"Daha yola çıkmadan varmak istiyorum.
Her şeyin hemen olmasını istiyorum ama hiçbir şey olmuyor.
Sürekli bekleme halindeyim; bir mektubu, çalmayan bir telefonu, geç kalan birini bekliyorum hep; hiç huzurum kalmadı"
Bu sene okuduğum her kitap hakkında bir inceleme yazmak istiyordum gelecekte kitapla ilgili düşüncelerime bakmak için, buraya veya defterime. O yüzden kitapla ilgili bilgiler değil bana hissettirdikleri daha yoğun olacak sanırım. Bir an önce bu yazıyı bitirmek istiyorum, yarıda bırakıp yarın yazmak istemiyorum. Şimdi iyi de olsa kötü de olsa bitirmeyi istiyorum.
Bu kitap bu sene okuduğum ilk kitaptı. İsmi beni kendine çok çekmişti çünkü ben de "bekleyecek vaktimin kalmadığı" bir dönemdeydim, ama kitabı okuduktan sonra bu bekleme durumunu sevdiğimi, sürekli beklediğimi fark ettim. Bekleme ve beklememe durumunu asla ayarlayamıyorum. Sabırlı olmam gerekirken çok sabırsızım. O an olmayacaksa hiç olmasın diyorum, beklemeyi de beklememeyi de bilmiyorum.
Oldukça kısa bir kitap ama hemen bitirebilir misiniz, bilemiyorum. Fournier yavaş yavaş okunduğunda daha iyi anlaşılan biri bence. Okuduğunuzda da sanki karşılıklı bir şekilde konuşuyormuşsunuz hissi yaratıyor. O anlatıyor, siz düşünüyorsunuz. Kendi yaşantınızla bağdaştırabiliyorsunuz dediklerini. Kitapta bazı okurların, paralarının karşılığını alamadıkları gerekçesiyle ona kızdığını söylüyor. Kitabını hızlı bitirmek istiyor Fournier, beklemek istemiyor. Hızlıca bitirmek, yazdıklarını görmek istiyor. Düşünceleri kısacıktır belki de, kim yargılar?
Kitap anlatı türünde, Fournier seçtiği konu üzerinden kendi yaşamından ve iç dünyasından örnekler vererek düşüncesini bize aktarıyor. Genelde roman okuyan biriyim ama bunu da oldukça sevdim. İnsanlarla konuşmayı seviyorum fakat bazen cevap vermek çok yorucu oluyor.