Bunalımları yaşayan hikmetgiller, selimgiller, turgutgiller içimizden birilerinden başkası değildir. Belki de bu yüzden kitapları genellikle yarım bırakılmıştır. Atay'ın kahramanları bellidir: kahramanlar büyük hayaller kurarlar fakat ürkeklikleri, küçük oyunları, ecnebilikleri ve bedbinliklerinden dolayı hayallerinden bile korkar hale gelip nihayetinde mütemadiyen hayal kırıklığına uğrarlar. Bu hayal kırıklıkları, "kader kurbanı" gibi bir teslimiyetten ziyade bilinçli bir muharebenin sonucudur çünkü kahramanlar daima kendileriyle hesaplaşırlar. Keza bu durum Tehlikeli Oyunlar'da da geçerli. Atay, Tehlikeli Oyunlar kitabını; toplumun, sanatın ve dahilinde edebiyatın politikleştiği, insanların geleceğe kaygıyla baktığı 1970'ler Türkiye'sinde yazmış. Bilinç akışı tekniğiyle düşüncenin cılgalarına, ruhun dehlizlerine inmiş. Tehlikeli Oyunlar'ın başkahramanı Hikmet; Hamlet'ten, İncil'deki kutsal üçlüden, Halit Ziya'dan izler taşır. Mekan olarak gecekondunun seçilmesinden Hikmet'in alt katında Nurhayat Hanım'ın, üst katında Hüsamettin Albay'ın oturmasına kadar çoğu şey tesadüf değildir.Karakterlerin isimleri bile mutenadır.Demem o ki eser göründüğünden çok daha fazlasıdır. Barındırdığı eşsiz monologlarla Türk edebiyatında postmodernizimin ilk örneği olan Tehlikeli Oyunlar, kelimenin tam anlamıyla bir başyapıt. Biraz da bir türlü 'ben ol-amayan' Hikmet Benol'dan bahsedeyim. Kendinin en içsel derinliklerine kadar inen nevi şahsına münhasır başkarakter Hikmet Benol; tutunamayan, münzevi olmak zorunda kalmış bir karakter. Toplumda var olmaya çalışması, başarısızlık korkusu, karanlıklarını gizleme isteğiyle buhranlar yaşıyor. Çoğu
Edebiyat
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,9bin okunma
Temel biyolojiyle yaşam nedir?
8/10
·184 syf.·
2025 10. kitabı
Hücre bölünmesini kontrol eden protein moleküllerini keşifinden dolayı 2001 yılında Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülünü almaya hak kazanan genetikçi Paul Nurse'ün kaleminden çıkan bu kitap, yazarın hücre ile başlayan ve beş fikir aşamasıyla yaşamı anlamak üzere dizayn edilmiş bir basamak mahiyetinde yazılmış. Yazarın biyolojile yolu on iki, on üç yaşlarında gördüğü sarı bir kelebek vesilesiyle kesişiyor. Kelebeğin adeta ahenk timsali fizyolojisi, evrenin akabinde yaşamın; uyum ve düzen üzere olduğunu tahayyül ettiriyor yazara. Bu düzeni anlama isteği yazarı şu anki olduğu konuma getiriyor. Yaşamı, biyolojinin temelleriyle açıklamaya çalışan yazar; bilgilerini aktarırken oldukça sade bir dil kullanmış. Yüzeysel biyoloji bilgileriyle süregelen kitap, bir süre sonra ilgimi kaçırmış olsa da bir çırpıda okuyabileceğiniz işin zemininin muhtasarı niteliğinde. "Yedi göğü birbiriyle tam bir uygunluk içinde yaratan O'dur. Rahmân'ın yaratışında hiçbir uyumsuzluk göremezsin. Gözünü çevir de bir bak, bir bozukluk görebiliyor musun?" {67/3}
Araştırma-İnceleme
Yaşam Nedir?Paul Nurse · Domingo Yayınevi · 2022178 okunma