Dermân arardım derdime derdim bana dermân imiş Bürhân sorardım aslıma aslım bana bürhân imiş hay hay Bürhân sorardım aslıma aslım bana bürhân imiş Sağı solum gözler idim ben dost yüzünü görsem deyü Ben taşrada arar iken ol cân içinde cân imiş hay hay Ben taşrada arar iken ol cân içinde cân imiş Öyle sanırdım ayrıyam dost gayrıdır ben gayrıyam Benden görüp işiteni bildim ki ol cânân imiş hay hay Benden görüp işiteni bildim ki ol cânân imiş Savm-u sâlât-u hac ile sanma biter zâhid işin İnsân-ı Kâmil olmaya lâzım olan irfân imiş hay hay İnsân-ı Kâmil olmaya lâzım olan irfân imiş Kanden gelir yolun senin ya kande varır menzilin Nerden gelip gittiğini anlamayan hayvân imiş hay hay Nerden gelip gittiğini anlamayan hayvân imiş Mürşid gerektir bildire Hakk'ı sana Hakk'al-yakîn Mürşidi olmayanların bildikleri gümân imiş hay hay Mürşidi olmayanların bildikleri gümân imiş Anla hemen bir söz dürür yokuş değildir düz dürür Âlem kamû bir yüz dürür gören anı hayrân imiş hay hay Âlem kamû bir yüz dürür gören anı hayrân imiş İşit Niyâzî'nin sözün bir nesne örtmez Hakk yüzün Hakk'dan ayân bir nesne yok gözsüzlere pinhân imiş hay hay Hakk'dan ayân bir nesne yok gözsüzlere pinhân imiş -Niyazi Mısri Hazretleri
Cân illerinden gelmişem fânî mekânı neylerem Ol mülke meylim salmışam ben bu cihânı neylerem 'Aşkın şerâbın içmişem dil gülşenine göçmüşem Ben varlığımdan geçmişem nâm ü nişânı neylerem Dünyâya geldim gitmeye 'ilm ile hilme yetmeye 'Aşk ile ân seyretmeye ben în u ânı neylerem Devr-i zamândan doymuşam kevn ü fesâdı koymuşam Dârü'l-emânı duymuşam bu sicn-i cânı neylerem Hep i'tibârı atmışam 'âşıklığa el katmışam Ben nefsi dosta satmışam bu düşmânânı neylerem Aşkın şarabın içmişem dil-şenine göçmüşem Ben varlığımdan geçmişem nam ü nişanı neylerem 'Aşkı tabîbim kılmışam derdinde dermân bulmuşam Ben lübb-i hikmet bilmişem yunâniyânı neylerem Enfâs-i 'aşkı dârikem mâl ü menâli târikem Genc-i nihâne mâlikem nakd-i revânı neylerem Taht-ı tevekkül bulmuşam mülk-i kanâ'at almışam Mahfîce sultân olmuşam câh-ı 'ıyânı neylerem Her ne gelirse yahşîdir zîrâ o dostun bahşıdır Çün cümle anın işidir ben bed-gümânı neylerem
Reklam
“derman gelmeyecek yerde derdini tezgâha koyma gönül, incinirsin.”
Alıntı
"Derman gelmeyecek yerde derdini tezgâha koyma gönül, incinirsin."
İnsan ve Duygular
Vicdan
VİCDAN Vicdan terazisinin boşsa kefesi? Günahlarla doludur gizli kesesi. Hangi dertle alınır söyle darası? Bu gönül yarası derman bulur mu? Dermanım derdimse şifa olur mu? Değersiz hissedersen bir gün kendini. Galip ilan etmiştir dünya fendini. Seller gibi coşsa da aşmaz bendini. Bilirsin haddini, eğiktir başın. Kemale ermeğe gerektir yaşın. Sor bakalım kolay mı bırakıp gitmek? Bedenini aldatıp ruhu terk etmek. Geçmişini unutup herkese küsmek. Tüm umudu kesmek kolay mı sanki? Yırtılan gururu sen dik yeter ki. Kabrine gül ekerse üç ağlayan el. Tozlarını uçurur poyraz esen yel. Kumlarını sürürse gözden akan sel. Bağrıma basayım desen olur mu? Vuslat ahirette, zaman vurur mu? Bu dünyada hiçbir şey istemem sizden. Kibir rüzgârı neler kopardı bizden. Hesaplar ahirette işte bu yüzden. Aynaya bakacak yüzümüz var mı?
Şiir
Gönül ister ki, hayat yolunda karşılaştığımız her insan için bir şifa vesilesi olalım Rabbim cümlemizi birbirine yük olan değil, derdine derman olup yükünü hafifleten kullarından eylesin."🤲🌹🕊️
1000k

Vakur Çayseven

@Teeliebhaber
·
CÂN, DOST...
İnsan insana ilâç olmalı, derd değil!.."
İnsana Bakış
Reklam
Reklam