Tuğrul İnançer, kitapta; sosyal, ekonomik, kültürel, ahlaki meselelere "ince insanlıkla" nasıl yaklaşmamız gerektiğine ışık tutuyor. Kitap boyunca bugünün müslümanına mensup olduğu dini iyi tanımasını tembihlerken, orada burada İslam'ı asimile eden "sözde" hocalar furyasına kapılmadan tefekkür etmeyi vurguluyor.Edepten hitabete, evlilikten sosyal sorumluluklara, borç ahlakından faize, ana-baba hakkından evlat hakkına, helalden harama, faniden baki itidaline kadar birçok konuyu tashih ediyor. Gerek ara ara yansıyan şahsına münhasır dobra tutumuyla gerek hakikati vurgulayan nüktedan üslubuyla gerek olayları somutlaştırmak adına verdiği örneklerle gönlüme hitap eden bir kitap oldu.
İnançer, Müslümanların her türlü derdinin yegâne devasının Peygamber Efendimiz'i tanımakta olduğunu vurgularken baş edemediğimiz her durumda Rabbimiz'in ihsanını ve Efendimiz'in şefaatini öncelememizi terennüm eder.
Altını bol bol çizdiğim, ileride mutlaka geri dönüp bakacağım, bakış açımı genişleten, ilim dağarcığıma katkıda bulunan bu eserin, yalın ve mutena cümleleriyle sizlere de katkı sağlayacağını düşünüyorum.