matematikçiler düz, basit bir çizgi çiziyorlar. çizginin bir ucuna eksi sonsuz diğer ucuna artı sonsuz yazıyorlar. bu bir sayı doğrusu. matematiksel sonsuz. her şey mümkün anlıyor musunuz? sonra bu sayı doğrusuna teğet bir çember çiziyorlar. ardından çemberin tepe noktasıyla sayı doğrusunun üzerindeki rastgele bir noktayı birleştirerek, doğru üzerindeki her bir noktanın, çember üzerindeki tek bir noktaya karşılık geldiğini, benzer şekilde çember üzerindeki herhangi bir noktanın da sayı doğrusu üzerinde tek bir noktaya karşılık geldiğini gösteriyorlar. matematikçiler sabırlıdır, bire bir eşleşmeye bayılırlar. böylelikle sonsuz sayı doğrusunu sınırlı ve kapalı bir şeyle yani bir çemberle eleştirmiş oluyorlar. Cemil bunu gördüğünde müthiş seviniyor çünkü sınırlı, kapalı ve dairesel olduğunu, hiç hareket etmeden sonsuzluğa ulaşabileceğini, büyük sırrın bu olduğunu anlıyor.