Tutuklandık

Can Dündar
Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 4 dk.
Sayfa Sayısı:
320
Basım Tarihi:
Mart 2016
Yayınevi:
Can Yayınları
ISBN:
9789750732140
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Tutuklandık
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2021 52. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2021 02:34
"Tutuklandık, sadece edebiyatın usta mahkumlarına selam gönderen bir hapishane kitabı değil, yaşamakta olduğumuz döneme dair de içeriden bir tanıklık" diyor kitabın arka kapağındaki son satırlar. Bu 3 satır, kitabı özetlemeye yeter bile ama yine de bende kendimce bir değerlendirme yapacağım. Can Dündar'ı seversiniz, sevmezsiniz, tanırsınız, tanımazsınız, okursunuz ya da okumazsınız bu size kalmış bir şey. Zaten konunun da aslında onunla ilgisi yok. O da bu düzende biraz olsun yanlış bulduğunu anlatmaya çalışan, sesini biraz çıkarıp insanları bilgilendirneye çalışan ve bunun sonucunda az biraz bile sese tahammülü olmayan hükümetin sözde hukuku kullanılarak, uydurma suçlarla kendini içeride bulan onlarca insandan biri. Suçu, yargılanması, kendisine verilen cezanın hukukla bi ilgisi olmaması, sadede işini yaptığı için saçma bahanelerle cezalandırılması, haksızlıklar, tecrit ve zulümü tema alıyor bu kitap. Zulüm diyince işkence falan gelmesin aklınıza. Gerçi yok değil, işkence boyut değiştirmiş ve ifade özgürlüğüni yok etmeye adeta boğmaya yemin etmiş. Bu kitapta bunun eseri işte. Belki de ülkede okur yazar oranın en yüksek olduğu silivri cezaevinde sadece elle yazılmış bu kitap. Can Dündar suçundan tutuklanıp salınmasına kadar olan dönemi anlatmış. En iyi gazeteci tutuklu gazetecidir diye bir satır var kitapta. Doğru söylüyor. En iyi gazeteci tutuklu gazetecidir. Ve en iyi edebiyat eserleri de tutuklu yazarlar yazmıştır. Üzülerek yazıyorum ama türk edebiyatında cezaevi edebiyatı diye bir katagori var. Nazım Hikmet, Orhan Kemal, Kemal Tahir, Yaşar Kemal, Sabahattin Ali, Ahmet Altan, Aziz Nesin, Nevzat Çelik, Ahmed Arif... Liste uzar gider işte bu listeye kendi kitabını da eklemeyi başarmış Can Dündar. Tutukluluğu da tecriti de yaşamış, yapacak bir şeyi yok tabi
Siyaset
TutuklandıkCan Dündar · Can Yayınları · 2016650 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
Beğendi
·
2016 36. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2016 20:47
Özgürlüğün ne demek olduğunu anladım bu kitapla... Çocukluğumdan beri takip ettiğim yazarı bu kadar samimi, bu kadar içten bir anlatımla daha çok benimsedim. Bu millete, ülkeye bazı şeyleri kanıtlamak adına kendinden vazgeçen, özgürlüğünü teslim eden bir yazar var karşımızda. Asla pes etmemenin ve fikirlerinin arkasında durmanın ne demek olduğunu bilen, bize gösteren bir yazar. Esaretle dalga geçen, kapalı kapılar ardını verimliliğe dönüştüren bir yazar. Okuyun ve okutun...
TutuklandıkCan Dündar · Can Yayınları · 2016650 okunma
8/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2016 9. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2016 20:43
Bu kitap; tarihimize geçen bir diğer ‘Utanç’ kitabıdır. Düşünsenize bir gün sizi; hakkıyla yaptığınız işiniz sebebiyle tutukluyorlar ve özgürlüğünüzü elinizden umarsızca alıyorlar; haklılığınızın gücü, Gücün haksızlığa karşısında boyun eğiyor. Can Dündar’ın gazeteciliğini, anlatımını, üslubunu severim. Bu kitapta anlatılan hapse girmelerine sebep olan olaylar her ne kadar herkesin malumu olsa da asıl özgürlüğü elinden alınan gözlemi, betimlemeleri sağlam bir insanın, tecrit içerisinde yaşadıklarını ve hissettiklerini okumak zaman zaman şaşırtıcı çoğunlukla hüzünlüydü. Tecritte bulunan birine, ona tecridi dibine kadar yaşatan beynin bunu yapmak için şeytanın aklına gelmeyecek ayrıntılarla ortamı hazırladığı ve buna göre nasıl davrandığı gördüğümde hayretler içerisinde kaldım. Özgürlüğün tadını okudukça hissettim ama asıl tadını bu tecridi yaşayanlar bilir. Bu ‘Utanç’ kaynağı kitapların son ol(a)mayacağı da acı bir gerçek, yine de 2+2=5'e baskıyla ikna etmeye çalışanlara teslim bugün olunmadığı gibi gelecekte de olunmayacaktır.
TutuklandıkCan Dündar · Can Yayınları · 2016650 okunma
9/10
·320 syf.··
2019 31. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2019 00:35
Can Dündar ı ve kitaplarını gerçekten çok seviyorum.. Bu kitabı okuduktan sonra dedim ki “Bu ülke, Can Dündar’ı hakikaten hak etmiyorsun.” Bu kadar haksızlık ve hukuksuzluğa karşı hala öfkelenmemeli, kinlenmemeyi, sevgiyi, barışı, doğruyu savunabilmek gerçekten kocaman bir yüreği bulundurmayı gerektiriyor. Kitabı okuduktan sonra dedim ki bu insanın ailesinden, karısından, çocuğundan ayrı geçirdiği zamanın hesabını kim verecek? Hakikaten kaybedilen zamanın, ayrı geçirilen günlerin, saatlerin karşılığında verilebilecek , telafi edilebilecek bir şey bulunabilir mi ? Kitabın bir bölümünde , Can Dündar’ın oğlu Ege nin yazmış olduğu mektubu beni çok çok duygulandırdı. Kitabı okuyacak arkadaşlar tekrar tekrar okumak isteyeceklerdir o bölümü, eminim.. Çok güzel bir kitap olmuş , eline emeğine sağlık Sevgili Can Dündar ..
Siyaset
TutuklandıkCan Dündar · Can Yayınları · 2016650 okunma
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2016 14. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2016 00:00
Zaten bildigim takipçisi olduğum bir davanın anlatısı olduğu icin haftasonu okuyaym boş vaktimde, yoksa çok yerini atlarım diye düşündüm. Ve dün sabah elime aldığım bu eseri bu gece yarısı bitirdim. Gözyaşları ile... Her sayfasını her cümlesini alıntı olarak eklemek isterdim ama okumaktan kendimi alıp maalesef yazamadım. Konuyu ve Can Dündar i herkesin bildiğini var sayarak Kitapla ilgili herhangi bir yorum yapmayacağım. Dili ve anlatımı mükemmel bir anda kapılıp gideceğinize eminim. Iyi okumalar...
TutuklandıkCan Dündar · Can Yayınları · 2016650 okunma
8/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2016 22. kitabı
Öncelikle bilmediğimiz ve yaşamak istemediğimiz bir dünyayı bizlere sunan Can Dündar'ın kalemine sağlık. Türkiye o kadar karışık bir ülke ki kimin ne olduğunu,hangi safta yer aldığını bilmek kimi zaman mümkün olmuyor.Bu kitabı okurken tamamen kişilere "nötr" bir şekilde yaklaşarak,aynen Can Dündar'ın alıntılar yaptığı George Orwell ve Franz Kafka'nın kitaplarını okur gibi,devletlerin ne kadar pis işler yapabileceğini,hayali değil,olayları gerçek olarak yaşamış kişinin gözünden okumak muhteşemdi.Tamamen "tarafsız" olarak okumanızı tavsiye ederim.Bu kitabın yanına gerçekten George Orwell-1984 ve Franz Kafka-Dava kitabını da eklerseniz,devletlerin ne kadar pis işler yaptığını anlamış olacaksınız. İyi okumalar..
TutuklandıkCan Dündar · Can Yayınları · 2016650 okunma
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2016 295. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2016 12:58
Gülümsedim, ağladım. Dostlar buldum, düşman tanıdım. Küçük, unutulmuş mutlulukları hatırladım. Bir insanın bu şartlarda, kendi içine dönerek, yer yer sessiz yer yer haykıran iç sesini dinledim. Küfürsüz, nefretsiz, intikamdan arınmış kelimelerin arasında bocaladım. Nasıl olablir diye. Can Dündar ı ayakta alkışlıyorum. Cesaretinden, insanlığından, babalığından ötürü. Muhteşem bir eser. Mutlaka okuyun.
TutuklandıkCan Dündar · Can Yayınları · 2016650 okunma
Tutuklandık
Puan vermedi·320 syf.··
Beğendi
·
2023 5. kitabı
Bu kitaba tesadüf eseri sokakta yürürken gördüğüm küçük bir ikinci el standında rastladım. Özetini okuduğumda kitap beni içine çektiğinden eve dönüş yolunda okumaya başladım ve ertesi akşam kitabın sonuna gelmiştim bile. Can Dündar kendi cezaevi macerasından bahsederken aynı zamanda yaşama, umuda, cesarete, adalete dair kendi fikirlerini de sunuyor. Bununla da bırakmayıp cezaevi sistemlerine eleştirel demeçler de sunmaktan geri kalmıyor. Kitabın en sevdiğim yanı akıcılığının da etkisiyle kattığı genel kültür bilgilerinin farkına dahi varmadan zihinde yer edinmesi. Bu kitabı okuduktan önce ve sonra farklı insan olmayı sağlayan temel unsur da zaten bu. Gerek Foucault'nun düşüncelerinden kesitler gerekse insan doğasının temeline dair yaptığı çıkarımlarla çoğu insanın perspektifini değiştirecek bir kitap. Elbette Türkiye'nin siyasal iklimine dair de bilgiler sunulmuş. Bir anı kitabı sayılabilecek bu kitapta sunulan bunca bilgi varken okumamak abes kaçacaktır. Erteliyorsanız derhal okumaya başlamanızı tavsiye ederim. Zira başlayınca devamı durdurulmaksızın akıyor zaten :)
İnsan ve Hayat
TutuklandıkCan Dündar · Can Yayınları · 2016650 okunma
8/10
·320 syf.··
2019 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2019 11:19
Kitap çok akıcı hemen bitti, TV lerden gördüklerimizin ne kadar da kısıtlı olduğunu bir kez daha anladım , başka kitaplardan alıntılar yerindeydi hatta George orwel in 1984 unu okuyanlar daha da çok sevecektir ama bence bazen kitapta tekrara düşülmüş. Özetle sevdim.
TutuklandıkCan Dündar · Can Yayınları · 2016650 okunma
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2016 18. kitabı
Nasıl özgür olursunuz? Yada bir gazeteci içeri girmeden gazeteci olamaz mı? Hapishanede neler oluyor? Suçunuz ne ki? Ya dışarıda kalanlar? Ne okuyorsunuz? Neye yazıyorsunuz? Ya suçsuzsanız? Adalete inanıyor musunuz? ve daha fazlasını mı arıyorsunuz?
TutuklandıkCan Dündar · Can Yayınları · 2016650 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Can DündarYazar · 48 kitap
Can Dündar (d. 16 Haziran 1961, Ankara), Türk araştırmacı, gazeteci, televizyoncu ve belgesel yapımcısı. Türkiye'nin yakın tarihi, politikası ve popüler kültür konularında hazırladığı belgeselleri ile tanınmış bir belgesel yapımcısıdır. Özellikle Sarı Zeybek (1993) belgeseli ilgi görmüştür. Şubat 2015'te Cumhuriyet Gazetesi’nin genel yayın yönetmeni olan Dündar'ın, bu gazetede 29 Mayıs 2015 tarihinde kendi imzasıyla yayınlanan MİT TIRlarındaki silah haberi büyük yankı uyandırmış ve gazeteci bu haber nedeniyle tutuklanıp yargılanmıştır. Yargılama sonucunda casusluk ve hükûmeti ortadan kaldırma suçlamalarından beraat eden Dündar, devletin gizli belgelerini elde edip yayınlamaktan ceza aldı. Davanın temyiz sürecinde tutuksuzluğu devam eden gazeteci, can güvenliği endişesiyle Almanya'ya gitti. Dündar, Cumhuriyet gazetesi genel yayın yönetmenliğinden ayrılmış; aynı gazetede köşe yazarlığına devam edeceğini açıklamıştır. 31 Ekim 2016 tarihinde hakkında yakalama kararı çıkarılmıştır. Oslo Barış Araştırmaları Enstitüsü tarafından açıklanan 2017 Nobel Barış Ödülü adayları arasında üçüncü sırada yer aldı. Ali Rıza ve Öznur Dündar çiftinin tek çocuğu olarak doğdu. İlk ve orta öğrenimini Ankara'da tamamladı. Ankara Atatürk Lisesi'nden mezun olduktan sonra 1982'de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu'ndan mezun oldu. Üniversite yıllarında gazeteciliğe başladı. 1979'dan itibaren sırasıyla Yankı, Hürriyet, Nokta, Haftaya Bakış, Söz ve Tempo’da çalıştı. 1986'da Birleşik Krallık'ta London School of Journalism'i bitirdi. Orta Doğu Teknik Üniversitesi İktisadî ve İdarî Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü'nde siyaset bilimi dalında yüksek lisansını aynı senede tamamladı. “Media and democracy, a comparative case study on the press portrayal of the Belgrane and Kocatepe affairs” (Medya ve Demokrasi, Belgrano ve Kocatepe Olayları’nın medya tasviri üzerine karşılaştırmalı bir inceleme) başlıklı yüksek lisans tezinde iki ülkede birer savaş gemisinin yanlışlıkla batırılıp devlet sırrı olarak saklanması konusunu inceledi. Televizyona 1988'de TRT'de Seynan Levent ile başladı. 1989-1995 arasında 32. Gün program ekibinde çalıştı. 1993-1994 yıllarında Show TV'de Mehmet Ali Birand’la birlikte 'Çapraz Ateş’i hazırladı. Özellikle 1993’te Sivas Valisi Ahmet Karabilgin, Sivas Belediye Başkanı Temel Karamollaoğlu ve yazar Aziz Nesin’in konuk olduğu bölüm gündem yarattı ve üzerinden tartışmalara sebep oldu. Gazetecilik ve belgeselciliğe ağırlık verdiği dönemden sonra 2006'da televizyonculuğa yönelen Dündar, 19 Eylül 2006'da başladığı "Neden?" isimli tartışma programını 9 Haziran 2009 tarihine kadar hazırlayıp sundu. 2009-2010’da NTV kanalında yayımlanan Canlı Gaste’yi hazırlayıp sundu ve aynı kanalda 2010-2011’de canlı ana haber bültenini sundu. Mehmet Ali Birand ve Bülent Çaplı ile birlikte ‘Demirkırat’ (1991) ve ‘12 Mart’ (1994) adlı belgesel dizilerini hazırladı. Ayrıca Türkiye’nin güzellik kraliçelerini anlatan ‘Cumhuriyet’in Kraliçeleri’ belgesel dizisini ve Atatürk’ün son 300 günün anlatan Sarı Zeybek belgesellerini hazırladı. 1994-1995 yıllarında Türkiye tarihinin gölgede kalmış kahramanlarının öykülerini anlatan ‘Gölgedekiler’ adlı belgesel serisini hazırladı. Köşe yazarlığı 1994'te Aktüel’de başladı; aynı yıl Yeni Yüzyıl gazetesinde günlük köşe yazıları yazmaya başladı ve bu gazetede beş yıl çalıştı. Köşe yazarlığı ve belgesel yapımcılığı sürerken ODTÜ’de doktora çalışmalarına da devam eden Dündar, 1996'da “Terör ve medya: Liberal Teori ışığında, terör olaylarının televizyonda işlenişine eleştirel bir yaklaşım” başlıklı tezi ile doktorasını tamamladı. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’ ve ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümü Kültürlerarası Çalışmalar programında yüksek lisans dersi verdi. 1996 ve 1997 yılında Show Tv için hazırladığı 10 bölümlük ‘Aynalar’ belgesel ile politik ve tarihî konuların dışına çıktı; popüler kültür alanında çalışmalara yöneldi. 1996-1998 yıllarında 40 Dakika isimli belgesel-haber programını hazırlayıp sundu. Özellikle 7 Ocak 1997’de yayınlanan programda Susurluk Kazası’ndan yola çıkarak yapılan araştırmalarla ilgili iddialar uzun süre gündemde kaldı. Atatürk'ün öğrencilik hayatındaki ülke durumunu ve Atatürk'ün beraberliğinde gerçekleşen değişimleri anlatan Yükselen Bir Deniz belgeseli ile 1998'de belgeselciliğe döndü. Türkiye siyasi tarihi ve popüler kültüründeki önemli kişiler ve Köy Enstitüleri, Devlet Tiyatroları, İş Bankası, Mülkiye gibi kurumlara ilişkin çok sayıda belgesel yaptı. 1999 Ocak'ından 2001 Ocak sonuna kadar Sabah gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. 2001 Ocak ayından itibaren Milliyet gazetesinde, Ada başlıklı köşe yazısı yazdı. 2003-2004 yıllarında Milliyet gazetesi için ‘Popüler Kültür’ ekini çıkardı. Milliyet gazetesiyle yolları 1 Ağustos 2013 tarihinden itibaren ayrılmıştır. Milliyet'ten ayrıldıktan sonra BirGün'de Doğan Tılıç'ın köşesinde bir ay boyunca haftada üç gün yazdı. Mustafa Kemal Atatürk'ün hayatını anlatan Mustafa adlı filmi yazıp yönetti. 2008 yılında vizyona giren film, Atatürk’ü yargıladığı ya da kötülediği yönünde eleştirilere maruz kaldı. 25 Ekim 2013 tarihinden beri Cumhuriyet gazetesinde yazan Dündar, 8 Şubat 2015'te gazetenin genel yayın yönetmenliği görevine getirildi. 2014 yılında Gezi Parkı protestoları ile ilgili ‘Gözdağı’ adlı belgeseli hazırladı. MİT TIR'ları davası Tutuklanması Suriye'ye gönderilen MİT TIR'ları ile ilgili haberin 29 Mayıs 2015 tarihinde Cumhuriyet'te,‘İşte Erdoğan'ın yok dediği silahlar’ başlığıyla ve Can Dündar imzasıyla duyurulmasının ardından bu haberlere yayın yasağı getirildi. Aynı gün Can Dündar'a ‘devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme, siyasî ve askerî casusluk, gizli kalması gereken bilgileri açıklama, terör örgütünün propagandasını yapma’ suçlarından, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldı. Birkaç gün sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bu haberi yapan kişi, bunun bedelini ağır ödeyecek, öyle bırakmam onu.” demiştir. Erdoğan'ın savcılığa yaptığı bireysel başvuru ile Can Dündar'a ‘gerçeği yansıtmayan haber, yorum ve görüntüleri yayınlamak suretiyle adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçunu’ öne sürerek iki kez ağırlaştırılmış müebbet ve 42 yıl hapis cezası talep edildi. Bu davada 26 Kasım 2015 tarihinde gazetenin Ankara temsilcisi Erdem Gül ile birlikte tutuklanmıştır.[19] Erdoğan, 24 Kasım'da ise “O TIR'lar Bayırbucak Türkmenlerine yardım götürüyordu. Şimdi diyecekler ki ‘Başbakan TIR'ların içinde silah yoktu’ diyordu... Varsa ne olacak, yoksa ne olacak.” demiştir. ‘Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasi veya askeri casusluk amacıyla temin etme’, ‘devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla açıklama’, ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen ya da tamamen engellemeye teşebbüs etmek’ ve ‘silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek isteyerek yardım etme’ suçlamalarını içeren iddianame, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 26 Kasım 2015'te tutuklu yargılanmak üzere cezaevine götürüldü. Tahliyesi Dündar ve Gül, 6 Aralık 2015'te AYM'ye bireysel başvuruda bulunarak tutuklu yargılanırken haklarının ihlâl edildiğini söylediler. Bu başvurunun ardından 25 Şubat 2016'da İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin “Siyasî casusluk yaptıklarına ilişkin somut bilgi yoktur” şeklindeki gerekçeli karar ile tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildiler. AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, kararı sevinçle karşıladıklarını ancak mahkeme kararları üzerinden AK Partinin itham edilmesini doğru bulmadığını söyledi. CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, bu kararı alan Anayasa Mahkemesi üyelerini kutladığını söyledi. MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken ve Pervin Buldan kararı sevinçle karşıladıklarını ifade etti. Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland ve AGİT, kararı memnuniyetle karşıladıklarını ve basın özgürlüğü açısından önemli bulduklarını ifade ettiler. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 28 Şubat günü Can Dündar için Anayasa Mahkemesi'nin verdiği tahliye kararını “Mahkeme bu şekilde bir karar vermiş olabilir. Ben Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu karara sadece sessiz kalırım o kadar. Ama onu kabul etmek durumunda değilim (...) Ve verdiği karara da uymuyorum, saygı da duymuyorum. (...) Aslında onlarla ilgili kararı veren mahkeme kararında direnebilirdi. Eğer kararında direnmiş olsaydı, bu bireysel başvuru veyahut da AYM'nin vermiş olduğu karar boşa çıkacaktı.” şeklinde yorumladı. Erdoğan 4 Mart'ta ise "Evet ortada bir Anayasa ihlali vardır. Ama Anayasa’yı ihlal eden değilim. Bu Anayasa Mahkemesi’nin karar merciinde olanlardır. Birinci mahkeme Anayasa Mahkemesi'nin kararına uydu. Ama bu işin bittiği anlamına gelmez. Savcı karara itiraz edebilir. İtiraz durumunda, bir üst mahkeme yeni bir süreci başlatabilir." dedi. Yargılanması 6 Mayıs 2016'da gerçekleşen dördüncü duruşma sonucunda Dündar ve Gül, hükûmeti ortadan kaldırma suçlamasından beraat etti. İkili hakkındaki casusluk suçlaması da düştü. Devletin gizli belgelerini elde edip yayınlamaktan yedi yıl hapis cezası alan Dündar'ın cezası beş yıl 10 aya indirildi. Davanın temyiz sürecinde tutuksuzluğu devam eden Dündar, can güvenliği endişe ile Almanya’ya gitti. Dündar, Ağustos 2016’da Cumhuriyet gazetesi genel yayın yönetmenliğinden ayrılmış; aynı gazetede köşe yazarlığına devam edeceğini açıklamıştır. 24 Ocak 2017'den beri Almanya merkezli Özgürüz adlı haber portalının genel yönetmenliğini sürdürmektedir.