Derya Yaşar

Derya Yaşar
@deryayasar
O tutkularıyla yanan, onları kendi düşünceleriyle besleyen bir kadındı. O, faşistlerin inanmakta direteceği, kadınlar hakkındaki tüm gerçeklerdi. Güçlü bir geminin dalgaları yarması gibi tarihi yararak geçti.
Sayfa 78 - Koridor Yayıncılık·Kitabı okudu
Reklam
" O zaman" ile "şimdi" arasındaki zaman, iki kelime arasındaki boşluktan ibaretti çünkü hem fikirler hem de duygular - sevgi ve nefret, gurur ve tahkir- hepsi imparatorluklardan çok daha uzun sürerdi.
Sayfa 60 - Koridor Yayıncılık·Kitabı okudu
Ona göre geçmiş, her kelimede, her jestte, her tartışmada, iki insanın birbirine bağlanmasını mümkün kılan her önermede tekrar canlanıyordu. İnsanlar herhangi bir şey hakkında anlamlı bir şekilde konuşabiliyorlarsa bunun nedeni birilerinin -bir zamanlar- bunu mümkün kılmış olmasıydı. Aksi takdirde iki köpek gibi sadece etkileşimde bulunacak ama iletişim kuramayacaktık.
Sayfa 60 - Koridor Yayıncılık·Kitabı okudu
"Almanlar hakkında ne düşünüyorsun?" diye sordu. "Dilleri çok çirkin. Bir doktorun el yazısına benziyor." "Ah,” dedi, bu düşünceyi bir kenara iterek. "Aslında dilleri oldukça güzel, zengin ve hem opera hem de bilim için çok iyi ki bu eşsiz bir kombinasyon. Askerleri kaba olduğu için çirkin olduğunu düşünüyorsun, bu yeterince adil, fakat bunun nedeni esas olarak İtalyan olman ve İtalyancanın dünyadaki en güzel dil olması. İngilizce yaratıcı ve kesin olsa da düz ve cansızdır. Fransızca güzellik iddiasında bulunabilir, kabul ediyorum ama davetkâr değildir. Fransızlar güzelliklerinin kendilerine ait olmasını isterler ve bir yabancı bunu her konuşmada hissedebilir. Ne yazık ki onlar için, istiflenen güzellik asla paylaşılan güzellik kadar canlı olamaz. Sevgi ve cömertlik olmadan güzellik hiçbir şeydir, Massimo. Kimse bir çiçek görüp de onu saklamaz. Ama bir yabancı on kelime bile İtalyanca konuşsa, onu ruhu bize geri dönen kayıp bir akrabamız gibi kucaklarız. Bu şekilde İtalyanca Fransızcaya galebe çalar. Almanca genç kulakların için acı vericidir çünkü bir yaratım ve yıkım dilidir. Her şeyden çok bir zaman dilidir. Almanca sana zamanı ve dolayısıyla ölümlülüğü asla unutturmaz. Onu hem dürüst hem de acımasız kılan her şeyden çok budur. Ama o boşlukta bir hüzün vardır. Anların değerli olduğunun farkına varırsın. Kullandıkları dilin hassasiyetini hiçbir şeyi kaçırmama çabası olarak görmeye başlarsın. Bu bakış açısıyla sevgiyi duymaya da başlayabilirsin."
Sayfa 50 - Koridor Yayıncılık·Kitabı okudu
Meraklı zihin yaşayan zihindir.
Sayfa 42 - Koridor Yayıncılık·Kitabı okudu
Reklam