“Doğanın, dağların, güneşin, bulutların mevsimlerle büründüğü griliklerin, nehrin, gökyüzünün, mavinin, yağmurların, zaman zaman insanı okşayan rüzgarların bir düşmanı olmalı kenti oluşturanlar. Doğayı taşa dönüştürmüşler. İnsanı, yalnız eliyle biçimlendirilenin içine kitlemişler.”
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Yüklü arabalar. Yorgun esmer yüzler. Araba denen bu teneke hücrelerde insanlıkla bağdaşmayan yorgunluk, varmanın beklentisi. Çağımızın en büyük acısının yaşamını yabancı ülkelerde kazanmak zorunda bırakılmışlık olduğunu görüyorum."
"Hep öyle değil mi. Sevdiklerimizi, duyguların yükseliş ve alçalış dalgalanmalarını, kendi kendimize algıladığımız biçimde bir başka insana akıtmak istediğimizde tümüyle içimize hapsetmiyor muyuz. Kim karşılıyor sevgileri. Bir ilişkinin başlangıcı, sürekliliği aynı zamanda en derin sınırlandırması değil mi. Belki ancak ayrılık bir açıklık, bir derinlik kazanmıyor mu."
"İyi ki bölündü Almanya. Yoksa sanayi o denli gelişirdi ki, Almanlar Üçüncü Dünya Savaşı'nı çıkarırdı gene" diyor.
"Altı milyonu gazla öldürdük. Öldürmemeliydik. Ama yaptık", diyor.
Ve öyle umursamaz söylüyor ki, sanki bir şişe bira daha ısmarlıyor."