İlk tercihlerinde karşıdakinin sadakatsizliğinden ya da şartların olumsuzluğundan hayal kırıklığına uğrayanlar hayatlarının geri kalanında yine kayıtsız mı olmalılar?
Kendi içlerinde ayıp olmayan duyguları kısıtlamayı amaçlamak ona sadece gereksiz bir çaba değil, aynı zamanda aklın bayağı ve hatalı görüşlere utanç verici bir biçimde köle edilmesi gibi geliyordu.
Aradan tam elli bir yıl, dokuz ay, dört gün geçmişti.
Unutmamak için bir hücrenin duvarlarına her gün bir çizgi çekmek zorunda kalmamıştı; çünkü tek bir gün bile geçmemişti ki onu anımsatan bir şey olmasın.