2/10
-“Ezilen bir kadın hikayesi anlatırken her seferinde neden bu cehaletle örtüşür veya bu cehaletin arkasında neden sürekli din ifade edilir? Onu merak ederiz.” der ve bu romanın içerisindeki bazı cümlelerin arasında yürümeye başlıyoruz. -Kızcağız şöyle sesleniyor daha sayfaların baş kısmında: “Bak canım hangi kapıdan çıktıysa aynı kapıdan girmelisin. Uğursuzluk getirir derlerdi.” diyerek aslında hurafelere ait olan geçmişin inançlarının, geçmişten bugüne dinselleştirilme sürecinde ifade etmeye çalışan Ayşe Kulin kitabının pek çok yerinde buna benzer cümlelerle aslında dinin geçmişten gelen hurafelerle süslenmiş bir unsur olduğunu, bunun da cehalete sürekli tetiklediğini bize bir şekilde anlatmaya çalışır. -Baba der Ayşe. -Baba erkek çocuğunun okuldaki gidişatından memnun değildi. Anne ise babanın oğlunun üzerine fazla gittiğini düşünüyordu diyerek Türk toplumunda annenin özellikle erkek çocuklara çok büyük bir özgüven verdiğini, kızlara ise ikinci plana atanların anneler olduğunu söyler. Kadını anlatırken diğer kadını anne sıfatıyla gündem ederek bu sefer insanları sıfatlardan alıkoyacak cinsel kimlikleriyle ön planda olmasını öğretmeye gayret eder Ayşe Kulin. -“Sen hasta değilsin ki abla. Kazadan dolayı sadece hatırlamıyormuşsun, öyle dediler. Aşağıdaki odalarda sorunlular kalıyor. Depresyon geçirenler, takıntı sorunu olanlar filan işte.” -Cümlede ne var diyebilirsiniz ama bilincimize şöyle kodlanıyor bu. Çünkü romanın içerisinde bu depresyon geçirenlerin genellikle dini kimliklerini çok ön planda tutulmuş. Birazdan göreceğiniz üzere o hasta insanların yaşadığı hayatları. -Aşağıdaki odalardalar çünkü aşağılarda bir hayatın sonucu bu. Din insanı aşağı çeken bir şey. Cehaleti getiren bir şey. Cehalet aşağılarda vardır. Hedefler hep yukarıdadır. Böyle izah edilir
Edebiyat
KördüğümAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20178,1bin okunma
6/10
·410 syf.·
2020 14. kitabı
Alışkanlıkların Gücü her sosyal medya ortamında sık sık karşıma çıkan bir kitaptı, sanırım reklam çalışmaları çok başarılı oldu ya da gerçekten beğenilen bir kitap olmayı başarmış. Böyle durumlarda, bir şeyleri kaçırıyormuş hissi veya kesin saçma sapan bir şeydir hissi arasında sarkaç misali gidip geliyorum. Benim için son kararı konu başlığı belirledi, farkında olalım ya da olmayalım alışkanlıkların hayatımıza etkisi çok büyük. Bu kitabı İngilizce okumaya karar verdim, hayal kırıklığı yaşarsam “reading” yapıyorum diyerek kendimi avuturum diye düşündüm. Bu yüzden kitap hakkında yanıldığım noktalar olabilir, önceden belirtiyorum ki rest çeken olursa kozum olsun. Gerçi ortam ya beğen ya da görmezden gel şeklinde ilerliyor, eleştiri yasak galiba. İçeriğe genel olarak bakacak olursak, kitap 3 ana konuya ayrılmış; bireysel alışkanlıklar, iş hayatı gibi organizasyonlardaki alışkanlıklar ve toplumsal alışkanlıklar. Bu üç farklı bölüm biraz dengesiz bir dağılıma sahip, benim beklentim bireysel alışkanlıklara daha fazla yer verilmesi yönündeydi ancak öyle değil. Neden böyle bir beklentim var? Çünkü organizasyon yapısında veya toplumda alışkanlıkları değiştirebilmek için daha çok yönetilen değil de yöneten olmak gerekiyor, istisnaları saymazsak kendi hayatımıza müdahale şansımız daha fazla. Topluluk içerisindeki alışkanlıklar neyi neden yaptığımızı sorgulamak adına önemli tabii ki, ancak siz yine de çok şey yapmayın… Alışkanlıklar önemli dedik, peki ama neden? Bunun birçok sebebi var ancak temelde insan beyni sürekli olarak bilgi bombardımanına tutuluyor. Beş duyu organımızdan sürekli gelen bilgileri anlamlandırmak, yorumlamak, doğru tepkiler verebilmek için çabalamakta ve enerjimizin ciddi bir kısmı bu işler için harcanmakta. İşte bu karmaşayı optimum şekilde yönetebilmek
The Power of HabitCharles Duhigg · Random House Publishing · 20142,564 okunma
Reklam
Puan vermedi·176 syf.··
2020 71. kitabı
Lisede depresif zamanıma denk gelmişti ve alıp okudum.Yazara kendimi daha yakın hissetmiştim bizzat duyguları okurken hissettim ama öyle muhteşem bi kitap mı değil ama okunabilir.Arada dertlenince kafanız kızınca rastgele bi sayfa açıp okuyabilirsiniz zira yazar sizin için yazmış zaten.Rahat rahat okunabilecek bi kitap.Ama okumazsanız bi şeyde kaybetmezseniz.
UlanNursen Yıldırım · Dokuz Yayınları · 2016518 okunma