Derya Yaşar

Derya Yaşar
@deryayasar
Yozgat, 6 Aralık 1983
135 okur puanı
Ekim 2023 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
10/10
·608 syf.··
2026 60. kitabı
Ba-yıl-dım bu kitaba! Coetzee’den daha önce “Utanç”, “Barbarları Beklerken” ve “Michael K” romanlarını okumuştum ve hepsini çok beğensem de Coetzee benim yazarım, diyebileceğim bir hayranlık duymamıştım açıkçası, ta ki otobiyografik romanını okuyana kadar. “Taşra Hayatından Manzaralar” en sevdiğim kitaplardan biri oldu kesinlikle ve dolayısıyla Coetzee de artık diğer kitaplarını okumak istediğim, favori yazarlarımdan biri. Benim bir kitaptan beklediğim her şeye sahip bir eser bu. Öncelikle, nefis bir çocukluk ve gençlik hikayesi okudum. Yaşadığı topluma, çevresine pek uyum sağlayamayan, kendi kabuğunda yaşayan, sosyal ilişkilerin tümüne oldukça mesafeli bir çocuğun hikayesi bu. Üstelik Coetzee öyle anlatıyor ki okurken yaşıyorsunuz sanki. Zaman zaman tanıdığım birini ve hatta kimi zaman beni anlatıyormuş gibi hissettim, anlattığı çocuğa sarılasım geldi çoğu zaman. Aile bağlarının, ebeveyn ilişkilerinin nasıl bir insana büründüğü, bir çocuğun karakterini ve dolayısıyla tüm hayatını nasıl şekillendirdiği üzerine düşünmeye de sevk ediyor bu büyüme hikayesi. Güney Afrika’ya dair de çok şey anlatıyor yazar kendi hikayesi vesilesiyle; ülkenin siyasi tarihi ve toplumsal yapısına içeriden bir gözün anlatımıyla tanıklık ediyorsunuz. Hatta ilerleyen kısımlarda Coetzee’nin yurtdışında yaşamasıyla beraber aslında salt Güney Afrika’nın siyasi tarihini değil; Soğuk Savaş dönemi, Küba Füze Krizi, Vietnam Savaşı gibi dünya tarihinin önemli olaylarını da yazarın kaleminden okuyorsunuz. Elbette tüm bunların üzerine anlatılan hikayenin Coetzee’nin kendi yaşamı oluşu, böyle bir yazarı bu kadar filtresiz bir şekilde, bu kadar yakından tanıyabilmek de bambaşka bir yere taşıyor metni. Kitaplara olan tutkusunu, yazar olmak için verdiği mücadeleyi ve hatta buna adanan hayatını okumak,
Taşra Hayatından ManzaralarJ. M. Coetzee · Can Yayınları · 201131 okunma
Derya Yaşar
Yazdıklarınızı okuyunca kitabı listeme almak istedim ama Can Yayınları'nda şu an basımı olmayan bir kitap maalesef
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
hesabî değil hasbî olmalı...
Puan vermedi·224 syf.·
2019 17. kitabı
Hayatımı kendi ruh haline göre bana ithaf ettiği cümleler içerisinde geçiriyor olmak pek eğlenceli. Kimin mi tabii ki de annemin. Babama sinirlendiği zaman evime gelip '' ne yapacaksın kocayı ohh en rahat sensin '' demesinin ardından babam ile ikinci bahar moduna geçince de '' ahh kızım çocuklar da gidecek, bizler bugün var yarın yokuz nasıl geçecek ömrün tek başına '' diye ağıtlar yakan annem. Her ne kadar ilk evlat olmanın verdiği mecburiyet sebebi ile erken büyümek zorunda olan kızların kaderini yaşamış olsam da; Rahatlıkla içimi dökebilme güvenini bana verdiği , yaptığım tüm hatalarıma rağmen doğruları ne beni ne de dizini dövmeden anlattığı için gerçekten çok şanslı hissetmeme sebep annem. Niye mi annem? İza, annesi, babası, eski eşi , çevresi, ilişkileri, ilişkisizlikleri kitabı okumaya başladığım andan itibaren hep annem ile kendimi sorgulamama sebep oldu. Unutmadan şu araya sıkıştırayım ; İza seni hiç sevmedim. Savunulmanı, anlaşılmanı gerektirecek haklı bir hareketine kendimce şahit olmadım. Çok alakasız demeyin ne olur azıcık anlatayım ; belki bir iki okur okumak ister, okumak istemeyenler ise bu satırları es geçebilirler. Annem Üsküp doğumlu yani parçalanan Yugoslavya ‘da Üsküp de dünyaya gelmiş, boşnaktır. İlkokulu bitirdiği zaman Türkiyeye göç etmek zorunda kalınca eğitimine devam edememiş, diğer kardeşleri gibi eve katkı olsun diye daha 13 yaşında bir ilaç fabrikasında işe girmek zorunda kalmış. Çok güzelmiş annem halen de çok güzeldir. Çevrede çok asılan olunca yarım yamalak türkçesi ile kızımı kandırırlar endişesi yaşayan dedem, 17 yaşında ve annemin kökenleri gibi boşnak olan babam, anneme aşık olunca hiç tereddüt etmeden evlenmelerine müsaade etmiş. ( O yıllarda ailenin rızası olarak evlenmeye izin verilirdi, sonradan kaldırıldı bu nikah
Iza'nın ŞarkısıMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 20245,4bin okunma
Derya Yaşar
Yazdığınız hiçbir şey kitaptaki İza'yı anlatmıyor, kız zaten annesi ve babası için gençlik döneminden beri her şeyi yapmış, maddi manevi her şeyi vermiş, kızın anlaşılamaması yüzünden yaşanan trajik olaylardan mesul değil, zaten en yoksul ve dışlanmış oldukları dönemde de annesi ve babasına en çok sahip çıkan kızları. Babası hakkını teslim ediyor ama annesi gerçekten hak bilir kadın olmadığı için kızın hayatı mahvoluyor asıl
8/10
·224 syf.·
Beğendi
·
2023 14. kitabı
Magda Szabo Türkiye de pek bilinmese de Macaristan'ın önde gelen yazarlarından. 1949'da Baumgarten Ödülü' ne layık görülse de politik nedenlerden geri alındı. İşinden kovuldu. 1949-1958 yılları arasında sakıncalı yazar olarak anıldı. 1958 de yayımlanan ve büyük başarı kazanan ilk romanı Fresco'yla bu zorunlu sessizliği kırdı, ulusal ve uluslararası ün kazandı, ödüller birbirini kovalamaya başladı. Dilimize çevrilmiş dört kitabı var. İza, iyi misin kötü mü, bencil mi, verici mi bilemedim? Oysa annen baban seni ne çok seviyorlardı. Onların biricik, akıllı, kültürlü, doktor kızları. Ne zor koşullarda okutmuşlardı seni. Gurur duyuyorlardı seninle, sen de onları hiç yalnız bırakmamıştın her zor anlarında yanlarındaydın amma sen de bir şeyler eksikti be İza, empati yoksunu mu, bencillik mi, yerine koyamadığım bir şey? İza babası Vince ölünce, anne Etelka'yı birlikte yaşamak için Budapeşte 'ye götürür. Anne çok heyecanlı ve mutludur. Öyle ya tek çocuğu Dr İza onu yalnız bırakmamış yanına götürüyor. Kafasında bir sürü planlar vardır. Eski evden giden mobilyaları istediği gibi yerleştirecek İza' nın dairesine,ona kendi eliyle yemekler yapıp, sağlıklı beslenmesini sağlayacak. Beraber yiyip içip, dertleşip, zaman geçirecekler. Ancak hiçbir şey annenin istediği gibi değildir. Üç odalı bir dairede odanın biri anneye tahsis edilmiş. Eski karyolası ve kocasının eski koltuğu yenilenip odada yerini almış. Başka da bir şey yok eski evlerinden. Tavşanları Kaptaniy'de yoktur. Kadın daha eve adım atar atmaz içine bir hüzün çöker. Anıları yok olup gitmiş. Evde her şey elektronik bir de hizmetçi var. Etelka'nın bir şey yapmasına izin verilmez. İza annesinin rahatını düşünmektedir. Kadın bir evi çekip çevirirken orada hiçbir şey yapmamaktır. Tereze her şeye yetmektedir. Anneye "sıkılırsan
Iza'nın ŞarkısıMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 20245,4bin okunma
Derya Yaşar
İza hem babası hem annesi hem kocası için her şeyi yapıyor ama insanların ne kadar fedakarlık yaparsa yapsın sırnaşık olması aşırı duygularını belli etme beklentisi bu kadar harika bir kadına sanki bencil, soğuk, duygusuz yaftasi yakistiriyor, tüm ömrünü hem işindeki hem ailesindeki insanlara feda etmiş ama ağlayıp sızlayan sürekli çaresizlik içinde şefkat dilenen biri olmadığı için yazık ki bu değerli kadın anlaşılamıyor
İnsan ilişkilerinin karmaşıklığını anlatma ustalığı..
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2022 56. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2022 22:06
İza’nın Şarkısı macar yazar Magda Szabó’nun en bilinen eseri. Kitapta eşini kaybeden yaşlı bir kadının kızıyla birlikte yaşamaya başladıktan sonraki dönüşümü mercek altında. Ama bu kitap sadece ana karakteri değil, tüm karakterleri bir merceğin altına tutuyor. Bu yüzden ortada İza’ya ait bir şarkı yok aslında. Kitaptaki tüm karakterlerin bir araya gelip koro halinde söylediği bir şarkı var. Bu kadar farklı sesi bir araya getirip, bu kadar dokunaklı bir şarkı yazabilmek, ne büyük marifet. İzlediğimiz filmlerde, okuduğumuz kitaplarda bir iyi adam, bir de kötü adam olunca her şey nasıl da kolaylaşıyor değil mi? İyinin yanında saf tutulur, kötünün karşısında..Bu kadar basit. Ama hayat böyle midir ki? Her şey siyah ve beyaz kadar net, herkes sadece iyi, sadece kötü müdür ki? Szabó da böyle düşünüyor olsa gerek ki, okurken, “Allah canını alsın e mi İza” yla “Sen de haklısın İza” arasında mekik dokuyorsunuz. Tüm karakterleri hem çok sevip, hem de hepsinden nefret etme arasında başınız dönüyor. Karakterlerine bu kadar uzak kalabilmek..Bence bu, bir yazara alkış tutulması gereken becerilerden biri. Çünkü böyledir ya bu işler biraz. İlla bir yerlere taraf olasımız, birine omuz veresimiz lazımdır. Birini kendimize yakın bulasımız, birini yerden yere vurasımız lazımdır. Ama yazar tam da bu noktada durup, hem kendi tutumuyla hem de yazdıklarıyla, insan ilişkilerindeki karmaşa üzerine düşünmeye zorluyor bizi. Ve elimize kimlik, yabancılaşma, yalnızlık, insan ilişkilerinde karmaşayla ilgili çok fazla şey tutuşturuyor. Tüm bunları ne kadar da sade bir anlatımla yapmayı başarıyor. Herman Hesse’nin “Magda Szabó’yu keşfettiyseniz altın bir balık yakaladınız demektir. Yazmakta olduğu bütün kitapları alın, ileri de yazacaklarını da.” çağrısına omuz vermemek ne mümkün. Szabó tam da
Edebiyat
Iza'nın ŞarkısıMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 20245,4bin okunma
Derya Yaşar
Emeğinize sağlık, harika bir inceleme olmuş 🙏
Kitaplarla Birlikte Gelen Başarı!
8 yıldır devam ettiğim YouTube içerik üreticisi yolculuğumda bugün kendi adıma çok önemli bir gündü! 🌟 Bu yolculuğa başlarken bir "başarı hikâyesi" olarak tanıtılacağım hiç aklıma gelmezdi. Bugün ise 6 yıldır yönetmeye devam ettiğim kitap kulübüm sayesinde içerik üreticisi arkadaşlarla birlikte harika bir panel gerçekleştirdik. Kitap okuma oranının oldukça düşük olduğu ve hatta giderek daha da az insanın kitaplarla ilgilendiği bir ülkede yaşıyoruz. Böyle bir ortamda sadece kitaplar üzerine yoğunlaşarak içerik ürettiğim istisnai bir meslek hayatım var. Esas mesleğim olan mimarlıktan istifa ettiğim için hiç pişman değilim. Çünkü şu an onbinlerce Türk gencine kitap okuma alışkanlığı ve nitelikli kitap seçme bilinci kazandırıyorum. Hatta insanların iç dünyasını inşa etmelerine yardımcı olduğum için bu da bir mimarlık biçimi gibi geliyor bana. 2020 yılında ise pandeminin ortasında Albert Camus'nün Yabancı kitabını tartıştığımız kitap kulübü yayınına SADECE 2 KİŞİ katılmıştı. Ben ise pes etmeyerek bu kulübe yıllarca devam ettim. Şu anda yüzlerce okurun faydalandığı ve Google Meet yayınlarıyla birlikte her ay farklı kitapları tartıştığımız verimli bir kültür ortamına sahibiz. Alıntılarla Yaşıyorum olarak video içerik üreticisi yolculuğumda yanımda olan siz değerli takipçilerime, harika atölyeleri ve emeğiyle birlikte bu sohbeti gerçekleştirdiğimiz Meyzi Adoni'ye çok teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız, bu başarı hepimizin. ❤️ #davet #reklam
1000Kitap
Derya Yaşar
Çok emek verdiğiniz, hak ettiniz, bize de halen katkılarınız oluyor ne kadar teşekkür etsek az 👏👏👏