Asıl yemeğe ihtiyacı varken kimse onu davet etmemişti ama şimdi binlerce yemek satın alabilecek durumdayken ve tersine iştahı giderek azalırken sağdan soldan peş peşe yemek davetleri yağıyordu. Neden?
Ruth'un ismini en ufak bir tereddüt yaşamadan, gayet doğal biçimde söylerken, bir yandan da o eski ve aşina iç ürpertisini, yürek çarpıntısını bu sefer neden yaşamadığını, kanının neden kaynamadığını soruyordu kendine.
Kendine rağmen Aşk denilen o şeye sadıktı.
Kafasına estiği gibi yaşadığı günler çoktan geride kalmıştı. Artık ne o günleri geri getirebilir ne de kendisi o günlere dönebilirdi. Değişmiş ve ne kadar değiştiğini şimdiye kadar anlamamıştı.