Kördüğüm (Geçmişin kördüğümünü çözdüğünde, hayata yeniden başlarsın)Ayşe Kulin

·
Okunma
·
Beğeni
·
7.638
Gösterim
Adı:
Kördüğüm
Alt başlık:
Geçmişin kördüğümünü çözdüğünde, hayata yeniden başlarsın
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051851969
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
“Hayatım, beni cehenneme savuran bir rüzgârla altüst olmuştu, böyle olmasında ne suçum ne de katkım vardı. Etrafımda neler dönüyor, bilmiyordum.

Fakat tuhaf bir şekilde içinde bocaladığım çaresizlik duygusu giderek mücadele ruhuyla yer değiştiriyordu…”



Esrarengiz bir kaza sonucu bellek kaybı yaşayan, bu nedenle

“Gizem” adıyla anılan genç kadının tek bir isteği vardır:

kendi gerçeğine ulaşmak…



Bir süre hastanede kaldıktan sonra özel bir kliniğe yatırılan

Gizem, bu kapalı ortamda, hayal bile edemeyeceği travmalar yaşamış genç bir kadınla ve onunla özel olarak ilgilenen

Doktor Orhan’la ilişki kurar. Zamanla kendinde unutuşun o sımsıkı kilitli kapısını aralayacak gücü bulan Gizem, hatırladıklarıyla

kumpaslar, entrikalar ve rastlantılarla örülü, Türkiye’de

yaşanan bu karmaşık günleri de içine alan esaslı

bir kasırgaya kapılmış gitmekte olduğunu görecektir.



Kördüğüm, hayatının hassas bir evresinde, günümüzün

acımasız çarkları arasına sıkışmış genç bir kadının yaşadıklarını çarpıcı bir “geri dönüş” hikayesiyle anlatıyor.

Ayşe Kulin çok sevilen Kanadı Kırık Kuşlar’da olduğu gibi,

ülkesinin çalkantıları ile sarsılan ama tutkularına da sorumluluklarına da sahip çıkan genç bir kadının

ayakta kalma mücadelesini gözler önüne seriyor.



(Tanıtım Bülteninden)
Polisiye kitapları okumayı sevmiyorum. Belki işimi mesai saatleri bitiminde hayatıma taşımak istemediğimden olsa gerek diye düşünsem de, asıl mesele polisiye romanlarını okurken anlatımın bana çok komik gelmesinden kaynaklı. Hakikatten okurken çok gülüyorum. Yazarlar genellikle; Arka Sokaklar dizisinden esinlenerek karakterleri belirleyip olayları şekillendiriyorlar. Ama inanın ki o dizi ile uzaktan yakından alakamız yok. Hiç bir zaman bu denli aile birliği derecesinde iş arkadaşlarına bu kadar da anlayışlı üstlere sahip olmadım. Bir de Behzat Ç vardı ki, zannedersiniz teşkilatta hiç disiplin tüzük yok:)
Sayın Polisiye Roman Yazarları;
Tunceli'li olup; Elazığ'lıyım , Elazığ'lı olup Malatyalı'yım, Malatya'lı olup Sivas'lıyım diyerek batılı olmayı lütuf zanneden, buna rağmen ben Şafiiyim abdest aldığımda bana dokunma abdestim bozulur, aleviyim ramazan ayında oruç tutmam diyebilecek yürekte memurlarla çalıştım.
Para ödememek için WC lerde kimlik göstermeye kalkan hatta bunu verilmiş hak olarak kabul edip itiraz edildiğinde kavga çıkaran memurların yanı sıra, aldığı maaş ile hiç bir kanı bağı bulunmayan öğrencileri okutan bunun duyulmaması için elinden gelen gayreti sarf eden adam gibi adamlarla çalıştım.
Şirin gözükmek için gündemim gerektirdiği gazeteleri okumadıkları halde sırf tarafım bu işte demek için araçlarının ön camlarında sergileyen zavallıların gündem değişince birden bire sahte milliyetçilik ahkamlarına tanık olurken, Ahmet Kaya da dinlerim, Orhan Pamuk , Zülfü Livaneli de okurum ben neysem oyum diyerek ruhuna ihanet etmeyenleri de gördüm.
Saçlarım sarı olduğu için (boya aslında :)) ) ''ben amir karısıyım sadece benim saçlarım sarı olacak değiştir rengini'' diyen , eşleri bir rütbe alırken kendileri iki rütbe atlayan densiz amir eşleri ile de didiştim, çocuğum hasta olduğunda benimle birlikte hastanede sabahlayan halen dualarımda yer alan vefalı amir eşlerini ise her daim saygıyla andım.
Eskiden sadece hemşehricilik gruplaşmalarına maruz kalırken; ''toprağım, memleketlim '' korumalarını üzülerek seyrederken o günleri arayacak zamanları yaşadım.
İbadet etmeyen, eden, alkol alan almayan, işinden çıkıp hemen evine giden, gitmeyen kategorilerinin oluşturulduğu, birbirine zıt iki karakterin aynı ekip aracında düşmanlık beslediklerini iki tarafın da kişiliklere saygı duymadan açık arayarak kaba tabirle satışa getirme oyunlarından nefret ettim.
Bunları bilmiyorsunuz evet bilemezsiniz de. Yani yazmayın polisiye romanları.
Ayşe Kulin 'in her ne kadar kitabın türü polisiye olarak belirtilmemişse de konusunun belirlenmediği bir olay içerisinde buluyorsunuz kendinizi. Casusluk, örgütler, polisler, tanık korumalar var. Ama dediğim gibi olay ne öğrenemedim. Bir iki yerinde bir kaç terör örgütü gündemi yazmak adına anlatılıyor ama inanın onu da anlamadım. Sayın Ayşe Kulin, sen biyografi yaz, Kardelenleri yaz, ama illa gündemde satış yapar kitaplarım diye düşünerek açıkça ifade edemediğin olayları polisiye kisvesi altında yazma lütfen.
Niye mi okudum? Bir yazarın bir çok kitabını okumuş isem diğerlerini de okumalıyım zaafından kaynaklı bir hata.
Okumanıza değecek hiç bir tema yok. Okudum hata ettim, okur musunuz bilemem. Gerisi size kalmış:)
Ayşe Kulin sevdiğim ve çoğu kitabını okuduğum bir yazar. Bu defa bir polisiye kaleme almış ama sanki tam olmamış gibi hissettim.

Okurken sıkıyor mu? Hayır...
Akıyor mu? Akıyor...
Kelimeler iyi kullanılmış mı? Evet...
Ama bir şeyler yine de eksik kalmış.Kurgu zayıf, havada kalan konu çok, yani biraz yüzeysel kalmış kanımca. Belki beklentimin yüksek olması da olumsuz etkilemiştir beni ama sonuç bu...

Bari buraya kitapta da çokça geçen şu şarkıyı bırakayım, onu seviyorum ne de olsa :)
https://www.youtube.com/watch?v=2UXznE7MoSo
Ayşe Kulin'in kitaplarını severek ve beğenerek okurum. Özellikle bir kitabı var en beğendiğim(Gizli Anların Yolcusu).
Bu kitabına gelecek olursak; Bir kaza sonucunda bellek kaybı yaşayan ve başka bir adla anılan genç bir kadın, tek isteği; kendi gerçeğine ulaşmak... Gerçeğine ve belleğine ulaşmakta geç de olsa ulaşıyor. Lakin kurgusunu pek beğenemedin. Kitabı bitirdikten sonra kafamda soru işaretleri olmadı değil. Mesela o cipte ne yazılıydı? O cipte önemli şeyler olduğuna değindi yazar lakin ne olduğunu kitabın sonuna kadar da bilemedim (?)
Tavsiye etmek ve etmemekle kararsız kaldım. Tamamen sizlere bırakıyorum. Okuyacak olanlara keyifli okumalar diliyorum.
Devam kitabı olarak yazılmıs kördüğüm basit anlatımı hızla akıyor, duyguları veremeyen gunumuz populer kitapları gibi sırf satılmak icin yazılmıs gibi. Ne oldu, neden oldu, acıklama yok. İşid islenmis, suriye var, dıs güçler petrol icin verilen savas bu savasi takip eden sevgili, ayrılık ama anlatım bu kadar yüzeysel olur ancak. Beklemiyordum bu kadar kotu olmasını
“Kördüğüm” bitti. Yine sevdiğim bir Yazar Ayşe Kulin…

Hikaye de aksiyon ve merak duygusu ön plandaydı.

Ana karakterimiz Esra peşindeki adamlardan kaçarken, bir arabanın çarpması sonucu hafızasını kaybetmiş ve klinikte yatan bir genç kızımız…

Diğer yandan Esra’nın Gazeteci Sevgilisi Tarık Mardin de ağır yaralanmış ve hastanede tedavi altındadır. Esra Tıp Öğrencisidir ve Mardin’e sevgilisinin yanına koşar.
Tarık kendine geldiğinde Esra ya bir paket verir ve bunu acilen İstanbul da birine teslim etmesini ister…
Esra olaylardan habersiz apar topar yolla çıkar, tabi peşindeki adamlardan habersiz…

Onlardan kaçarken de bu kazayı yapar ve dünyası karanlığa bürünür… Artık ne kim olduğunu biliyordur nede bir şey hatırlıyordur…

Polisiye aksiyon türünde kördüğüm olmuş bir hikâye ve her zaman ki gibi Ayşe Kulinin günümüze gönderme yaptığı, güzel mesajları araya ustalıkla sıkıştırdığı bir kitap. Türkiye’nin politik durumu, terör olayları, Fetö, Emiyetteki köstebekler, kimseye güvenemeyeceğimizi ve Mustafa Kemal Atatürk’ün izlerinin silinmeye çalışıldığına dair mesajlarla güzel bir kitap olmuş…

Yazarın yüreğine sağlık. Ben severek okudum, herkese tavsiye ediyorum…
Üzgünüm ama malesef beğenmedim, olmamış,kitaba devam etmemdeki tek sebep kahramanı ile adaş olmamdı. Ayşe Kulin sevdiğim bir yazardır.Pek çok kitabını keyifle okumuşumdur.Ama son dönemledeki kitaplarını malesef beğenemiyorum ki Kördüğüm bence en vasat kitabı yazarın.
Yine Ayşe Kulin kalemini konuşturmuş yüreğini coşturmuş.Her kitabını heyecanla coşkuyla okuyorum .Böyle bir üslup akıcı bir dil geniş bir hayal dünyası bir araya geliyor. Suriye de bir örgütün eline düşen kızların ve gazetecinin yaşadıkları anlatılmış. Ayşe Kulin anlatılmaz sadece bir köşeye çekilinir okunur. Hepinize iyi okumalar sadece bir elinize alın yeter.......
Ayşe Kulin’i severek okuyorum.O yüzden çok büyük heyecanla ,günümüzde birebir yaşadığımız halde görmezden geldiğimiz pekçok konuyu bizlere güzel bir anlatım diliyle yazdığı kitabını da pekçok alıntılar yaparak okudum.Ayşe Kulin gerçekleri yazmayı seven bir yazar.Sevip sevmemek tabiki okuyucuya bağlı ama ben kendi açımdan(nacizane) böyle kıymetli bir kitap için okuyun ya da okumayın demiyorum.
Kesinlikle hayal kırıklığı olduğunu düşünüyorum.Ayşe Kulin in olamayacak kadar vasat bir kitap.Gerek olay örgüsü olsun gerek yaratılmış karakterler olsun içime sinmedi.
Cuma günü elinize alsanız,pazar günü keyifle bitirilecek polisiye tadında bir hafta sonu kitabı ''Kördüğüm.''Bütün Ayşe KULİN kitapları gibi sürükleyici ve lezzetli. Okuyanların yazarın ''Kanadı Kırık Kuşlar'' kitabından tanıdığı ''Esra'' karakteri üzerine kurulmuş,konu açısından politik ve etnik bir kördüğüm seçilmiş olmasına rağmen;İşid,Fetö ve derin devlet gibi yaralara hafifçe dokunulup,ama şöyle sağlam bir şekilde ellemeden kıyısından geçilmiş bir roman.
Bir hastane odasında adını bile hatırlamayarak gözünü açan tıp öğrencisi Gizem'in; peşindeki kim olduğu ve ne amaca hizmet ettiği bilinmeyen bir adamdan kaçarken kaza geçirdiğinin anlaşılması üzerine,psikiyatrist Orhan gözetiminde özel bir kliniğe yatırılmasıyla başlıyor kitap.Hafızasının üzerindeki perde kalktıkça;aklından bile geçmeyecek bir elin;Onu hangi kirli odaklara sürüklemeye çalıştığı ortaya çıktıkça, üzerine de o tadında polisiye dozu eklenince;keşke Ayşe KULİN bu konuyu daha derin işleseydi diye hayıflanarak ama yine de bir çırpıda okuyacağınız bir roman. Tavsiye ederim.
Kitap yeni bitti.. Sanki biraz yeşilçam filmi gibi gelip aynı zamanda güncel olaylarla harmanlanan güzel bir eser .. Diline yüreğine kalemine sağlık ayşe kulin....
Kurgusu güzel hazırlanmış, düğümleri çözme aşamaları gayet başarılı, sürükleyici bir roman. Vermek istediği mesajları gayet açık ve özenle yerleştirmiş kurgunun içerisine. Olumsuz yorumlara rağmen ben çok başarılı buldum. Elimden düşüremedim. Bir kaç saate kitabı bitirdim.Ayşe Kulin'e tebrikler. Kendine özgü anlatımı ve çizgisiyle gerçekten hoş bir kitap.
"Merhamet, adalet, özgürlük ve eşitlik... ancak mücadeleyle elde edilebilirdi."
Ayşe Kulin
Sayfa 292 - Kitabın son alıntısı
Depresyondaki insan,kimseyle iletişim kurmak istemez,zorlanınca büsbütün hırçınlaşır.
Ayşe Kulin
Sayfa 40 - Everest Yayınları
Öyle uzak ki yerim uzakları aşıyor
Bütün özlediklerim benden ayrı yaşıyor
Ya her şeyim ya hiçim, sorma dünyam ne biçim
Bir kördüğüm ki içim çözdükçe dolaşıyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kördüğüm
Alt başlık:
Geçmişin kördüğümünü çözdüğünde, hayata yeniden başlarsın
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051851969
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
“Hayatım, beni cehenneme savuran bir rüzgârla altüst olmuştu, böyle olmasında ne suçum ne de katkım vardı. Etrafımda neler dönüyor, bilmiyordum.

Fakat tuhaf bir şekilde içinde bocaladığım çaresizlik duygusu giderek mücadele ruhuyla yer değiştiriyordu…”



Esrarengiz bir kaza sonucu bellek kaybı yaşayan, bu nedenle

“Gizem” adıyla anılan genç kadının tek bir isteği vardır:

kendi gerçeğine ulaşmak…



Bir süre hastanede kaldıktan sonra özel bir kliniğe yatırılan

Gizem, bu kapalı ortamda, hayal bile edemeyeceği travmalar yaşamış genç bir kadınla ve onunla özel olarak ilgilenen

Doktor Orhan’la ilişki kurar. Zamanla kendinde unutuşun o sımsıkı kilitli kapısını aralayacak gücü bulan Gizem, hatırladıklarıyla

kumpaslar, entrikalar ve rastlantılarla örülü, Türkiye’de

yaşanan bu karmaşık günleri de içine alan esaslı

bir kasırgaya kapılmış gitmekte olduğunu görecektir.



Kördüğüm, hayatının hassas bir evresinde, günümüzün

acımasız çarkları arasına sıkışmış genç bir kadının yaşadıklarını çarpıcı bir “geri dönüş” hikayesiyle anlatıyor.

Ayşe Kulin çok sevilen Kanadı Kırık Kuşlar’da olduğu gibi,

ülkesinin çalkantıları ile sarsılan ama tutkularına da sorumluluklarına da sahip çıkan genç bir kadının

ayakta kalma mücadelesini gözler önüne seriyor.



(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 566 okur

  • Buket Arslan
  • Mehmet BAĞCI
  • Zehra Er
  • Sinem Demir
  • Rainbow 2071
  • merve kızıl
  • Selma Aktaş
  • Rukiye Cansız
  • Suna İnce
  • Pinar Avci

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%9.8
14-17 Yaş
%6.7
18-24 Yaş
%14
25-34 Yaş
%15.2
35-44 Yaş
%34.1
45-54 Yaş
%15.9
55-64 Yaş
%1.8
65+ Yaş
%2.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%85.5
Erkek
%14.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%15 (33)
9
%15.9 (35)
8
%14.5 (32)
7
%24.1 (53)
6
%14.5 (32)
5
%7.3 (16)
4
%3.6 (8)
3
%2.3 (5)
2
%1.8 (4)
1
%0.9 (2)

Kitabın sıralamaları