Arkadaşıma Veda

Zülfü Livaneli
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 26 dk.
Sayfa Sayısı:
192
Basım Tarihi:
Ekim 2016
İlk Yayın Tarihi:
2010
Yayınevi:
Doğan Egmont Yayıncılık
Orijinal Dil:
Türkçe
Orijinal Ülke:
Türkiye
ISBN:
9786050937466
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·192 syf.··
2025 99. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2025 16:18
Salih Bozok'un Atatürk ile Selanik'te çocukluklarından başlayan, yaverliğine kadar, hiç ayrılmadan devam eden hayatları. Haliyle Atatürk'e vedası da hazin oldu Salih Bozok'un. Tüm yaşadıklarını özellikle oğluna ithafen kaleme alıp kağıda dökmüş. Hem bir ulusun kurutuluş mücadelesini, bir devletin yeniden kuruluşunu okudum hem de Atatürk ve yaverinin çocukluktan başlayan ölümüne dek süren yaşanmışlıklarını onur duyarak okudum. Ruhları şad olsun. Minnettarız. .
1000Kitap
Arkadaşıma VedaZülfü Livaneli · Doğan Egmont Yayıncılık · 20166,2bin okunma
Arkadaşıma Veda
Puan vermedi
Cumhuriyet’in kurtuluşuna giden zaman içinde tüm yaşananları eşlik eden bir dostluk;bir hayali gerçek kılan iki yürekli insan: Salih Bozok ve Mustafa Kemal Atatürk. Arkadaşına Veda,can dostu,silah arkadaşı, sadık yaveri Salih Bozok’un gözünden Mustafa Kemal Atatürk’ ü,okul ve askerlik hayatını, annesiyle kurduğu ilişkiyi, doğa ve hayvan sevgisini aktarıyor.
2024 Okuma Raporları
Arkadaşıma VedaZülfü Livaneli · Doğan Egmont Yayıncılık · 20166,2bin okunma
10/10
·190 syf.··
2025 29. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2025 03:32
Kitap Salih Bozok’un Atatürk ile anılarını anlatıyor. Salih Bozok Paşamızın kararlığını, cesaretini, merhametini,zekasını anılar aracılığıyla çok güzel aktarmış. Samimi üslubu ve beni mest eden çizimleriyle kitap akıp gitti sanki…. Herkesin Salih Bozok gibi bir dostu olmalı diyorum ve bu kitabı herkese tavsiye ediyorum.
Arkadaşıma VedaZülfü Livaneli · Doğan Egmont Yayıncılık · 20166,2bin okunma
10/10
·192 syf.··
2025 33. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2025 20:47
Arkadaşıma Veda, çocukların Atatürk'ü okuyabileceği en güzel kitap diyebilirim. Salih Bozok'un oğlu Muzaffer'e yazdığı bir mektubu anlatmış. Özellikle 29 Ekim 1938'i o kadar içten yasatmış ki okuyup etkilenmemek mümkün değil. Anlatan Bozok,Anlatılan Atatürk,kalem Livaneli... Söz bitmiş olmalı.
1000Kitap
Arkadaşıma VedaZülfü Livaneli · Doğan Egmont Yayıncılık · 20166,2bin okunma
Kavuşmalı veda...
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2022 29. kitabı
Livaneli yine yeniden kalemine hayranlık ve saygı duymama sevk etti beni. Mustafa Kemal Atatürk'e veda etmedik, bedenini toprağa, fikrini ve emanet ettiği Cumhuriyet'i ölümsüzlüğe taşıdık bugün,yarın, daima... "Çıktık açık alınla, on yılda her savaştan. On yılda on beş milyon genç Yarattık her yaştan Başta bütün dünyanın saydığı başkumandan..."
1000Kitap
Arkadaşıma VedaZülfü Livaneli · Doğan Egmont Yayıncılık · 20166,2bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2020 19. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mart 2020 15:16
Atatürk'ün hayatını defalarca okumama rağmen, her defasında daha çok hayran kalıyorum hayatına, karakterine.. ve her defasında kitaplarda hayatının sonuna yaklaştıkça, hayat dolu enerjisi yerini "ölüm" kelimesinin soğukluğuna bırakırken, duyduğum üzüntü hep aynı kalıyor.. Bu nedenle kitap bitmesin istedim. Ama buna rağmen Salih Bozok'un oğluna ithafen yazdığı mektubunda Atatürk ile olan, fazlasıyla fedakarlık içeren dostluklarına şahitlik etmek isteyenlere tavsiyemdir.
Arkadaşıma VedaZülfü Livaneli · Doğan Egmont Yayıncılık · 20166,2bin okunma
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2025 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2025 10:24
İçtenlikle yazılmış bir eser. Dost olmak... Dostluktan ziyade kardeş olmak... Atatürk'ü arkadaşının dilinden, düşüncelerinden okumak bambaşka bir duygu hissettirdi... Her yaştan okuyucunun keyifle okuyacağı bir kitap olmuş. Kalemine sağlık Zülfü Livaneli Keyifli okumalar...
Duygu ve Düşünce
Arkadaşıma VedaZülfü Livaneli · Doğan Egmont Yayıncılık · 20166,2bin okunma
10/10
·192 syf.··
2021 24. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2021 23:42
İleride bir çocuğum olursa ve olurda benden kitap tavsiyesi isterse hiç şüphesiz okumasını isteyeceğim bir kitap. Atamızın; hayatını, başarılarını, çocuk ve doğa sevgisini, güzel arkadaşlık ilişkilerini ve millet sevgisini içinde barındıran harika bir eser. Bu kitabı okurken oldukça gururlandım. Eminim okurken sizlerde gururlanacaksınız. Herkesin okumasını tavsiye ediyorum. Okuyun, okutturun :)
Arkadaşıma VedaZülfü Livaneli · Doğan Egmont Yayıncılık · 20166,2bin okunma
Arkadaşıma Veda Muhteşem Bir Kitap ️
Puan vermedi·192 syf.··
2019 5. kitabı
Hiç yalan söylemeyeceğim muhteşem bir kitap ister büyük ister küçük olun bu kitabı okuyun Kısaca anlatayım Atatürkün en yakın arkadaşının çocuğuna yazdığı bir veda mektubu, Atatürk Öldükten Sonra O Yaşamak İstemez Ve çocuğuna bu mektubu yazar ve mektup yazılırken de bütün hatıralar bir kitap olacak kadar büyür...
1000Kitap
Arkadaşıma VedaZülfü Livaneli · Doğan Egmont Yayıncılık · 20166,2bin okunma
Puan vermedi·192 syf.·
2020 23. kitabı
Bir kaç saat içinde okunabilecek güzel bir kitap ara ara resimlemelerle ve alıntılarla oluşmuş muhteşem sözcüklerle bezenmiş ortaokul çağında bulunan çocukların okuması için en uygun Atatürk'ü anlatan görkemli bir eser.
1000Kitap
Arkadaşıma VedaZülfü Livaneli · Doğan Egmont Yayıncılık · 20166,2bin okunma

Yazar Hakkında

Zülfü LivaneliYazar · 40 kitap
Zülfü Livaneli, Türk müzisyen, senarist, politikacı, yazar ve yönetmendir. İlk yılları Tam adı Ömer Zülfü Livanelioğlu’olup, aslen Artvin’in Yusufeli ilçesinden olan Livanelioğlu ailesinin büyük dedeleri Ömer Efendi 93 Harbi’nde Artvin’in Ermeni ve Rus işgaline uğraması üzerine Erzurum’a gelerek Ahmet Muhtar Paşa’nın ordusuna katılmıştır. Ömer Efendi Harput Redif Taburu’na mülazım rütbesiyle atanır. Daha sonra burada çıkan çatışmada şehit düşer. Ömer Efendi’nin tek oğlu olan Zülfü Efendi, Türkiye’nin muhtelif yerlerinde sorgu hakimi olarak görev yapar. Soyadı Kanunu çıktığında babasının geldiği Artvin/Yusufeli/Livane Sancağına izafeten Livanelioğlu soyadını alır. Zülfü Efendi’nin erkek çocuklarından üçü de hakim olmuştur. En büyükleri ve Zülfü Livaneli'nin babası olan Mustafa Sabri Livanelioğlu, Yargıtay Başkanlığı’na kadar yükselmiştir. Kariyeri Ankara Cumhuriyet Lisesi mezunudur. Daha sonraki tarihlerde ABD Fairfax Konservatuarı'nı bitirmiştir. Zülfü Livanelioğlu bağlama çalmayı teyzesi Nazmiye (Türeli) Yücel'in eşi olan eniştesi Turhan Yücel'den Ilgın'da yaşadığı yıllarda ve yaz tatillerinde öğrendiğinde, eniştesi Turhan bey'in kendisine hayatını değiştirecek bir sermayeyi hediye ettiğinden haberi yoktu. Zülfü Livaneli, müziği ile birçok ulusal ve uluslararası ödül aldı ve eserleri Joan Baez, Maria Farantouri, Maria del Mar Bonet, Leman Sam gibi onlarca yerli ve yabancı sanatçı tarafından yorumlandı. Kültür, sanat ve politika alanında Türkiye’nin önemli isimlerinden birisi olan sanatçı, sanat yaşamı boyunca 300'e yakın besteye ve 30 film müziğine imzasını attı. Türkiye'den ansızın ayrılarak İsveç'e sürgün yıllarında bulaşıkçıklık dahil muhtelif işlerde çalışan Livaneli'nin en büyük arzusu bir gün Türkan Şoray ile tanışabilmek ve o zaman Türkiye'de suçlanan kişilerin uğrak yeri haline gelen İsveç'te bulunan ünlü yazar, gazeteci veya şairlerle karşılaşabilmekti. Bugüne kadar dört uzun metrajlı film yönetti: "Yer Demir Gök Bakır", "Sis", "Şahmaran" ve "Veda". Valencia Film Festivali'nde "Altın Palmiye" ve 1989'da Montpelier Film Festivali'nde "AltınAntigone" ödülüne layık görüldü. "Sis", "En iyi Avrupa Film Ödülü"ne aday gösterildi. Sanatçının filmleri Türkiye, ABD, Fransa, Almanya, İsviçre ve Japonya'da gösterime girdi ve BBC, WDR, İspanya, Kanada ve Japon televizyonları gibi birçok televizyon şirketine satıldı. Ekim 1986'da Cengiz Aytmatov'un daveti üzerine Federico Major, Yaşar Kemal, Arthur Miller ve diğer ünlü sanatçı ve düşünürlerin katıldığı Kırgızistan ve daha sonra Wengen, Granada ve Mexico City'de toplanan Issyk-Kul Forumu'nda yer aldı. Livaneli, Elia Kazan, Jack Lang, Vanessa Redgrave, Arthur Miller, Mikhail Gorbaçov, Mikis Theodorakis gibi ünlü kişilerle birlikte dünya kültürünün ilerlemesi ve dünya sanatlarının gelişmesine katkıda bulunmak üzere çalışmalarda bulundu. 1996 yılında Paris’te merkezi bulunan UNESCO (Birleşmiş Milletlerin Eğitim Kültür Bilim Kurulu) tarafından büyükelçilik verilen sanatçı Livaneli, 1978 yılında yaptığı "Nazım Türküsü" adlı albümde Nazım Hikmet'in şiirlerinden bestelediği şarkıları bir araya getirdi. "Arafatta bir çocuk", "Geçmişten Geleceğe Türküler", "Sis", "Orta Zekalılar Cenneti", "Diktatör ile Palyaço", "Sosyalizm öldü mü", "Engereğin Gözündeki Kamaşma" ve "Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm" ve "Mutluluk" ve Leyla'nın Evi, Sevdalim Hayat, Son Ada ve Sanat Uzun, Hayat Kisa, Serenad kitaplarının yazarı olan Livaneli, hâlen Vatan Gazetesi'nde köşe yazarlığına devam etmektedir. Sanatçı uluslararası kültür çevrelerinde tanınmakta ve saygı görmektedir. Ömer Zülfü Livaneli Ülker Hanım'la evlidir ve bir kızı vardır. Kızı Aylin Livaneli eğitimi ve yaptığı pek çok işten sonra müzik ile ilgilenmiş. 5 albüme imza atmıştır. Müziğe ara veren Aylin Livaneli şuan yurt dışında ekonomi üzerine eğitim almaktadır. Yayınlanmış 3 kitabı bulunmaktadır. Livaneli vejetaryendir. 19 Mayıs 1997 tarihinde, Ankara Hipodrom meydanında verdiği konsere 500.000 kişinin katılmasıyla Türkiye'nin en büyük konserini gerçekleştirme ünvanını kazanmıştır. Siyasi kariyeri Livaneli 1994 yerel seçimlerinde, Sosyaldemokrat Halkçı Parti'den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na aday oldu. Anavatan Partisi'nin adayı İlhan Kesici, Refah Partisi'nin adayı Recep Tayyip Erdoğan ve Doğru Yol Partisi'nin adayının Bedrettin Dalan olduğu çekişmeli seçim sürecinde oyların %20,30'unu alan Livaneli üçüncü geldi. Erdoğan ise %25,19'luk bir oranla Belediye Başkanı seçildi. Livaneli, 2002 genel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi'den İstanbul milletvekili seçildi. Partinin 13. Olağanüstü Kurultayı'nda yeter sayıda imza bulamadığı için genel başkan adayı olamadı ve parti yönetimini ağır şekilde suçlayarak istifa etti. Livaneli, istifasını açıklarken şunları söyledi: "CHP yönetimi, Atatürk'ün laik, devrimci, halkçı, çağdaş ve reformcu çizgisini 21. yüzyıla taşıyamadığı için ülkemizi içinden çıkılması güç bir siyasi karmaşaya sürükledi. Bu büyük tarihsel ve siyasi kaymayı engelleyebilmek ve CHP'yi özündeki devrimci, reformcu ilkelere tekrar kavuşturabilmek için, parti içinde her düzeyde büyük çaba harcadım. Ama ne yazık ki bu çabalar da diğerleri gibi sonuçsuz kaldı. Partideki muhalif fikir ve kişileri yok etme alışkanlığı, bu kurultaydan sonra da bir kıyıma dönüşerek devam ediyor. CHP içinde kalarak mücadele etme yolları artık tükendi. Parti, örneği görülmemiş bir şekilde antidemokratik ve oligarşik bir yapıya dönüştürüldü."