Kabahat köylüden iğrenen ve istiklal mücadelesinin en tehlikeli devirlerde bir kolu yok diye Türk ordusu tarafına geçemeyen ve bu sonsuz (?) fedakarlığının minnet ile karşılanmasını bekleyen, sümüklü İsmail'in karısını kaçırdıktan sonra can çekişirken mezarlıkta terkedip yola düşen Hamlet bozması paşazadede ve onun temsil ettiği değil midir?
İhtimal ki bu paşazade bir bakıma göre tiksintilerinde, nefret ve ithamlarında haklıdır. Fakat Falih Rıfkı'nın dediği gibi iki küçük kusuru vardır. Evvela kendisini insan zannetmek. İkincisi de kendisini bu milletten saymak...