#kitapyorumu
4/5 ⭐️⭐️⭐️⭐️
8/10 ⭐️⭐️⭐️⭐️
Derinlerde, saklayamadığı bir yerde gördüklerim; bana duygularının salt nefretten ibaret olmadığını gösteriyordu. Çok daha karmaşık bir şeydi.
Kötülerin Krallığı tam bir seriye giriş kitabıydı diyerek söz almak isterim. ️
Önce konusunu anlatayım. Kadın karakterimiz Emilia bir cadı. Çok fazla büyü yapmamış çünkü o ve ailesi fark edilmeden hayatlarına devam etmek zorundalar. Bu şekilde ailesi ve ikiz kız kardeşiyle yaşamaya devam ederken Emilia çok büyük bir kayıpla sarsılıyor. İçindeki acının etkisiyle ilk defa gerçekten çok büyük bir büyü yaparak, cehennem iblislerinden biri olan Öfke’yi çağırıp kendine bağladığında, işler tamamen bambaşka bir boyuta doğru ilerliyor.
Konu ve kurguyu oldukça beğenmiş olmama rağmen, kitaba aşık olarak okumadım ya da beynimde sürekli döndürüp durduğum bir kitap değildi.
Bunun benim için en önemli sebebi kadın karakter Emilia’yı hiç sevmemiş olmam. Gerçekten kitabın 150. sayfasından sonra onu okumak -benim için- adeta bir eziyetti. Kaybettiğim bir savaş gibiydi. Çünkü arkadaşlar karakterimiz asla gelişim göstermiyor. Kitabın sonuna kadar okumaktan zevk aldığım birine dönüşmeyi de reddediyor. O yüzden favorim olabilecek bir kitabın bana hissettirdiği tüm duyguları etkileyip modumu baya düşürdü.
Fakat erkek karakterimiz Öfke, eğer bu kitaba dört puanı verdiysem tamamen onun için… Mükemmeldi. Bayıldım, aşık oldum. Karakterin içinde barındırdığı tüm gizemleri tahmin ettim. Neyi, ne sebepten yaptığı kitapta daha bariz bir şekilde verilemezdi diye düşünüyorum. Onu okumak çok keyifli olduğu için bu kitaba puanım bu kadar yüksek desem yalan söylemiş olmam. Kurgusunu da baya beğendim. Serinin devam kitaplarının daha güzel olacağını düşünüyorum. Bu yazarla asla ilk kitabından anlaşma sağlayamıyoruz o yüzden