Bir kimseye yararlı olabilmenin tek yolu vardır, o da karşınızdakini dikkatle dinlemek ve onunla kalben ve kafaca beraber olmaktır. Bir başka deyişle, karşınızdakini duyarak dinlemektir.
Bir kimseyle konuşurken, onun demek istediğiyle bizim anladığımızın aynı olup olmadığını denetlemeye geri-iletim adı verilir. … Anladığını geri-iletim yoluyla belirten kişi iyi bir dinleyicidir.
Besbelli ben ve komşum o gün karşılaştığımızda, sorunları iyice yoğunlaşmış olan kendi iç âlemimizden bazı sesler yansıtmış, ne var ki kendi dünyalarımızın içinden çıkıp birbirimizle iletişim kuramamıştık.
Ama bir insan sürekli olarak bir kafes içinde de yaşayamaz; yaşarsa bile gelişemez, büyük bir yalnızlığa düşer ve “var olmayan” bir birey olarak, “otuzunda ölür, altmışında gömülür.”