Puan vermedi·244 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 08:47
bu yoruma zabel yesayan’la la açılış yapacağım. neden mi? çünkü sırpuhi düsap’ın ismini ilk kez zabel’in üsküdar’da geçen yaşamını anlattığı silahtar bahçeleri kitabında duydum. zabel yesayan o dönem düsap’ın kitaplarını okuyor ve feminist yazarın eserlerinde kendini üzen sorunlara derman arıyormuş. ve bir gün arkadaşıyla beraber düsap’ın pera’daki evine giderler. zabel yazmak istemekte, fakat tam olarak nasıl yapacağını bilememektedir. o gün düsap bu iki genç kızla cesaret verici şekilde konuşmuş bir yandan da yazma eyleminin içinde kadın olmanın zorlukları uyarısını da yapmış. zabel düsap’ı sever de ben alıp okumaz mıyım… mayda, biri genç biri orta yaşında iki kadının kayıplar, annelik, aşk, toplumsal normlar ve hayat üzerine mektuplaşmaları. genç bir kadının kendinden tecrübeli bir kadına, yargılanmayacağını bilerek içini dökebilmesi ve onunla dayanışmasını okumak çok güzeldi. bu arada mayda 1883 de yazılmış. kitap basıldığında ünlü erkek edebiyatçılar tarafından epeyce eleştirilmiş. eleştirmeseniz şaşardım. düsap mayda’da 19 yy kadınının can yakıcı konularına değinmiş. bu açıdan mayda o dönemin ermeni feminizminin manifestosu olarak okunabilir. ayrıca mayda görünürde anlattığının ötesinde derin katmanları olan bir metin. hem bu kitaptaki mayda ve siranuş’un birbirine desteği hem düsap’ın kapısına giden iki genç kadına yaklaşımı geleceğe ve kadınlara olan inancımı tazeleyiverdi. son olarak diyeceğim odur ki : kadın kadının yurdudur.
MaydaSırpuhi Düsap · Aras Yayıncılık · 20253 okunma
Arkadaşlar İçin İntihar Vakti
6/10
·48 syf.··
2026 24. kitabı
2026 - 28. Kitap Kitabın Adı: Arkadaşlar İçin İntihar Vakti Yazarı : Küçük İskender Yayınevi: Can Yayınları Türü : Derleme Basım Yılı : Kasım 2017 Sayfa Sayısı: 46 Sayfa Düşünceler : Bu dünyadan bir Derman İskender Över namıdiğer Küçük İskender geçti. 3 Temmuz 2019 tarihinde aramızdan ayrıldığında sadece 55 yaşında idi. Öldüğünde ünü kısa yaşamından çok daha uzaklara gitmişti. Amerika'da dahi şiir okumalarına katılan ,şiirler okuyan yazar pek çokta ödül kazanmıştır. Küçük İskender edebiyatın ve sanatın pek dalında emek vermiş ,eserler meydana getirmiştir. Şiir,roman,deneme gibi pek çok türde yazan sempozyumlara katılan ,şiir dinletileri veren Küçük İskender Ağır Roman ve O Şimdi Asker filmlerinde de yan rollerde oyunculuk yapmıştır. Küçük İskender'in adını çok duymama rağmen hiç eserini okumamıştım. Yazarın çeşitli eserlerinden kendisinin seçtiği derleme türünde olan bu kitapta denemeler ,öyküler şiirler bulunmaktadır. Kendine özgü protest bir tarzı var Küçük İskender'in. Kara mizaha ve sert ögelere de başvuruyor özgün ama ağır metinler ortaya çıkıyor. Ölüm ve jan temalarına sık sık yer veren yazarın öykülerinde vurgulu sonlar öne çıkıyor. Peki beğendim mi ? Yani önüme çıksa okurum her şekilde ama illa önüme çıksın diye de çabalamam yani. Yine de farklı bir tarz arayanlar okuyabilir diye düşünüyorum
Arkadaşlar İçin İntihar VaktiKüçük İskender · Can Yayınları · 201750 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Selimeler' e... Meltemler'e...
Puan vermedi·248 syf.··
2026 38. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 12:44
“Ben istiyorum ki meşguliyetim olsun. Elimde bir işim olsun. Bekleyecek bir şeylerim olsun... Telefonun başında çocukların aramasını bekleyeyim, pencerenin kenarında çocukların, torunların bana uğramasını bekleyeyim, ağaç yapraklansın diye bekleyeyim, salatalıklar çiçek açsın diye bekleyeyim, domates kızarsın diye bekleyeyim. Öyle şeyler... Zaman kolay geçsin istiyorum ben. Başka derdim yok. Ölüm kapımı çalana kadar bir şeyler oyalasın işte beni.” Selime Teyze’nin hikâyesi, çocuklarının dünyasında yer bulamayan ve onların gözünde yok gibi var olmayı reddeden bir annenin hikâyesi. Selime, bir gün hiç beklenmedik bir anda kaybolur. Gönülsüz ama planlı bir kaçıştır bu. Bildiği bütün hayatı geride bırakıp bir köyün sessizliğine sığınır. Kimseye haber vermeden, ardında iz bırakmadan. Bulunmayı bekler. Ama hayat, beklenmedik bir misafirle –Meltem’le– karşılaştırır onu. Biri annesiz büyümenin, diğeri evlatsız yaşlanmanın derdini anlatır. İki hayat, iki kayboluş, iki yara aynı evde buluşur. Bu roman, yaşlıların yok sayıldığı, insanın yalnız bırakıldığı, herkesin ancak kendine yetebildiği, en yakınlarına bile derman olamadığı bir çağın hikâyesi. Yanı sıra Burada varlıkla değil, geri çekilerek konuşan bir sevgi dili var. Biraz mesafeli, biraz çekingen. Diğer tarafta ise büyürken duygusal boşluklarla tanışmış bir genç kadın görüyoruz. Onun hikâyesi yalnızca bir eksiklik hikâyesi değil; aynı zamanda tutunma çabasının hikâyesi. Yaşlılıkla birlikte görünmezleşen bir annenin, yani Selime Teyze’nin, ailesi tarafından fark edilmediğini hissettiği bir anda çocuklarının hayatından sessizce çekilmesini ve bu kaçış sırasında başka bir yalnızlıkla -annesiz büyümüş Meltem’le- kesişen yolunu anlatır. Roman, annelik, evlatlık, yalnızlık ve görülme ihtiyacı üzerinden, kan bağının değil
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,6bin okunma
Bu kitap, kalp kırıcı bir şekilde absürt!
10/10
·304 syf.··
2026 49. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 15:23
Bu yıl gerçekten aşırı şanslı olduğumu düşünüyorum. Hem birçok yeni yazarla tanıştım hem de bu yazarlardan çok azı beni hayal kırıklığına uğrattı. Neyse, mutluluğumu paylaştığıma göre sizinle daha önce de bahsettiğim Muhteşem Zaferler hakkında konuşabilirim. Bu kitap, kalp kırıcı bir şekilde absürt! Başlangıçta kitabın dili beni hikâyenin gerçekliğinden biraz kopardı. Antik Yunan’da bu kadar sokak dili duymayı beklemiyor insan. Ancak sayfalar ilerledikçe bunun kitabın en güçlü yanlarından biri olduğunu fark ettim. Hem okumayı inanılmaz derecede akıcı hâle getiriyor hem de yer yer çok eğlendiriyor. Kitapta en sevdiğim şeylerden biri de hikâyenin Lempo’nun ağzından anlatılmasıydı. Gelon gibi daha tahmin edilebilir bir karakter dururken, öngörülemez bir karakteri anlatıcı yapmak yazar açısından riskli bir tercih. Ancak Lempo’nun sesi o kadar iyi kurulmuş ki ortaya müthiş bir okuma deneyimi çıkıyor. İki işsiz çömlekçinin, Sirküza’daki savaş esiri Atinalılarla birlikte taş ocağında Medea ve Truvalı Kadınlar sahnelemeye karar vermesiyle başlayan hikâye; dostluk, umut, kayıp, sanat ve insan olmanın kırılganlığı üzerine unutulmaz bir anlatıya dönüşüyor. Okuyucuyu bir sayfada kahkahaya boğup birkaç sayfa sonra gözlerini doldurabilen kitaplardan biri bu. Daha fazla spoiler vermeden anlatabileceğim kadarıyla burada bırakayım. Bir de Lyria var tabii… Kesinlikle tavsiyemdir. “Dünyanın yalnızca hikâyeyle derman bulabilecek yaralı bir şey olduğuna inanıyordu…”
Muhteşem ZaferlerFerdia Lennon · Dedalus Kitap · 202532 okunma
Bir'lemek
Puan vermedi·384 syf.··
2026 23. kitabı
Allah (cc) kendisinden razı olsun Savaş Şafak Barkçin, bu kitabında biz'im kendi'miz olamamızı muhtelif zamanlarda farklı mecralarda yayınladığı denemeleri bir araya getirerek ortaya koymaya çalışıyor. Bir kaç başlık altında dert edindiği meseleleri özetlemeye çalıştığımızda karşımıza çıkan ilk ifade son 200 yıla işaret ederek bir zillete saplanmış olduğumuzdur. Maddi gerekçelerle geri plana düşen Osmanlı'nın Türklerin Müslümanların bu geriye düşüşü farketmelerinden itibaren Batı mukallidi olarak derman aramalarını eleştirir, Şafak Barkçin. Çünkü Batı'da ahlak yoktur etik vardır; Batı'da estetik ve doğru ikiye ayrılmıştır, bunların tevhidi yoktur; Batı'da çıkar vardır, gönüle yer yoktur. Çözüm önerilerinin hemen ilk birincisi olarak da şunu önerir Barkçin. Edilgen cümleden kurtul. Bize böyle yaptılar demekten vazgeçip; şunu yapamadık de ve hemen o meselenin inşaasına başla. Örneğin, dilimizi kaybettirdiler demek yerine Osmanlıca öğrenmeye başla demek istiyor. İkinci husus ise Müslüman'ın kulluğunu birlemesidir. Bu da aslında sekülerleşmeye karşı alınacak en önemli tavırdır. Müslüman'ın hayatında la-dini herhangi bir şey yoktur. Dolayısıyla doğru ve güzel aynı şekilde yer alır gönülde; ancak bu şekilde zuhur eder. Bizler bil'meliyiz, kıl'malıyız ve ol'malıyız; ancak böylece kul olabiliriz. *** Bu kitap çoğunlukla 2010-2016 yılları arasında yazılmış denemelerden oluştuğu için matbu kitap olarak okunduğunda maalesef şöyle bir eleştiriyi hak ediyor. Çok fazla tekrara düşen konu işlenişleri... Bundan korunarak okunabilinirse biricik bir denemenin gönle değmesi daha çok yangına yol açar inşallah.
Kalbin AklıSavaş Ş. Barkçin · İnsan Yayınları · 2020647 okunma
Puan vermedi·293 syf.··
2026 16. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 23:22
Merhaba sevgili kitapseverler Hamnet biraz yavaş okuduğum bir kitap oldu. Akıcı olmasına rağmen genel olarak hüzünlü bir anlatımı olduğu için midir bilmem hızlıca okuyup bitiremedim. Baştan sona acı, üzüntü, kasvet. Biraz boğdu beni. Dünyaca ünlü kişilerin bile hayatlarının acılarla dolu olabileceğini bir kez daha anladığım, bu kişilerin hayatlarında arka planda asıl yükü taşıyan gizli kahramanların da olduğunu hatırladığım bir kitap oldu. . Bu kitap Shakespeare'in Hamlet adlı ünlü eserini yazmasına neden olan oğlu Hamnet'i anlatıyor. Yazar günümüze ulaşan bilgilerden yola çıkarak onun hayatının perde arkasını, anne babasın, kardeşlerinin, eşi ve çocuklarının hayatını ustaca kurgulayarak bizi onun yaşadığı yıllara götürmüş. Aslında bu kitap bize onun hayatının gizli kalmış kahramanı eşi Agnes'in hayatına götürüyor. Bu kitabın kahramanı Agnes. İnsanların ellerine dokunarak onlar hakkında detaylı bilgi sezinleyen, hastalıklara tanı koyup bitkilerle tedavi edebilen bir şifacı Agnes. Herkesin derdine derman olan Agnes kendisine ve çocuklarına ne kadar yardım edebiliyor acaba? Kitapta en sevdiğim karakter Agnes oldu. Hani bazen bir kahramanın yanında olup ona destek olmak istersiniz ya işte öyle bir his... . Yazarın dili beni başlarda biraz zorladı. Anlatımda şimdiki zaman kullanması değişik geldi ama okudukça alıştım. . Sonuç olarak okunabilecek bir kitap. Shakespeare ve ailesi hakkında yeni bir şeyler öğrenmek ve güzel bir kitap okumak isterseniz tavsiye ederim. Sevgiyle... #kitapyorumu #hamnet
Edebiyat
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,4bin okunma