Blu sea

Kaç sabahtır geceye uyanıyorum Ne oldu güneşe aynalarda yokum Dumanı tüten çay bardaklarına dokunuyorum Elimi ısıtmıyor Ağlayınca fark ettim artık gözyaşlarım yanaklarıma değmiyor Keşke bir kez daha öpebilseydim seni Sımsıkı sarılıp saçlarını koklayıp öyle gitseydim Ölmüşüm ben bebeğim ölmüş Herkesin korktuğu gün bana bugünmüş. youtu.be/9rUH3L-5yHs
Reklam
Serin bir rüyanın hatırınadır çektiğim dünya ağrısı...
(...) Aşk her defasında, kendi cahiline kendini yeniden ezberleten en kadim alfabedir... Ama ezberlemek, bir süre sonra ezberlenenden vazgeçmeyi de kaçınılmaz kılar. Çünkü insan bilgide değil, cehalette mutludur. O yüzden, kimsenin sizi ezberleyecek kadar çok okumasına izin vermeyin, kekeleyerek hecelesin kafi...
Harun Reşit savaşta esir aldığı düşman Generale :-Hayatını bağışlarım ama bir şartım var , der. ”Kadınlar hayatta en çok ne ister?” budur bilmek istediğim… Bu sorunun yanıtını getir kurtar kelleni der. General sorar soruşturur bu çetin sorunun yanıtını aramaya başlar ve Kafdağı’ndaki bir cadının bunu bildiğini öğrenirGünlerce gecelerce at koşturur, cadıyı bulur ve sorar: -Kadınlar hayatta en çok ne ister? Korkunç cadı yanıt için öyle bir şart ileri sürer ki yenilir yutulur cinsten değil… -Evlen benimle!.. O zaman öğrenirsin ancak istediğini… Bu ölümcül teklifi kabul eder General ve doğru yanıtı alır almaz koşar Harun Reşit”e ve : -Kadınlar en çok kendi özgür iradeleriyle hareket etmek ister!. Harun Reşit Generalin hayatını bağışlar, ancak General cadıya da evlenmek için söz vermiştir. Neyse evlenirler. İlk gece General bir bakar ki , o korkunç cadı dünyalar güzeli bir afete dönüşmüş karanlık odada….. Konuşur cadı : - Benim kaderim böyle…. Günün sadece yarısı güzel olabilirim, diğer yarısı çirkinim, der. Ne dersin? Geceleri seninleyken mi güzel olayım, yoksa sen gündüzleri dışarıdayken mi?….. General düşünür ve: - Sen bilirsin kararı kendin ver, der. İşte o an korkunç cadı sonsuza dek güzel bir kadın olarak kalır. Peki, bu öyküden çıkarılacak 3 ders nedir? 1. Kadınlar en çok kendi özgür iradeleriyle hareket etmek isterler.
Şimdi kendimi seni kaybetmeye hazırlıyorum, Kolay olur inan bana. Kendimden bile kaçtığım yerlerde arıyorum seni, Eh bu yüzden adımlarım hep ölüme ekleniyor. Haritada kendine bi yer bulamıyorsun, Çünkü senin sığabileceğin tek yer benim kalbim, Çünkü bu ağırlığı benden başka kimse taşıyamaz. Kurşun kalemle karaladığım yüzünü görünce, Kafayı yiyorum, Yetim kalıyor aşkım. Elveda diyorsun... Eyvallah diyorum! - Celil Nalçakan