Roman, Rıfat Ilgaz'ın Hababam Sınıfı gibi eserlerinde gördüğümüz "kapalı mekân mizahını" bu kez bir okuldan alıp bir kıraathaneye taşır. Olaylar, emekli memurların, bürokratların ve yaşlı aydınların müdavimi olduğu "Meşrutiyet Kıraathanesi"nde geçer.
Kitap, esasında bir "durum" romanıdır. Büyük aksiyonlardan ziyade; emekli vali, mal müdürü, hakim, öğretmen gibi karakterlerin memleket meseleleri üzerine bitmek bilmez tartışmalarını, "vatan kurtarma" seanslarını ve geçmişe duydukları özlemi anlatır.
Rıfat Ilgaz, karakterlerini rastgele seçmemiştir. Kıraathanesindeki her bir ihtiyar, Türk bürokrasisinin ve toplumunun belirli bir kesimini temsil eder:
Emekli Bürokratlar: Hala kendilerini makamlarında sanan, "devlet benim" edasıyla konuşan ancak gerçek hayatta (evde, sokakta) artık sözü geçmeyen figürlerdir.
Aydın/Yarı Aydın Çatışması: Kitaptaki karakterler genellikle eğitimlidir ancak halktan kopukturlar. Gazete manşetleri üzerinden dünyayı yorumlarlar ama sokağın gerçekliğinden bihaberdirler.
Kıraathane Sahibi: Bu tartışmaların ortasında ekmeğinin peşinde olan, olaylara daha pragmatik bakan taraftır.
Kitabın adı, karakterlerin psikolojisini özetler. Şimdiki zamanda, değişen Türkiye'de (kitap 1970-80'lerin atmosferini yansıtır) kendine yer bulamayan bu insanlar, sürekli "o eski güzel günlere" yani maziye sığınırlar. Ancak Rıfat Ilgaz, bu "mazi" güzellemesini inceden inceye eleştirir.
Kıraathane, Türkiye'nin küçük bir maketidir. Herkes konuşur, herkes her şeyi en iyi bilir, herkes vatanı kurtarır ama kimse sandalyensinden kalkıp bir eylemde bulunmaz.
Rıfat Ilgaz'ın en güçlü yanı olan diyalog ustalığı bu kitapta zirvededir. Kitap neredeyse tiyatro oyunu gibi okunabilir. Yazar, karakterleri konuştururken onların şivelerini, bürokratik dillerini ve kalıplaşmış