Asıl adı Esra ama kaza geçirdiği için hiçbir şeyi hatırlamayınca her şey ortaya çıkana kadar yatırıldığı klinikte ona "Gizem" adını verdikleri genç bir doktor adayının başından geçenleri anlatıyor Kördüğüm. Savaş muhabiri gazeteci sevgilisi Tarık’ın Suriye’de haber peşindeyken yaralanır ve Mardin’de hastaneye yatırılır. Bunu duyan Esra sevgilisini yalnız bırakmamak için Tarık’ın yanına gitmeye karar verir. Tarık, Esra’dan son bir şey ister; kendisi için hayati önem taşıyan iki hafıza kartını İstanbul’a götürerek ismini verdiği bir gazeteciye teslim etmektir. Esra, hafıza kartlarını alıp İstanbul’a doğru yola çıktığında büyük bir tehlikeye doğru koştuğunu bilemiyordu.
ESRARENGİZ BİR KAZA
Sevgilisinin verdiği görevi eksiksiz biçimde yerine getirmek için yola çıkan Esra’ya başka birisi daha eşlik ediyordu. İki hafıza kartı için Esra’yı takibe alan bazı karanlık odaklar genç kadını adım adım takip etmeye başlar.
Bunu fark eden Esra ise büyük bir korkuya kapılarak izini kaybettirmeye çalışır. Ara sokaklarla kendisini takip eden adamdan kaçmak için polis hırsız gibi bir kovalamaca başlayınca, karşıdan gelen arabayı fark edemeyen Esra için her şeyin hem başlangıcı hem de bitişi olacağını, hatta hafızasını kaybedeceğini bile tahmin edemezdi.
Bütün bunlar sevgilisi Tarık’ın verdiği kartlar yüzünden başına geliyordu. Hastaneye yatırılan Esra, bildiği her şeyi unutarak bellek kaybı yaşar. Hayatına ve yaşadıklarına dair tek bir bilgi kırıntısını bile hatırlamakta zorlanan Esra’nın adı hastane çalışanları tarafından her şeyi hatırlayana kadar "Gizem" olarak değiştirilir. İşte böyle Esra’nın Gizem olma hikâyesi.
DOKTOR ORHAN VE ÖZEL KLİNİK
Özel kliniğin sahibi Doktor Orhan Bastıyalı’nın çocukluk arkadaşı meslektaşı Doktor Cemil, kendisini arayıp kliniğinde bir hastası için yer olup
Hikaye ilk sayfalarda sizi içine çekiyor Esra’nın (Gizem) hayatına dahil olup onun yaşadıklarını merak ediyorsunuz ancak ilerleyen bölümlerde anlatım giderek sıradanlaşıyor ve kitap baştaki etkisini kaybediyor. Sonuç olarak beni tam anlamıyla tatmin eden bir kitap olmadı. Başlangıcı güçlüydü ama sonlara doğru hem tempo düştü hem de anlatım zayıfladı.
İlk defa aşık olan doktor bir kızın savaş habercisiyle olan aşkı ve çocuğun zengin olma yönünde kızcağızı kurye olarak kullanmaya başlamasıyla oluşan olaylar bütünü
Olaylara kısaca değinecek olursak Gizem geçirdiği trafik kazası sonrası hafızasını kaybetmiş bir kızdır. Yaşadığı bu hafıza kaybı nedeniyle hayata, insanlara hatta geçmişine bile güveni yoktur. Süreç içerisinde kendisini Dr. Orhan'ın kliniğinde bulur. Gizem'in hafızasını kaybetmesiyle birlikte sır perdesi aralanamayan kazayı aydınlatmak kitaptaki kahramanların gayesidir. Çünkü bu kaza içerisinde birçok şüphe barındırmaktadır.
Sayfaları okudukça Gizem'in vereceği kararlar, izleyeceği yollar ve hatırlayacağı geçmişi bende merak uyandırdı. Yalın bir dille yazılmış, anlatımı akıcı ve sürükleyici bir kitaptı. Açıkçası okuyamadığım zamanlarda aklımı kurcaladı ve sabırsız biri olan beni olayların çözümlenme süreci bir hayli heyecanlandırdı. Okumak isteyenlere tavsiyemdir.
Keyifli okumalar dilerim.
*Ayşe Kulin'den akıcı bir roman daha.Edebi açıdan çok zengin bir roman olduğunu söyleyemem ama kışın, çayını yudumlarken okumalık akıcı bir hikâye.Bir Ayşe Kulin kitabına başlayınca zaten bir şekilde kitabın sonu geliyor daima...
*Yazarın araya serptiği fikirleri de gayet dozunda ve yerinde.
Kitap oldukça akıcıydi. Ayşe kulin zaten başlı başına çok sevdiğim bir yazar . Ne yazsa okurum dediğim birkaç yazarlardan. Kitaba gelecek olursak. Gazeteci sevgilisi olan kız oldukça kötü bir tuzağa düşer bu esnada kaza yapar ve hafuza kaybı yaşar. Daha doğrusu öyle davranır. Kitapta o dönem yaşanan Türkiye'de ki olaylardan da bahsedilir açıkçası Gizemin bsaina neler neler geliyor.... Okunmaya değer kitaplardandi.
Ayşe Kulin kitabı tabikide çok iyiydi. Sıradan bir hayat standardına sahip karakterleri farklı hikayeleştirme yöntemi olmuş bu eser. Akıcı,sürükleyici ve gizemliydi. Çipin içinde yazan sırrı okuyucu olarak bilmek isterdim ama o zaman da kitap siyasileşmeye doğru kaymış olur ve derine inmek gerekirdi. Tarık'ın anlatımından içeriği hakkında bilgi sahibiyiz ama daha çok kişi,mevki,kuruluş isimleri gibi şeyler heyecan verici olurdu ama muhtemelen kitap da yayınlanmamış olurdu:) dr. Orhan'ı o kadar benimsedim ki gerçekten kucaklayasım geldi. Kitabı okumaktan ziyade biraz yaşadım gibi bir his oluştu bende. Zevkle okudum ve çok beğendim. Tavsiye ederim.
Başladığınız andan itibaren sizi içine sürükleyen bir hikâye. O zamanki gündemden izler taşıyan bir içeriğe sahip. Esra'nın (nam-ı diğer Gizem) hayatının bir bölümünü ele alıyor. Olay klinikte başlayıp yer yer hastanelerden, başrolün evinden sahneler içeriyor. Tek solukta bitirilecek çerezlik bir kitap esasen. Sonunda bir sürprizi yoktu mesela, her şey olacağına vardı. Ne olmasını istediğimden emin değilim lakin pek heyecansız bitti, tatmin ediciliği tartışılabilir. Sahi, çipi en son kim ele geçirdi?!
Şarkıyı da pek bi beğendim.
Ayşe Kulin Türk edebiyatının en değerli yazarlarından bir tanesi, genellikle sürükleyici ve güncel konulara değinen bir yazar Kördüğüm ’de yine güçlü, kendinden emin, kararlı güçlü bir kadın karakter oluşturmuş ve yine kaleminin ustalığını gözler önüne sermiş. Cesurca yazdığı cümlelere diyecek tek bir söz bile bulamıyorum. Kitap yazarın imzası haline gelen akıcı dili sayesinde çok hızlı okunuyor. Karakterlerin pişmanlıkları ve iç dünyası başarılı şekilde yansıtılmış, ama bu kitap hiç olmamış tıpkı Zülfü Livaneli'nin Bekle Beni'si gibi olmuş. Hikayenin sonu havada kalmış düğümleri tam çözülmemiş. Ayşe Kulin tarihi romanlarındaki o derin araştırmayı bu güncel romanda ben bulamadım farklı bir tarz denemeye çalışmış olmasını doğru buluyorum ama polisiye zor bir tarzdır heyecanı hep yüksek beyin zorlayan ve ters köşe bir sonla okuyucuya son dokunuşu yapan heyecanlı bir tarzdır. Kördüğüm polisiye/ psikolojik bir tarz denemiş yazar ama tek kelimeyle olmamış.
Sadece kendi rızasıyla yanında kalanlar senindir. Ayşe Kulin'in güçlü ve etkileyici kaleminden bir solukta okuyabileceğimiz şahane bir eser. Kanadı Kırık Kuşlar, kitabında tanıştığımız Esra'nin, yarım kalan hikayesinin devamını anlatıyor Kördüğüm. Esra ailesiyle, sevgilisiyle, yaşadığı ülkenin gerçekleriyle ama en önemlisi kendisiyle yüzleşiyor. Ayşe Kulin'in yazdıklarını okumayı seviyorum. Kördüğümü de sevdim. Keyifli okumalar, kitapla kalın...
Kaleme aldığı biyografik eserleri ve romanlarıyla çok okunan yazarlardan biri olmuş ve birçok ödül kazanmıştır. Üslubundaki akıcılık ve yalınlıkla büyük övgü alan yazarın öykü ve kitapları senaryolaştırılıp beyazperdeye aktarıldı. Arnavutköy Amerikan Kız Koleji Edebiyat bölümünü bitirdi. Çeşitli gazete ve dergilerde editör ve muhabir olarak çalıştı. Uzun yıllar televizyon, reklam ve sinema filmlerinde sahne yapımcısı, sanat yönetmeni ve senarist olarak görev yaptı.
Öykülerden oluşan ilk kitabı Güneşe Dön Yüzünü 1984 yılında yayımlandı. Bu kitaptaki Gülizar adlı öyküyü, Kırık Bebek adıyla senaryolaştırdı ve bu filmi 1986 yılında Kültür Bakanlığı Ödülü'nü kazandı. Kulin, 1986'da sahne yapımcılığını ve sanat yönetmenliğini üstlendiği Ayaşlı ve Kiracıları adlı dizideki çalışmasıyla Tiyatro Yazarları Derneği'nin En İyi Sanat Yönetmeni Ödülü'nü kazandı, 1996 yılında Münir Nureddin Selçuk'un yaşam öyküsünün anlatıldığı Bir Tatlı Huzur adlı kitabı yayınlandı. Aynı yıl, Foto Sabah Resimleri adlı öyküsü Haldun Taner Öykü Ödülü'nü, bir yıl sonra aynı kitabı Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazandı.
1997'de yayınlanan ve Aylin Devrimel'in hayatını konu alan Adı: Aylin adlı kitabı ile, İstanbul İletişim Fakültesi tarafından yılın yazarı seçildi. Bu kitap yazarın çok geniş kitleler tarafından tanınmasını sağladı. 1998 yılında Geniş Zamanlar adlı öykü kitabı, 1999'da İletişim Fakültesi tarafından yılın romanı seçilmiş olan Sevdalinka ve 2000'de yine bir biyografik roman olan ve Füreya Koral'ın hayatını aktardığı Füreya yayınlandı.
Ayşe Kulin, 2001 yılında yayımlanan Köprü isimli romanı ile Türkiye'nin doğu illerinde yaşanan dramın kökenleri ve cumhuriyet tarihi içindeki nedenlerini ele aldı. Bu romanı, 2006 ve 2008 yılları arasında Star TV'de aynı isimle dizi olarak yayınlandı. Yine 2002 yılında yayınlanan Nefes Nefese isimli romanı ile İkinci Dünya Savaşı sırasında yüzlerce Yahudi'yi soykırımdan kurtaran Türk diplomatlarının kahramanlıklarını bir aşk öyküsü ile birlikte işliyor. Nefes Nefese romanı toplamda 34 ülkede yayınlandı. Ayrıca Ayşe Kulin bu romanıyla İtalya'da verilen Premio Roma Ödülleri'nde finale kalan beş yazardan biri oldu. Geniş Zamanlar adlı öykü kitabı, 2007 yılında Star TV'de aynı adla dizi olarak yayınlandı.
2004 yılında yazdığı Gece Sesleri romanı, aynı adla televizyona uyarlanarak 2008 ve 2009 yılları arasında Show TV'de yayınlandı. Yine 2009 yılında yazdığı Tek ve Tek Başına Türkan adlı Biyografik romanı, aynı adla televizyona uyarlanarak 2010 ve 2011 yılında arasında Kanal D'de yayınlandı.
2007 yılının Kasım ayında UNICEF Türkiye İyi Niyet Elçisi oldu. 2008 yılında yazdığı Veda romanı, aynı adla televizyona uyarlanarak 2012 yılında Kanal D'de yayınlandı.
İtalyancaya çevrilen Nefes Nefese adlı romanı, 2016'da İtalya'nın en prestijli roman ödüllerinden Premio Roma'da en iyi yabancı roman dalında ödüle layık görüldü.