Derviş...

Mukaddime’nin Mukaddimesinden
“İbn Haldun’a göre bir maddî-fizikî tabiat ve buna hakim olan tabî kanunlar bulunduğu gibi bir de ictimaî tabiat ve bu tabiattaki nizamı izah eden ictimaî kanunlar vardır. Cemiyet hayatına istikrar kazandıran ve ictimaî hadiseleri nizamlayan bu kanunlardır. Tabiatta varolan kanunlar ictimaî hayatta da mevcudiyetini devam ettirmektedirler.”
Sayfa 85 - Dergah·Kitabı yarım bıraktı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Mukaddime’nin Mukaddimesinden
“... İbn Haldun tarif ettiği mânadaki tarih ilmini felsefî yani aklî ve tecrübî bir ilim olarak, günümüzün ifadesi ile müsbet bir ilim dalı olarak görmektedir. Tarihte geçen kâinat (var olan herşey) tabiri, ictimai ve siyasî olmayan kevnî ve tabiî hadiseleri de şümulüne almaktadır. O yüzdendir ki İslâm tarihçileri eserlerinin başkasınlarında dünyanın yaratılışından da bahsederler.”
Sayfa 78 - Dergah·Kitabı yarım bıraktı
Mukaddime’nin Mukaddimesinden
“İbn Haldun’un tarif ettiği tarih anlayışını biraz izah edelim: Hakiki tarih vakalara bakmak, bunların hakikatini ve mahiyetini araştırmak, vukua gelen hâdiselerin (kâin olan şeylerin) illetini bulmaktır. Fakat bunların ilkeleri incedir. Onun için tespiti zordur. Yine tarihin bâtın ve hakikî mahiyeti vakaların nasıl vücuda geldiklerini bilmektir, ancak bunun sebepleri derindir, anlaşılması ve anlatılması güçtür. Bu mânadaki tarih, matematik, fizik, astronomi gibi eskiden anlaşılan mânadan felsefî ilimlerden, aklî ve tecrübî bilgi dallarından addedilmeye layıktır.”
Sayfa 78 - Dergah·Kitabı yarım bıraktı
Mukaddime’nin Mukaddimesinden
“İbn Haldun’a göre, tarihin bir dış yüzü (zâhir), bir de iç yüzü (bâtın) vardır ve önemli olan ikincisidir. Çünkü zahir itibari ile tarih bir takım milletlere ve devletlere ait hâdiselerin ve haberlerin birbiriyle irtibatı ve münasebeti gösterilmeksizin nakl ve hikâye edilenmesinden, kıssaya dönüştürülmesinden ibarettir.”
Sayfa 78 - Dergah·Kitabı yarım bıraktı
Mukaddime’nin Mukaddimesinden
“Filozoflar tarafından ele alınan meselelerin ve vardıkları neticelerin şeriatın zahirine muhalif olduğunu belirten İbn Haldun, bu ilimle meşgul olmanın yegâne faydasının zihni bilemek, kıyasların kullanılmasını itiyat haline getirmek ve kolayca istidlalde bulunulabilmekten ibaret olduğunu ifade eder; tefsir ve fıkıh gibi şerî ilimler iyice okunup kavrandıktan sonra felsefeye geçilmesini, aksi taktirde felsefe okumanın mahzurlu olacağını belirtir.”
Sayfa 67 - Dergah·Kitabı yarım bıraktı