Güzellik değerlidir, ama ben daha önce hiç değerini bilmemişim. Güzelliği anlamsız bir şey, şiirden ve akıldan yoksun, sadece güzellik olarak kabul etmişim. Güzellik hakkında hiçbir şey bilmiyordum. Oysa şimdi biliyorum, daha doğrusu öğrenmeye başlıyorum. Şu çimler, artık onların neden çim olduğunu, güneşin, yağmurun ve toprağın gizli kimyaları ile onları bu hale nasıl getirdiğini bildiğim için daha güzel geliyor. Çünkü çimlerin hayat hikayesinde büyük bir romans ve hatta, evet, macera da var. Bunu düşünmek bana heyecan veriyor. Kuvvetin ve maddedin karşılıklı oyununu ve müthiş mücadelesini görünce, çimler üzerine bir destan yazabilirmişim gibi geliyor.
Sonunda bütün evreni birleştirmiş, avucuna almış, ona bakıyordu; gizemlerin arasında korkudan ne yapacağını şaşırmış halde, bilmediği bir hedefe varmak için koşuşturan dehşete düşmüş bir gezgin olarak değil; gözlemleyerek, çözerek ve öğrenilmesi gereken her şeye aşina olarak evrenin dar sokaklarında, sapa yollarında ve ormanlarında dolaşıyordu. Daha çok öğrendikçe evrene, hayata ve bütün bunların ortasında kendi hayatına daha çok hayran oluyordu.
Bir yandan eski dünyası, yeni dünyasına karışıyor ve genişliyordu. Zihni hep bütünlüğe yönelik çalışırdı ve bu iki dünya arasında temas noktaları olduğunu ilk gördüğünde çok şaşırdı. Öte yandan kitaplarda bulduğu düşünce temizliği ve güzelliği, onu yüceltiyordu.
Hiçbir zaman böyle bir eve girmedim. Bir hafta önce buraya gelip bütün bunları gördüğümde, annenizi, kardeşlerinizi ve her şeyi, yani, çok hoşuma gitti. Böyle şeyler duymuştum. Bazı kitaplarda böyle şeyler okumuştum, sonra evinize bakınca kitaplar gerçek oldu. Ama asıl ne dicem, bu hoşuma gitti. Bunu ben de istedim şimdi de istiyorum. Bu evde sizin soluduğunuz havayı solumak istiyorum. Herkes bağırmadan temiz temiz konuşuyor, insanların düşünceleri temiz, kitaplarla, resimlerle, güzel şeylerde dolu ev.