“gönlümün kaydığı bütün dinginliklerin,ruhumu parçalayan sivri köşeleri var. bakışlarımı kenetlediğim bütün bakışlar zifiri karanlık çıktı,günün zayıflamış ışığının izi vardı bunlarda,acısız ölmek için biçilmiş kaftandılar.”
Huzursuzluğun Kitabı ve Sensualizm Üzerine
başkasının yalnızlığına tanıklık ederek kendi yalnızlığını anlamak isteyenler için.
Pessoa, günlüğünde "ben hiçbir şeyim,hiçbir zaman hiçbir şey olmayacağım." diyen ama aslında her şey olmayı deneyen bir hiçlik ustasıdır. kitabın sonlarında yer alan şu alıntı ise tam da bu durumun özeti gibidir:
"hiçbir şeye doymadığım gibi,bütün varlıkları merak ediyorum,bütün fikirlere oburca saldırasım geliyor.(...)kaybetmiş gibi kederleniyorum,her şeyi görüp,okuyup,düşünmemizin imkansızlığı aklıma geldikçe... fakat gördüklerime dikkat etmiyorum,okuduklarımı önemsemiyorum,düşündüklerimin arkasını getirmeye çalışmıyorum. şiddetli hoyrat bir hevesle saldırıyorum her önüme gelene. ruhum kendi coşkusunu taşıyamayacak kadar zayıf."
"her şey" olmayı ise, heteronimler (maskeli yazarlar) aracılığıyla gerçekleştirir. her şeyi her şekilde hissetmek istemesinden kaynaklı farklı heteronimleri vardır. bunlar sayesinde duyumlar (sensualizm) çeşitlenir. Pessoa için dünya,sadece bir duyumlar yığınıdır.
Sensualizm(Duyumlar)
hissetmek düşünmektir. bir şeyi sadece hissetmek yetmez; o hissin her kıvrımını,her gölgesini analiz etmek gerekir. dışarıda bir dünya var mı bilemeyiz; sadece duyularımızın bize getirdiği verileri biliriz. öyleyse gerçek olan "ağaç" değil, "benim o ağaca bakarken zihnimde oluşan duyumsamadır." kısacası Pessoa aslında hissettiklerini,"bir bilim adamı gibi laboratuvarda inceleme" titizliğiyle işlemiştir.