“Bu öyküde bu kadar çok acı olduğu için üzgünüm. Parça parça olduğu için de üzgünüm, çapraz ateşe yakalanmış ya da zorla parçalanmış bir beden gibi. Ne yazık ki, değiştirmek için yapabileceğim hiçbir şey yok. İçine iyi şeyler de koymaya çalıştım oysa. Çiçekleri örneğin, çünkü onlar olmasa, biz nerede olurduk?”
“Siz gençler, hiçbir şeyin değerini bilmiyorsunuz, derdi annem. Sizi sadece bulunduğunuz yere getirmek için neler çektiğimizin farkında değilsiniz. Bak şuna, havuç doğruyor. Şu kadarcık yol almak için bile kaç tank, kaç kadının yaşamını ve bedenini ezip geçti, biliyor musunuz?”