sana baktıkça
lacivert bir cumartesi eskir içimde
gölgen aynalarda kırılır paramparça
gözlerin yağmur yüklü bulutlara döner
belli ki adın bu yüzden
derkenar edilmiş
yeniden açılan eski defterlerde.
sana baktıkça
saçlarina tenezzül eden
bir müteveffa namzedine dönerim.
alir başını gider çaresizliğim
ve dahi sende iken sensizliğim.
şehrin karanlığa boyanmış
sokaklarinda güzel bir dip not bile olmadan
içinden trenlerin geçtiği
yapayalnız dağlara benzerim
sana baktıkça
kendimi kendim sanıp
haydar ergülen şiirleri gözlerinde
kendi ölümümü seyretmeyi
sana da söyleyesim geliyor.
sana baktıkça
hecelerim en olmaz yerinde bölünür