Derviş...

Derviş...
Puan vermedi·269 syf.·
2020 4. kitabı
İhsan Oktay ANAR ismini ilk olarak Ege Üniversitesinde öğrenim gördüğüm sıralarda duymuştum. Kendisi o zamanlar Ege Üniversitesi Felsefe Bölümünde öğretim görevlisiydi. (2011 yılında emekli olmuş.) O dönemler Felsefe Bölümünü yarıda bırakıp bizim bölümde yani İşletme Bölümünde öğrenim görmeye başlayan bir arkadaşım, ANAR hakkında şu bilgiyi vermişti; bilenler bilir Ege Üniversitesi kampüsünde Tekstil Mühendisliğinin yanında ıssız ve pek işlek olmayan bir kafe vardı (halen duruyor mu, bilmiyorum), hani şu halı sahanın yanınındaki mekan, hah işte üstat zaman zaman o kafeye gider, tek başına oturur, uzun uzun kafenin karşısındaki ormanlık alana bakar, düşüncelere dalarmış. (kafenin karşısında ormanlık bir alan bulunuyordu. 525 güzergahında, KYK'ya giderken gıda kafeyi geçince sağ tarafta kalan bölüm.) Efsanemiz doğru mudur, yanlış mıdır bilemem. Ancak o dönemler bu hikayeye inanmak çok hoşumuza gitmişti. Vay be işte böyle düşünür olunur. Adam acaba ormana karşı düşüncelere daldığında aklından neler geçiriyor diye düşünürdük. Efsanemize inanıp inanmamak size kalmış. İhsan Oktay ANAR dünyası ile tanışmam Puslu Kıtalar Atlası ile olmuştu. Evet, Uzun İhsan Efendi ile ben de tanıştım. Suskunlar, yazarın okuduğum ikinci kitabı. Suskunlar için fantastik tarihi roman diyebiliriz bence. Yazar tarihi gerçekliğe özen göstererek olay örgüsünü o kadar güzel anlatıyor ki anlattığı dönemin Osmanlı İstanbul'unda geziyormuşuz algısına kapılıyoruz ama öte yandan anlattığı hikayedeki kişi ve kurumlarında hayal ürünü olduğu hissini hiç kaybetmiyoruz. Tarihi romanlarda bu dengeyi kurmak çok zordur. Bazı eserlerde yazar romanını sanki kurgu anlatmıyormuş da tarihi bir gerçeklik anlatıyormuş gibi kurduğu için ülkemizde birçok tarihi romandaki kurgu, tarihi gerçeklik zannedilir. Hatta bu
Suskunlarİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202611,8bin okunma
Reklam
10/10
·160 syf.·
2019 29. kitabı
Mahur Beste, Tanpınar'ın eserleri içerisinde okuduğum dördüncü kitap. Daha önce sırasıyla; Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Huzur ve Beş Şehir'i okumuştum. Bu eserleri de okurken çok ciddi bir haz almıştım. Nitekim Mahur Besteden de aynı okuma hazzını aldım diyebilirim. Malumunuz Mahur Beste, Sahnenin Dışındakiler ve Huzur Tanpınar'ın bir zaman akışı içerinde kaleme aldığı birbiri ile bağlantılı eserler. Üçleme denebilir mi, bilmiyorum ama birbiri ile bağlantılı eserler diyebiliriz. Mahur Beste en genel ifade ile Tanzimat dönemi ve sonrası İstanbul'unu anlatıyor. Ama ne anlatıyor... Eser çok kısa, tadı damağında kalıyor insanın. Keşke söz konusu dönemde yaşayanlardan da o dönemleri bu denli güzel anlatabilecek edebiyatçılar yetişseydi ancak (bu benim düşüncem tabi) Tanzimat Döneminde Türk romancılığının çok da iyi seviyelerde olduğunu söyleyemeyiz. Tanpınar muhteşem Türkçe'sini bu eserde de göstermiş. Eser çok akıcı, arada bazı eski kelimelerin anlamlarına bakmak için duraksaya biliniyor ama iyi ki eseri Türkçeleştirme gerekçesi ile eski kelimeler eserden çıkartılmamış. Eğer o kelimeler değiştirilseydi eserdeki şiirsel anlatım çok ciddi yara alırdı. Ben bu üç kitabın birbiri ile bağlantılı olduğunu Huzuru okuduktan sonra öğrendim. Şayet Huzuru okumamışsanız; Mahur Beste, Sahnenin Dışındakiler, Huzur sıralamasını takip etmenizi öneririm. İyi okumalar.
Mahur BesteAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 20198,3bin okunma
8/10
·224 syf.·
2019 17. kitabı
Şunu çok net olarak ifade etmek isterim ki Tanpınar bu eserinde de ne kadar büyük bir münevver olduğunu bize ispatlamış. O ne büyük bir tarih, musiki, mimari kısacası medeniyet bilgisidir öyle. Hayran kalmamak elde değil. Hepimizin bildiği gibi bu eser, sırasıyla Ankara, Erzurum, Konya, Bursa ve İstanbul’u anlatıyor. Bu şehirleri anlatıyor derken bir gezi rehberi şeklinde anlattığını düşünmeyin. Tanpınar bu şehirleri anlatırken o şehirlerin geçmişten günümüze taşıdıkları medeniyet mirasları ile anlatıyor. Kitabın satır aralarında, geçmişe duyulan özlemi görmek mümkün(Her ne kadar yazar bu konuyu kitabın sonunda reddetse de…). Yazar zamanın getirdiği yenilikler ile şehirlerin ve şehirde yaşayan toplulukların nezaketlerini, inceliklerini kaybetmelerinden yakınıyor. Kitabı okurken Tanpınar’ın Bursa ve İstanbul’a karşı farklı bir sevgisinin ve hayranlığının olduğunu anlayabiliyoruz. İstanbul’un ne kadar kültürel birikime sahip olduğunu belirtmeye gerek yok. Fakat Bursa… Zaten kitabın diğer dört bölümü sadece şehir adları iken Bursa’yı anlatan bölümün adı Bursa’da Zaman. Tanpınar, Bursa’da Zaman başlığı ile benim burada anlatamaya gücümün yetmeyeceği şekilde Bursa’da yaşanılan zamandan başka bir zamanın daha yer aldığını belirtmek istiyor. Kitapta bir çok Osmanlıca kelime var. Kitabı okurken yanında telefonunuz olsun ki bilmediğiniz sözcüklerin anlamını bulmanız kolay olsun. Tanpınar’ın diğer kitaplarında olduğu gibi bu eserinde de Türkçe hakimiyetine, dilimizi kullanmadaki ustalığına hayran kalmamak elde değil. Okuru ciddi anlamda bilgilendiren bir eser ancak sık sık kullanılan Osmanlıca kelimelerden dolayı eseri okuması arada zorlaşabiliyor. İyi Okumalar.
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201914,2bin okunma
9/10
·1008 syf.·
2019 16. kitabı
Öncelikle şunu belirmek isterim ki; kendimi bu eseri inceleyebilecek yeterlilikte görmüyorum. Eser fikri ve edebi anlamda o kadar derin ki benim yazacaklarım sıradan bir okurun görüşleri niteliğinde olabilir. Okuduğum uzun eserlerin bir çoğunda gereksiz bölümlere rastlamışlığım olmuştur. Ancak bu kitapta şurası da çok gereksiz olmuş diyebileceğim bir bölüm yoktu. Ana hikayenin yanında bir çok yan hikaye var ki bu hikayelerin her biri kendi başına bir kitap olabilecek nitelikte. Yine aynı şekilde kitapta çok sayıda kahraman var ve yazar okura iletmek istediği fikirleri bu kahramanları aracılığı ile çok iyi bir şekilde aktarıyor. Olay örgüsünün yanında eser çok ciddi bir fikri altyapıya sahip. İyilik, dürüstlük, doğruluk gibi kavramlar çok derin bir şekilde irdelenmiş. Bu kavramların yanında eserde ayrıca çok ciddi bir modernizm eleştirisi var. Tüketim toplumuna ve insanın ruhunu örseleyen her ne varsa yazar bunların hepsine çok ciddi eleştirilerde bulunuyor. Ayrıca din ve yukarıda bahsettiğim iyilik, doğruluk, dürüstlük gibi kavramlara dinin bakış açılarının neler olduğu da irdelenmiş. Tabi ki burada bahsettiğimiz din Hristiyan inancı. Yazar bazı konularda kendi fikrini açıklamaktan çekinmezken bazı hususlarda da tarafsız kalarak söz konusu hususları okurun kararına bırakıyor. Dedim ya kitabı inceleyebilecek yeterlilikte değilim diye. Burada belirtmediğim daha bir çok konu var kitapta. Kitabın kalınlığına bakarak korkmamanızı ve biran evvel bu değerli eseri okuyarak fikir dünyanızı bir nebze daha genişletmenizi öneririm. İyi okumalar.
Edebiyat
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,2bin okunma
9/10
·383 syf.·
2019 13. kitabı
Açıkçası serisinin ilk kitabı beklentimin altında kalmıştı. Ancak Yer Demir Gök Bakır tam da beklentilerimi karşılayan, harika bir eser olmuş. Yazarın hakkını yememek lazım, yazar, Ortadirek'te kahramanları tanıtmayı, okuru Yer Demir Gök Bakır'a hazırlamayı amaçlamış gibiydi. Öncelikle olay örgüsü çok başarılı. Yazar bu kitapta tek bir hikayeye bağlı kalmamış, kitapta farklı kahramanların farklı hikayelerine rastlayabiliyoruz. Kitapta iyi ile kötünün mücadelesi yanında az da olsa bir aşk hikayesine de tanıklık ediyoruz. Tabi Yaşar Kemal demişken Çukurova coğrafyasının harika betimlemelerinden bahsetmemek olmaz. Yazar bu eserinde de bizi Çukurova'da ve o bölgesinin dağ köylerinde tatlı bir gezintiye çıkarıyor. Olay örgüsü gayet başarılı, sürükleyici bir eser. Eseri okuyacak arkadaşlara şimdiden iyi okumalar.
Yer Demir Gök BakırYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20194,510 okunma
Reklam