Oyuncunun, hareketlerini denetim altına alarak onlara sözcükler ve ses katması, bence, güzel söylenen bir şarkıya uyumla eşlik etmektir diyebilirim. Sahneye çıkan adamın sesi, 'çello'ya ya da 'obua' ya benzer. Bu nitelikteki sese karşılık veren yüce ruhlu bir kadın sesi, bana bir keman ya da flütü düşündürür. Bir drama aktrisinin göğüsten gelen sesi, bir violanın girişini anımsatır. Soylu bir babanın kalın sesi bir fagot sesidir; kötü adamın sesi, içine salya birikmiş bir trombonun lıkırdamalı, guruldamalı, fokurdamalı sesidir.
...
"Evreni nasıl atomlar oluşturmaktaysa; tek tek sesler de sözcükleri, sözcükler düşünceleri, düşünceler sahneleri, sahneler perdeleri, hepsi birlikte insan ruhunun trajik yaşamını - sözgelimi Hamlet'i, Othello'yu, Hedda Gabler'i, Mme. Ranevskaya'yı kucaklayan büyük bir piyesin içeriğini oluşturmaktadır. Nice nice seslerden örülü kocaman bir senfoni!"
Konuşma müziktir. Bir rolün ya da bir piyesin metni, bir melodidir, bir opera veya senfonidir. Sahnede boğumlanma şarkı söyleme sanatı gibi güç bir iştir; eğitim ister, virtiözlüğe varan bir teknik ister. Bir oyuncu, rolünün sözlerini iyi eğitilmiş sesi ve ustaca söyleme tekniği ile seslendirdiği zaman, kendimi onu bu üstün sanatına rahatlıkla kapıp koyverebilirim. Eğer o tartımlı konuşursa, ben de ister istemez katılırım, kaptırırım kendimi bu tartıma, etkilenirim ondan, onun bu üstün konuşma sanatından. Eğer o, rolündeki sözcüklerin ruhuna ermesini bilirse, kendisiyle birlikte hem kendi ruhunun, hem de piyes yazarının yapıtının giz dolu yerlerine çeker götürür beni. Sözcüklerin yaşam yüklü içeriğine sesin canlı ve sıcak nakışını işleyen oyuncu, kendi yaratıcı imgeleminin ürünü olan görüntüleri benim de içsel gözümle görmemi sağlamış oluyor.
Aklını kullanıp ölçüyü bul: yaptığın söylediğini tutsun, söylediğin yaptığını. En başta gözeteceğimiz şey, yaratılışa tabiata aykırı olmamak. Çünkü bunda sapıttık mı tiyatronun amacından ayrılmış oluruz. Doğduğu gün de, bugün de tiyatronun asıl amacı nedir? Dünyaya bir ayna tutmak, iyilerin iyiliklerini, kötülerin kötülüklerini göstermek, çağımızın ne olup ne olmadığını ortaya koymak. Gerçeği büyütmek ya da küçültmekle bilgisizleri güldürebilirsiniz. Ama bu bilenleri üzer; oysa bir tek bilgili dost, bilgisiz bütün bir kalabalıktan daha önemli olmalı sizin için.