"Her sevginin başlangıcı ve süreci, o sevginin bitişinin getireceği boşluk ve yalnızlık ile dolu. Belirsizlikler arasında belirlemeye çalıştığımız yaşam gibi."
Son zamanlarda okuduğum en ilginç kitaptı diyebilirim. Yazar modern insanın iki yüzlülüğünü, içinde kibir barındıran tevazusunu ve bunun gibi modern insan çelişkilerini eleştirmiş. Ancak kitabı anlamak konusunda zorlandım diyebilirim. Özellikle sonlara doğru yazarın gerçekte ne anlatmaya çalıştığını anlamak zorlaşıyor. İlginç bir şekilde anlaması zor olmasına rağmen okuması zevkli bir kitap.
DüşüşAlbert Camus · Can Yayınları · 201919,2bin okunma
“Aramızda kalsın, şu halde kölelik, hem de gülümseyen kölelik kaçınılmaz bir şeydir. Ama bunu kabul etmek zorunda değiliz. Köleler edinmekten kendini alıkoyamayan kimsenin onlara özgür insan demesi daha iyi olmaz mı? Önce ilke olarak, sonra da onları umutsuzluğa düşürmemek için. Bu ödünü onlara borçluyuz, öyle değil mi? Bu şekilde onlar gülümsemeye devam ederler, biz de vicdan rahatlığımızı koruruz. Yoksa kendimizden vazgeçmek zorunda kalırdık.”
“Kölelik mi, hayır, biz ona karşıyız! Kendi evinde ya da fabrikalarda köleliğe yer vermek zorunda kalmak, şeylerin özünde vardır, ama bununla övünmek, işte bu olmaz. İnsan egemen olmaktan ya da hizmet görmekten vazgeçemeyeceğini biliyorum. Her insanın temiz hava gibi, kölelere gereksinimi vardır. Kumanda etmek soluk almak denektir, bu kanıdasınız, değil mi? En nasipsizlik bile soluk almayı başarır.”