Derin Özkan

Derin Özkan
Savaşta ölen bir düşman artık hasım olmaktan çıkar.
Reklam
Kuma, ikinci eş... Ah, bu kelimeden ne kadar da nefret ediyordum! Kim, hangi zamanın uğursuz karanlığında uydurdu bu kelimeyi? İkinci eş olmaktan, bedeniyle, ruhuyla köle olmaktan daha fazla tahkir edici ne olabilir? Kalkın mezarlarınızdan, bedbahtlar, kalkın, sizi gidi insan onurundan mahrum bırakılmış, kirletilmiş, yok edilmiş kadınların hayaletleri! Kalkın, ey şehitler, sarsılsın o devirlerin zifiri karanlığı! Bu ben söylüyorum, en sonuncunuz, bu talihi çiğneyip geride bırakacağım!
Öğretmenin söylediği her söz, gösterdiği her harf benim için kutsaldı.
Hocanın birini köye göndermişler... Bir gün akşam namazından sonra, bir köylü sokulmuş yanına. Hocam demiş, izin verirsen bir şey soracağım; İsa Peygamber, gökyüzünde ne yer, ne içer, çok merak ettik de... Hocanın tepesi atmış; ulan, demiş tam üç gündür köyünüzdeyim, bizim hoca, ne yer, ne içer diye sormazsınız da gökteki İsa'yı sorarsınız!
Sevgi denen Allahsız hastalık insana neler yaptırıyor?
Reklam