YAZININ ANATOMİSİ-Chapter 2: İLK BÖLÜM KARMAŞASI
Kitap gibi bir günden daha herkese merhaba sevgili 1K ahalisi. Görüşmeyeli nasılsınız? Ben maviyle, yıldızlarla ve geceyle kafayı bozmuş R. A. Süreyyâ. Bir önceki chapter’ımızda villainler hakkında konuşmuştuk. Bugünkü konumuz ise, filepenyez ✯ ’in önerisi ile, ilk bölüm yazmak üzerine olacak. Keyifli okumalar dilerim şimdiden. Kahveleriniz hazırsa arkanıza yaslanın ve benimle beraber bu dünyanın içine dalmaya hazırlanın.💙 Not: Bu yazı tiramisu yerken ve nescafe içerken hazırlanmıştır. :) Belki de kitap yazmanın, fikir bulmak ve evren kurmaktan sonraki en zor şeylerinden birisidir, o boş sayfanın başına geçip ilk cümleyi yazmak. Çünkü nasıl devam ettireceğimizi bildiğimiz öykülerimizin girişini nasıl yapacağımızı, nasıl başlayacağımızı bulmak bazen imkansız bir işi başarmak gibi gelir. Yazarlıkla uğraştığım için kendi deneyimlerimi de paylaşmak isterim. Gördüğüm ve araştırdığım kadarıyla bu konu, neredeyse herkesin başına gelen bir şey olmasına rağmen, ne hikmetse benim hiç yaşamadığım bir zorluk. Neden acaba diye kendimi sorgulayıp düşündüm, çalışma yöntemlerime baktım, araştırmalarımla karşılaştırdım ve bu sorunu yaşayan insanların anlattıklarıyla da değerlendirdiğimde, böyle bir yazı çıkardım karşınıza efenim.🌠 Karşılaşılan en büyük engellerden ilki, kişinin (yazarın/yazar adayının) ne anlatacağını henüz kendisinin de tam olarak bilmiyor oluşu şeklinde geliyor. İlerleyen bölümlerde hikaye oluşturma ve evren kurma üzerine de konuşuruz fakat şimdilik bir köşede göstermelik dursunlar. Şimdi; yazmak için o defterin/bilgisayarın başına oturduğumuzda, eğer ki artık bir senaryo veya taslak çalışması yapmak değil de, gerçekten ortaya çıkaracağımız esere başlamak istiyorsak, hikayemize son derece hakim olmamız gerekiyor. Bunun üzerine günlerce, haftalarca, hatta
YAZININ ANATOMİSİ♧
Ben sana sırtımı yaslamadım hiç. Seni ta en başından beri sırtım bildim. İnanmak nedir diye düşündüm bugün biraz.Benim dışımdaki insanlar için sadece bir kelimeden ibaret olma ihtimalini düşünmek istemedim çünkü her insan için inanmanın başka başka sebepleri olduğu gibi farklı inanış şekilleri de olabilir diye düşündüm. Sonra benim için inanmanın ne demek olduğunu düşündüm epey. İçimdeki inanma tanımının benim için “bir ömürlük bekleyişin, sabrın ve sevginin adı”. olduğuna karar verdim.. Birine inanmak tam da böyle olmalıydı çünkü. İnanmanın içinde sabır olmalı,beklediğin yahut bekleyenin olmalı ve en çokta sevgi olmalı. Senin içinde en çok ne var derseniz üçünü birbirinden ayıramam derim. Sevginin olmadığı yerde sabır da olmaz, Sabrınız birazcık eksikse beklemekten de yorulursunuz. Ve yorulduğunuzda sevginiz eksilmez belki ama sevdiğinizi de yormaya başlarsınız. Tıpkı benim gibi. Sevgi ne kadar büyük olursa olsun eğer o sevgiyi ifade edişiniz yaralıyorsa sevdiğinizi işte o zaman sabır dediğimiz o his yerini öfkeyle savaşa bırakıyor zamanla. Ben sana inanmayı seçtim. Her şeyden önce buna inanıyorum. Aramıza giren mesafelere, geçmeyen günlere, bitmek bilmeyen özlemlere rağmen içimde bir yer var hiç vazgeçmeyen. Neden vazgeçmiyorsun dersen de; “Sana inanmayı bırakınca kendini kaybediyorum” derim.. Çünkü sana inanmak kendime inanmak benim için. Çünkü sana inanmak iki nefeslik ömürde şu yalan hayata inanmak. “Her şey güzel olacak” derken sen her şeyin güzel olacağına inanmak sana inanmak. Sana inanmak gökyüzünde bir serçe misali süzülüp en sevdiğim dallarda soluğumu kesen rüzgara karşı durup yeniden o rüzgara rağmen kanatlanıp uçmak gibi. Yorgunum biraz son günlerde. Geceleri uzun uzun düşünüyorum; Sesini duymadan geçen günleri, sana sarılamadan uyuduğum
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Fikri ve Ahlaki Devrime Neden İhtiyacımız Var?
🧠“İnsanlar nizamı yıkmak istiyor” nidaları ile sokakları inleten Arap protestoları gösterdi ki, adalet arayışının her geçen gün arttığı, yolsuzlukların had safhaya ulaştığı, doğruluk, dürüstlük gibi değerlerin artık sadece retorikte kaldığı ortamlarda ahlaki ve fikri devrimlere duyulan istek eskilerden daha fazladır. Bu yazı daha önce ahlak ve fikir üzerine yapılmış çalışmaların üzerine yeni şeyler eklemiyor, böyle bir iddiası da yok. Fakat halihazırda var olan sorunların ve özellikle can yakıcı Arap Baharı tecrübelerinin, fikir ve ahlak harmonisi ile aşılacağı vurgusunu tekrarladığı ve bu alanda bir farkındalık oluşturmak istediği kesin. Muhtevayı ise Cezayirli mütefekkir Malek Bennabi’nin, “medeniyetleri zengin yapan onların sahip olduğu nesnelerin niceliklerinin toplamı değil; ancak düşünce ve fikirlerinin sayısıdır” mucibince oluşturuyor ve Mağripli feylesof Taha Abdurrahman’ın ahlak projesi ile de bunu destekliyor. Tunus’un 11’inci Cumhurbaşkanı Moncef Marzouki tarafından kaleme alınan iki yazıdan esinlenerek derlenen bu düşünce yazısı, konuyu iç içe geçmiş iki perspektiften (fikir ve ahlak) ele alarak, Arap Baharı düzleminde uzun soluklu ve ciddi efor isteyen bir yol haritası ortaya çıkarmayı amaçlıyor. Bu hususta edilmiş bütün kelamların, uzun ve hararetli tartışmaların ardından bütün toplumlara ciddi merhaleler ile geldiği unutulmamalı ki artık kışa döndüğü söylenen; fakat görece nihayetlenmemiş Arap hareketlenmeleri bunun en güzel örneklerinden birini teşkil etmektedir. Ahlaka Dair __Moncef Marzouki “Muhtaç olduğumuz ahlaki devrim” adlı yazısında hasta, hemşire ve doktor örneğinden bahsederek sırasıyla disiplin, merhamet ve mesleki etik yoksa bütün düzenin çatlayacağına değinir. Yine bu minvalde, Malek Bennabi de bireylerin toplumu
Makale|Yazı
Burada hiç adam akıllı bir grup yok mu? Yada birileri? Azıcık kitaplar üzerine, derin konular üzerine konuşacak kimse yok mu ? Dün kaydolduğumdan beri herkes özlü sözler spamlıyor.
YKS Hap Bilgi #3 YKS sürecinde çalışma istikrarını koruma sırları 📚 🌿 Kural 1: "Neye ihtiyacın varsa onun bol bulunduğu yere git." Motivasyona ve odaklanmaya ihtiyacın varsa kütüphaneye git. 🌿 Kural 2: "Tebdili mekânda ferahlık vardır." Evde çalışamadığında kütüphaneye geç. Kütüphanede çalışamadığında evde çalış. Derin odak gerektiren dersler dışında; tekrar, test çözümü ve hafif konular için kafe de tercih edilebilir. 🌿 Kural 3: "Kendini sürekli başkalarıyla kıyaslama." Sosyal medyada herkes çok disiplinli, çok motive ve çok üretken görünebilir. Gerçekteyse çoğu öğrenci iniş çıkışlar yaşar. Önemli olan, bugünkü senin; dünkü senden daha iyi olmasıdır. 🌱 #2026yks #2027yks #saimeogretmenle.yks
Sonrasında rakı içtiren derin konular hakkında uzun yazılar yazacağım bir gün
Duygu ve Düşünce