1000Kitap Logosu
Tutsak Güneş
Tutsak Güneş
Tutsak Güneş

Tutsak Güneş

OKUYACAKLARIMA EKLE
7.9
933 Kişi
3.456
Okunma
845
Beğeni
17bin
Gösterim
440 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 12 sa. 28 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Everest Yayınları · Ekim 2015 · Karton kapak · 9786051419336
"Güneşimizle aramızda kara kedi gibi duran o Gökcisim, bir gün çekip gidecekti elbette. Belki çok yakındı çözüm. Kapıdaydı. O an gelene kadar bize düşen, sanki güneş gökte parlıyormuşçasına yaşamayı sürdürmekti. Hayata tutunmaktı. " Yakın gelecekte, yeryüzünde bir ülke… Tiran ölmüş ve oğlu başa geçmiştir. Ülke, din ulemaları ve polisler ordusundan oluşan bir demir yumrukla yönetilmektedir. Katı yasalarla sınıflara ayrılan halksa, yoğun denetim ve gözetim altında yaşamaktadır. Güneşse, kimselerin nasıl, neden olduğunu hatırlamadığı bir dönemden bu yana, "Gökcisim" denilen dev bir kütlenin ardındadır. Her yer buz tutmuş, yaşam sevinci tüm canlılardan el ayak çekmiştir. Gelgelelim yıpratıcı uykusuzluğuna çare arayan bilim kadını Yuna, geçmişine, kaderine ve en önemlisi de, bir kadın olarak tutkularına sahip çıkarak, beklenmedik bir şekilde gerçekleri sorgulamaya başlar. Topluma dayatılan kuralların, değişmez varsayılan yasaların, sonu gelmez sansürün mutlak olmadığını fark eden Yuna, sorumluluğunu üstlenip, deyim yerindeyse, güneşe açılan kapıyı aralamayı göze alacaktır. Geçmişle hesaplaşmalar, düzenle çatışan tutkular ve insanı dönüştüren aşklar… Ayşe Kulin, okurlarını sarsıcı bir gelecek hayal etmeye davet ettiği Tutsak Güneş'te, genç bir kadının unutulmaz uyanış hikâyesini anlatıyor. (Tanıtım Bülteninden)
4 mağazanın 4 ürününün ortalama fiyatı: ₺30,71
7.9
10 üzerinden
933 Puan · 209 İnceleme
Elif ♪ꕥ
Tutsak Güneş'i inceledi.
440 syf.
Bilinçlenmeyin! Yine yangınlar yine ben!
Selamlar... Yeni tip incelemelerime uyguladığım teknik burada da geçerli olduğu için kitabı merak eden okurlar adına ufak bir konu bilgilendirmesi, tamamıyla öğrenmek isteyenler için alıntı olarak paylaştığım cümlelerin yorumlarını, kendi ,kitap hakkındaki, görüşlerimi ve konuyu detaylı bir şekilde ele almak istiyorum çünkü günümüzle bağlantı kurabilmek için ya da o dünyayı siz okurlara daha iyi anlatabilmek için bir sürü not çıkardım. Bu cümle uzun oldu, bir daha okumayın. :D 1.TİP OKUR NOTU: Profesör Yuna Otis oğluyla ve annesiye birlikte yaşamaktadır. Gezegeni ve Güneşleri arsaına giren Gökcisim onun D vitamini eksikliğinden unutkanlık derecesini etkileyip psikoloğa yönlendirirken, Yuna geçmişine dair birçok sır keşfeder. Ailedeki muhalifler bir olup -aynı evin içinde 3 kişi de muhalif ama haberleri yok :d – hükümete karşı ayaklanma çıkarır. Bu ayaklanma öyle basit bir protesto değildir. Ölümcüldür, yaralayıcıdır. Yuna'nın bir yandan işi, ailesi, muhalifliği, aşkı... Her şeyle başa çıkmak onun için zordur ve kitap bu süreci işler. Merak ettiğiniz bir şey varsa yorumlara değil de mesaj yoluyla iletebilirsiniz çünkü okuyacak olanlar spoiler yemesinler. ;) 2.TİP OKUR NOTLARIM: Prof. Yuna Otis, oğlu Regan 7-8 aylık bir bebek iken boşanmıştır. Çünkü o dünyada ailede olması gereken çocuk sayısı bu değildir. Herkesin 5-6 oğlu/kızı olmalıdır. Böyle kalabalık ailelerde babanın maaşı kat kat arttırılarak verilir. Hükümete çok fazla birey vermek adına. Son olarak çocuğu olmayan kadınları, eşleri boşayabilir. Bu hukuk için çok güçlü bir göstergedir. 1984'te de hükümet için casuslar yetiştiriliyordu. Birkaç benzer detayda her ana başlığı paylaşacağım. Bu gezegen Dünya değildir. Gezegenle Güneş'in arasına “GÖKCİSİM” girmiştir. #115422791 Ayşe KULİN bunun hakkında çok iyi değerlendirmeler yapmış. İnsanlar ışık görmediği için vitaminsizlikten kolayca hastalanıp ölüyorlar. Bu günlerde biz de eve kapanıp oturduğumuz iyi bir mesaj oldu bana da. Buna benzer bir detay yani bununla bağlantılı: Haliyle Güneş olmayınca herkesin gözlerinin feri gitmiş, ışığı yani. Teni solmuş. Saç dökülmesi gibi birçok şikayet var. Güneş ışınlarının D vitamini yaydığı, çıkıp güneşli ülkelerde tatil yapmak gerektiği söylenmiş. Hoca demişti, başka ülkelerden ,güneş göremeyen ülklerlerin insanları, bizim ülkeye güneşlenmeye geliyor diye. Bu da öyle çarpıcı bir nokta. Şimdiki madde herkes için geçerli. Paketlenmiş gıdacılar, pizzacılar, hamburgerciler, dürümcüler... Fast food dediğimiz hazır, market yiyeceklerinden kendini alamayanlar. Hoparlörle anons yapıyormuş gibi hissettim kendimi. :D Bu gezegende de uzayda astronotların bizden farklı tüketimleri gibi toz yiyecekler tüketiliyor. Kâh suyla karıştırıp, kâh diledikleri gibi. Ailenin diğer üyeleri sebze ağırlıklı yemek tüketirken ünlü bir profesör olduğu için vakit bulamayarak bunlarla aldanarak unutkanlık yaşıyor. Bunun için gittiği psikologda başına gelmeyen kalmıyor geçmişi ile ilgili. Arkadaşı uyarıyor onu. Bol bol sebze, et ye diye. Bu gezegende bir atkı, bir çorap, bir çizme, bir pantolon var. Her şeyden bir tane. Üzerindeki düğmeyi istediğimiz gibi ayarlayınca kıyafet istediğimiz rengi alıyor. Bu gerçekte de olmalı... Eşler/kızlar evin erkeğinden dayak yiyebiliyor ve bu zavallılar herhangi bir resmi kuruma başvurduğu zaman “eş/baba oldukları için” yaralama, öldürme gibi -tabi nadiren ceza veriliyor bunlara- olaylarda hafifletilmiş ceza alıyorlar. Muhalifler suyun elektromanyetik güç ile sinyalleri etkilediğini bulmuşlar. Böyle bir şey gerçekte var mı, bilgilendirirseniz sevinirim. Bu dünyayı tanıdığımıza göre başlayalım. Buraya geldiyseniz 1. notu da okumuşsunuzdur. Yuna arkadaşı Arike sayesinde Tamur adında biriyle tanışır. Tamur onun gözlerini açar. Tamur'un arkadaşı Kutkar gezegenin arasında duran bu gökcismin tam olarak hangi ülkeleri karartıyorsa, patlayıp bu ülkelere zarar verceğini keşfeder. Kutkar kaçırılır vs. olaylar. Bir de Yuna eşinden boşandığı için Zogar bir daha evlenmiştir yani Yuna'nın eşi. Regan baba bağı ile birçok kardeşe sahip olmuştur. Ona en yakın kardeşi Dina'dır. Dina da muhalif... Regan ise hükümetin yanında gibi ama o baş muhalif çıktı ya şok oldum. Ya da BİM =) Yuna'nın annesi Samira yaşlıdır, bugüne kadar hep bunaklık numarası yapmıştır ve eşinin arkadaşı yani Yuna'nın babasının arkadaşı tarafından tecavüze uğramıştır. 1 puan kırmamın sebeplerinden biri çok gereksiz, sadece sayfa doldurmak adına oluşturulmuş bir karakter Malek. Güya o olaydan sonra vicdan azabı çekip Regan'ın önünü açmıştır. Neyse boş verin bunları. Protesto, onların tabiriyle dayanışma günlerinden bahsedelim biraz. Robotlar bu eylemci insanları hükümet karşıtı olduğu için eziyor, ateş edip öldürüyor. Bir diğer ayrıntı ise bu robotlar aşırı sevimli. Gülüyorlar ama kendilerine kodlanan işi yapıyorlar. Çok korkunçtu o sahneler. En sonunda muhalif Anneanne ölüyor ama ezildiği için değil... Burada Regan ile nişanlanacak olan Ayserin ve doktor babası tespit ediyor ve kadın söylemeyin dediği için kimseye söylemiyorlar. Şimdi sayfa 384'te geçen, bizim Samira'nın hastalığını ele alalım: “ Masona'nın bir adı da 'Sinsi Hastalık'. Hiçbir belirti göstermeden son evreye kadar ilerleyebiliyor. Tıp, kanseri yıllar önce halletti, şimdi de bu çıktı başımıza. Dünya yirmi yıldır Masona'nın sırrını çözmeye çalışıyor.” Bu hastalığa yakalandı anlayacağınız üzere ve son 20 sayfa kala öldü ama ülkenin kötü yönetimden kurtulduğunu gördü. Daha çarpıcı bir bitiş olabilirdi ama: Tamur ile Yuna tatile çıktı ve kitap bitti. Şaka gibiydi bu son. Önemli nokta, Oğulhan'ın emriyle, Ramanis Cumhuriyeti, Faraday Krallığı'na savaş açtı. Böyle bir son. “Ne okudum ya ben” diyebileceğiniz distopik bir eser. Biraz da eleşiri yapalım ama değil mi? İlk başta Ayşe Kulin'in dilini hiç sevmedim. “O ne öyle devrik devrik bir sürü cümle...” dediğim oldu. Aslında ben kendimi eleştiriyormuşum fark etmeden. Birkaç yazımı okuyunca fark ettim. Yani devrik cümle çok ve ben devrik cümle kurmaya bayılıyorum, tam anlamıyla! Bir de çok özgün gelmediği için bazı bölümleri atladım. Televizyonlar, saatler dinleniyor. 1 puanı o yüzden kırdım. 1984 sonra yazılsaydı ondan da kırardım zaten. :) Yayınevi çok gereksiz virgül kullanmış ya da yazar, artık her kimse işte.Benim inclemem bu kadardı ancak şöyle bir ricam olacak. Ne kadarını okudunuz, nasıl buldunuz, fikir sahibi oldunuz mu yorumdan ya da DM'den litfen yazın. Kitapla, Güneş'le (:D) kalın. Sevgiler... (: :)
Tutsak Güneş
7.9/10
· 3.456 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
5
191