Derin Millet

Derin Millet
@derinmillet
dünya fani ölüm ani...
10/10
·495 syf.··
Beğendi
·
2019 33. kitabı
bu kitabın tek bir ana teması var, o da şu: "kutsal kase görmüş masum tapınak şövalyeleri!" kitapta tapınak şövalyeleri güya insanlığın iyiliği için çalışan aydınlanmacı bir örgüt olarak lanse ediliyor. öyle ki yeri geldiğinde kilise içindeki bazı kötü insanlarla mücadele etmekten, sözde insanlık ve medeniyetin hayrı için her türlü işkenceyi göze almaktan geri durmuyorlar. yani bu tarikatın amacı yüce erdemler, medeniyetin korunması ve gelişmesi, insanlık için çalışmak, vatan millet sakarya falan! sakladığı sırlarsa aslında insanlığın hayrına imiş fakat bunların sadece doğru zaman dilimine kadar beklemesi gerekiyormuş. neden gerekiyormuş, beklemezse ne olurmuş, bilemedim şimdi! halbuki biz bu şövalye denen cinsi sapıkları bir birlerini düdükleyen, cinci büyücü, şeytanlara tapan, karanlık bir örgüt olarak biliyorduk! bir de sorun bakalım acaba hangi insanlık için çalışıyorlarmış! bu kitapta olduğu gibi yakın zamanda izlediğim birkaç filmde de tapınak şövalyelerinin aslında insanlığın iyiliği için çalışan bir örgüt olduğuna dair açıkça propagandalar yapılıyordu. * * * kitaba gelirsek, hikaye kurgusu, betimlemeler hoş. 500 sayfa olmasına rağmen kendini okutuyor. fakat yazarın tapınakçıları ısrarla temize çıkarma çabası, işin aslını az buçuk bilenler için bir miktar tuhaf. bu tarikatla ilgili güncel hemen her eleştiriye bir kılıf bulmuş. dahası bunların cin şeytanlarının huzurundaki sapkın seks ayinlerine, ve dahi baphomet şeytanına bile saçmasapan gerekçeler bulmasını ağzım açık halde okudum!!! metak etmeyin hepsini ifşa edeceğim. eyyy dandik brown, bitirecem oğlum seni!!! * * * şimdi kitabın ilk çıkış tarihi önemli. yıl 2003. ak parti ve tayyib 1 yıldır iktidarda. aynı tarihlerde ülkemizde kozmik bilgilerin yayınlandığı türkçe kitaplar peş peşe çıkmaya
Da Vinci ŞifresiDan Brown · Altın Kitaplar · 200352,9bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2019 49. kitabı
bu seriye en baştan beri edebi açıdan yetersiz olduğu yönünde haklı eleştiriler var. bu kitapta da aynı sorun devam ediyor. lakin seriyi edebiyat eseri olarak okumamak lazım. kitap roman olarak tanıtılıyor. ama tasvirler zayıf. kurgu akıllıca değil. bazı ufak kurgu hatalarını ise es geçiyorum. ben olsam roman demeye çekinirdim. ben seriyi daha çok macera olarak değerlendiriyorum. ülkemiz üzerinde uluslar arası komplolarla dolu bir macera serisi. zaten kitabın yurtdışında da ses getirmesinin nedeni abd'ye ait birtakım askeri sırları ifşa etmesi. bu sayıda ülkemiz büyük bir elektronik saldırıya uğruyor. ulusal elektrik kesintileri, iletişimin tamamen durması, her yerde başlayan yangınlar... başrollerde tayyip erdoğan, hakan fidan gibi isimler var. genel olarak filmlerdeki gibi birbirinden ayrı karakterleri, bir biriyle hiç bağlamadan işlemiş. diğer yandan ülkemizin birtakım gizli güçleri uyanıyor. macera kitabı olarak tavsiye ederim. ama bence seriyi başından okumak daha hoş olur. kitabın bir özelliği de 15 temmuz'dan 1 ay önce çıkmış olması. tevafuk deyip geçelim. bir oturuşta bitirilebilecek heyecanlı ve akıcı bir macera.
Metal Fırtına 7 - Ateş KapanıBurak Turna · Profil Yayıncılık · 2016214 okunma
10/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2019 43. kitabı
öncelikle bu serinin edebi kusurları her fırsatta dile getirilmiştir. lakin içerdiği kozmik bilgiler dolayısıyla edebi açıdan değerlendirilmesi genellikle uygun görülmemiştir ve kitabın amacı da bu değildir. yine de okunabilirliğini etkilemesi açısından bunları dile getirmek yerinde olur. son zamanlarda diğer benzerlerinde olduğu gibi kurgu ve karakterler konusunda karmaşa hakim. ilk yüz sayfaya kadar bu yüzden oldukça sıkıldım. hatta bırakmayı istedim. gereksiz detaylar, karmaşık olay örgüsü, kalabalık kahramanlar listesi, aşırı hızlı sahne geçişleri sizi kahramanları tanımaktan uzaklaştırıyor. edebiyatçı olmayan yazarların genel bir sorunu gereksiz tasvirler olsa gerek. her tasvirin bir amacı olmalı. burada yazar tasvirden tasvire atlayınca da okur neyin ne olduğunu anlamakta zorlanıyor. ayrıca merakı üst seviyede tutmak için konuların girişinde sıklıkla gizli özne kullanmış. bir olaya başlamış, anlatıyor da anlatıyor. yahu kimden bahsediyorsun sayın yazar bey? zaten karmaşa yüzünden kafamız iyice allak bullak, neyin ne olduğunu unutmuşuz. kitabın ortasında bile kim kimdir tam çözememişken bir de senin gizem katma merakınla uğraşıyoruz! neyse ki ortasından sonra macera hareketleniyor. kurguda bazen tuhaflıklar olsa da bazı kozmik mesajlar vermeye çalışmış olabileceğini düşünüyorum. * * * gelelim hikayeye. dünyanın farklı yerlerindeki önemli türk eserleri kayboluyor. işin içinde bazı gizli tarikat ve teşkilatlar var. türk devleti olaya el atıp birkaç ajanla birlikte genç ve güzel bir profesörü görevlendiriyor. işin içinde ergenekon, ötüken ve mu kıtası da var. da vinci şifresi kitabındaki gibi bir şifre çözme macerası var. diyalogların bölünmesi de o kitaptakine çok benzemiş. her şeye rağmen genel olarak güzel ve okunabilecek bir kitap.
Metal Fırtına 5 - TengriOrkun Uçar · Altın Kitaplar · 2015284 okunma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2019 39. kitabı
işte karşımızda teşkilat kitaplarından biri daha! orkun uçar ve saygın ersin 2007 yılında yazmış. bir kitabı okurken önce kapağını, arkasını, iç sayfalarını yayım ekibini, önsözünü, ilk yayın tarihini özellikle incelerim. kitabı doğru değerlendirmek için yazarın hangi psikoloji ile yazdığını, o günün şartlarını özellikle bilmek isterim. bu yüzden bu kitabın metal fırtına'dan birkaç yıl sonra çıktığını ilk olarak belirteyim. her zaman diyorum, metal fırtına kitaplarını roman olarak değil, siyasi ve biraz da askeri açıdan okumak gerekir. bu arada yazarın paralel metal fırtına serisinin beşinci kitabı çıkmış. güya tüm serileri okumuştum, ne ara nasıl çıktı 2 yıldır nasıl gözümden kaçmış hayret! hemen sepete ekledim. 420 sayfa olmasından içinin dolu olduğunu tahmin ediyorum. gelelim teşkilat meselesine... selman kayabaşı, oktan keleş, erol elmas gibi isimlerin "teşkilat", "börü budun", "ay yıldız teşkilatı" gibi daha önce farklı başlıklarda benzer konuları işlediklerini görmüştük. yaklaşık 15 yıldır birçok yayınla gözümüze sokulan bu örgüt hakkında yapılan yorumlardan biri şöyleydi:
Derin İmparatorlukOrkun Uçar · Altın Kitaplar · 2007341 okunma
10/10
·146 syf.··
Beğendi
·
2019 59. kitabı
dünyaca ünlü büyük türk düşünürü aytunç altındal'ın 2010'da yazdığı kitabı. tecrübeyle sabittir ki, kitap özeti yapacaksanız hemen okuduktan sonra yapmak gerekiyormuş. az önce vatikan ve tapınak şövalyeleri'nin özetini yayınladım ama şimdi bu kitapta neler vardı diye hatırlamak için biraz göz gezdirmem gerekiyor. o yüzden fazla detaya girmeyeceğim. hatta her ikisini art arda okuduğum için konu karışıklığı bile yaşamış olabilirim ya neyse. kitapta önce spinoza, newton gibi adamların aslında bilinenin dışında okültizm, büyücülük, simyacılık gibi şeylerle daha çok uğraştıkları anlatılıyor. öyle ki batının gurur kaynaklarından olan newton abimiz dünyevi bilimlerden çok günümüz batısının sevmediği okültizm gibi konularla daha fazla uğraşmış. adamın kütüphanesinin yüzde yetmişi bu tür eserlerden oluşuyormuş. günümüzde ise sözde bilime tapan batılı mankafalara bunu dediğinde işlerine gelmediği için "onlar newton'un eğlence amaçlı yazdığı şeylerdir." diyorlar. 1886'da bazı kişiler cambridge üniversitesine newton'un bu konulardaki el yazmalarını teslim etmek istediklerinde bu şekilde reddedilmişler. (s.66) batı tarihinde bilim hemen her zaman kilisenin ve ruhban sınıfının tekelinde olduğu için avamın bilimle ilgilenmesi neredeyse yasaklanmıştır. bu sebeple batının bilim ve din tarihi ideolojik yobazlık ve ideolojik tekfircilik üzerine kuruludur. tekfir ettikleri kişileri veya sırf bilimle uğraştığı için cezalandırdıkları nice değerli bilim adamlarını diri diri yakmak ve hatta yavaşça kızartarak yakmak şeklinde barbarca katletmişler. doğrusu işlence ve adam yakmak bu cahil ve yobazların en sevdiği şeylerden biri sanırım. lavoisier simyayı bilimsel kimyaya dönüştüren ilk bilim adamlarından biridir. 1789'daki kitabında ilk kez havanın oksijen ve azot(nitrojen)'den
Bir Türk Casusunun MektuplarıAytunç Altındal · Alfa Yayıncılık · 2014180 okunma