Allah Azze ve Celle, “Ey ilim ve izzetli basına bürünen Peygamber! ‘Kum fe enzir… Kalk ve dünyaya müdahale et!” buyurduğunda O (sallallahu aleyhi ve sellem) herkesten daha yorgundu ve ashabı da azdı. Fakat tereddüt etmedi, vaktin kaç olduğuna bakmadı, kalktı ve uyardı; İdeologların yalanlarına karşı muhalled hakikati ilan etti. Yüreklere Sıbgatellah’ı/Allah’ın boyasını sürdü. Evde, sokakta, çarşıda hasılı hayatın her şubesinde İslam’a çağırdı; “Sadece İslam”, “Yalnız İslam” dedi. “Yer ve gökleri kim yarattı?” diye sorulunca koro halinde, “Allah” cevabını verenler, Onun haber verdiği yaratan ve yöneten Allah’a inanmadı.
Kaldı ki Ayasofya Camii’nin müze yapılması fikri de bizden değil, bizzat İngilizlerden gelmiş (İngiliz tarihçi Arnold Toynbee fikir babalarından biridir), bu görev Lozan’dan sonra Amerika Birleşik Devletleri’ne havale edilmiş ve 1930 yılında sırf Ayasofya’yı müze yapmak maksadıyla kurulmuş olan Amerikan Bizans Enstitüsü ertesi yıl resmî kanallardan devreye sokulmak suretiyle mozaiklerin restorasyonu perdesi arkasında cami olmaktan çıkarılarak müze yapılmıştır.