Derya Yaşar

Derya Yaşar
@deryayasar
Yozgat, 6 Aralık 1983
135 okur puanı
Ekim 2023 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
9/10
·348 syf.··
Beğendi
·
2023 154. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2023 16:08
"Babalar ve Oğullar", Ivan Turgenyev’in 1862'de kaleme aldığı başyapıtıdır. Eser nihilizm "hiççilik" konusunda yazılmış ilk roman olma özelliğini taşır; geleneksel değerlerin tümüne karşı çıkan öfkeli genç karakterin edebiyat sahnesine ilk kez çıktığı romandır. 19. yüzyılın ikinci yarısında Rusya'da geçen eserde yazar batılılaşma etkisindeki gençlik ile, muhafazakâr kuşağın çatışmalarını işler. Romandaki babalar, 1840’ların liberalleridir; oğullar genç kuşağı temsil eden "hiççi" nihilistlerdir. Kuşakları etkileyen akımların kavgası "Babalar ve Oğullar", 19. yüzyıl Rus toplumunun gerçekçi bir portresini çizer. Dünya edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan "Babalar ve Oğullar", Rusya’daki politik tarihin önemli bir noktasına ışık tutar; eski toprak düzeninin değişmeye başladığı, serflerin özgürlüklerine kavuşturuldukları bir dönemde yaşanan kuşaklararası çatışma, fikir ayrılıklarının oluşturduğu tüm çalkantılar ustaca sergilenir; yeni ile eskiyi, muhafazakarlıkla devrimciliği karşı karşıya getirir. Babaların değerlerine kesin bir dille karşı çıkan oğullar ve bu karşı çıkış karşısında afallayan babaların durumu tüm dramatikliğiyle aktarılır. Babalar yumuşak huylu, sevgi dolu, şefkatli, ürkek, kibar ve alabildiğine anlayışlı kişiler olarak çizilirken ; oğullar Nihilist "Hiççilik" felsefesini savunan, hiç bir değere saygı göstermeyen, her türlü kuralı reddeden, kaba ve alabildiğine anlayışsızdır. Eserdeki ana karakter Bazarov, zamanının inançsız, isyankâr, devrimci, reddiyeci kişiliği en iyi şekilde temsil eder.
Babalar ve Oğullar (Sert Kapak)Ivan Turgenyev · Doğan Kitap · 201855,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2025 13:21
Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar'ın yayımlanmış ilk romanıdır ve Türk Edebiyatı'nda felsefi romana ilk adımı İhsan Oktay Anar atmıştır. Yazıldığı teknik, içerdiği konular, tarihi, felsefi ve fantastik öğeleri bir arada bulundurması açısından önemli bir eserdir. Roman 17.yy Kostantiniye’de (İstanbul) geçmektedir. Korsan Arap İhsan Efendi, İstanbul’a hayatını kurtaran Rendekar’ın “Zagon Üzerine Öttürme” (Descartes "Yöntem Üzerine Konuşma") isimli kitabının çevirisini yaptırmak istemektedir. Arap İhsan’ın yeğenini ziyaret etmesiyle olaylar başlamaktadır, yeğeni Uzun İhsan Efendi seyyahlar gibi dünyayı gezmek ve haritalar çizmek isteyen ancak mahallesinden çıkacak cesareti olmayan biridir. Cesaretinin olmayışından da uyumasını sağlayan bir sıvı içerek uzun uykulara dalmakta ve çeşitli rüyalar görmektedir. Gördüğü bu rüyaları ise bir atlasa yazmaktadır. Uzun İhsan Efendi dayısı Arap İhsan Efendiye getirilen çeviriyi okuduktan sonra hayatında köklü değişimler yaşanmaya başlamıştır ve gerçekliğin doğası üzerine düşünmeye başlamıştır, varlık mı gerçek düş mü sorgusuna kapılan Uzun İhsan’ın uyku şurubu içip uykuya yatması düşler görmesi ana hikaye çerçevesinde baba Uzun İhsan ve oğlu Bünyamin’in gördüğü düşleri iç içe öyküler şeklinde anlatan bir teknikle yazılmıştır. Altı bölümden oluşan romanda ana öykü ve ana öyküye bağlı diğer öyküler vardır. Romanın kurgu ve gerçekliği sorgulayan doğası, yaşanan olayların ikinci planda kalmasına yol açar. Üstkurmaca ilkesi temelde, romanın varoluş sürecini ve varoluş amacını okuyucuya sezdirmektir. Romanın görevi, kendi varoluşunu ve bu süreci anlatmaktır. Romandaki Uzun İhsan karakteri, üstkurmacanın ortasındaki kişidir. Gerçek ve kurmacanın arasında dolaşıp durur, roman boyunca yaşanılan her şey, görülen kahramanlar Uzun İhsan
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,6bin okunma
10/10
·556 syf.··
Beğendi
·
2025 18. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2025 12:45
Germinal, Natüralist akımın en önemli temsilcilerinden biri olan Emile Zola’nın 1885 yılında yayımlanan, yazarın 20 kitaptan oluşan Rougon-Macquart serisinin 13. kitabıdır. Germinal emekçi - sermayedar çatışmasını ele alan hem ilk hem de en gerçekçi roman olma özelliği taşır. Germinal, Latince (germen) "tohum" kelimesinden gelir, aynı zamanda Fransız Devrimi Takvimi’nin "filizlenme" anlamına gelen 7. ayın adıdır. Roman, Etienne Lantier’in bir maden şehri olan Montsou’ya gelmesi ile başlıyor. Maden ocağı insanları hem besleyen hem de tüketen yeryüzünün simgesidir. Kazançları çok düşük, açlık ve sefalet içinde yaşayan işçilerin, Etinne’nin şehre gelip madende çalışmaya başlamasıyla, sabahtan akşama kadar çalışıp ömürlerini tükettikleri maden ocağında haklarını aramak için greve kadar giden bir direnişin içine giriyorlar. Yazar bu direnişte işçi ve işveren arkasındaki çatışmayı tarafsız olarak aktarırken okuyucuyu sosyalizm, kapitalizm ve anarşizm üçgeninde bir sorgulamanın içine sokuyor. Açlık sınırında yaşayan işçilerin yaşadıkları ağır sorunları ve ücretlerini artırmak için giriştikleri mücadeleleri, grev yoluyla haklarını aramaları üzerine kurgulanmış romanın asıl kahramanı maden ocağındaki emeğin kendisidir. Roman 1993'te filme de uyarlanmıştır.
GerminalEmile Zola · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201914,3bin okunma
10/10
·479 syf.··
Beğendi
·
2023 141. kitabı
Oğuz Atay'ın "Tutunamayanlar"dan sonra yazdığı ikinci romanı olan Tehlikeli Oyunlar, 1973 yılında yayımlanmıştır. Tehlikeli Oyunlar yine bir tutunamayan olan Hikmet Benol'un hikâyesini anlatır. Tehlikeli Oyunlar, kitabın baş kahramanı olan Hikmet Benol hayatla baş etme yöntemi olarak oyunları seçen bir karakterdir. Kendi geçmişini değiştirmeye çalışan haliyle bugününü de farklılaşmak için uğraşan bir adamın hikayesi; oyun içinde oyun yazma tekniği ile yazılmıştır. Post-modernist edebiyatın temsilcilerinden olan Oğuz Atay bu romanında zaman, mekân ve olay örgüsünü önemsemez, sürrealist etkiler yoğundur, gerçek, düş ve düşler arasında sıçramalar, bilinç akışı teknigiyle kaleme alınmıştır. Hikmet Benol karakterinin iç çatışmalarına ve sancılı kimliğine dayanan roman İronik bir dille yazılmış kara mizah türündedir. Kitap, Oğuz Atay'ın kendi hayatından da izler taşımasıyla otobiyografik özellik de taşır. Hikmet Benol, iki kadın arasında; "sevgisiz" Sevgi ve "bilgisiz" Bilge arasında süregelen aşk ikileminde kalıyor ve topluma karşı yabancılaştıkça iç dünyasına çekilip hayali kahramanlarla kurmaca bir dünya oluşturuyor. Toplumdaki sorunlardan kaçtıkça etrafındaki insanlara karşı "yıkılmasını istediği" bir duvar örüyor. Oğuz Atay eserinde gerçekle düşün arasındaki ilişkiyi sorgulamak için anlatının kurmaca olduğuna dikkat çeken üst kurmaca tekniğini ustaca kullanıyor. Hikmet Benol, her şeyi hem alaya alıyormuş gibi görünen hem dünyanın tüm dertlerini derinden hisseden, hem her şeyi küçümseyen hem her şeyin altında ezilen bir karakterdir. Doğunun gelenekleriyle batının gelişmişliği arasında sıkışmış, buna kökten çareler üretmeye çalıştıkça, karışıklık içinde bocalayarak, zihnen ve bedenen yorgun düşmüştür. Bir taraftan toplumdan bunalıp kendine sığınmış ama sığındığı
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,8bin okunma
10/10
·724 syf.··
Beğendi
·
2023 140. kitabı
Oğuz Atay'ın ilk romanı olan Tutunamayanlar, TRT Roman Ödülü'nü kazanmış, Türk Edebiyatı'nın ilk postmodernist romanı olarak nitendirilir. Marksist bir ideolojiyle kaleme alınan eser de romanın kahramanı da yazarın kendisi gibi bir mühendistir, bazı noktalardan Oğuz Atay’ın hayatından izler de taşınmasıyla kitap bir nevi otobiyografik bir özellik taşır. Kurmaca içinde kurmaca, diyalog içinde diyalog barındıran roman bilinç-akışı tekniğiyle yazılmıştır. Tutunamayanlar, yap-boz misali oluşan olay örgüsü içerisinde yoğun duygu ve düşüncelerden, monologlardan, derin psikolojik analizler ve ruhsal çözümlemelerden oluşur. Tutunamayanlar; Turgut Özben adlı bir mühendisin, neye tutunmaya çalışırsa çalışsın anlamsızlık girdabına düşen, kendisiyle, aşkları ve arkadaşlarıyla, hayatının amacıyla girdiği "sessiz" muharebeyi kaybederek intihar eden üniversite arkadaşı Selim Işık’ın ölüm nedenini çözmeye, arkadaşının hayatını ve kendisini anlamaya çalışması neticesinde yön bulur. Turgut Özben, başlarda arkadaşının intihar olayının kendi meselesi olmadığını düşünsede bir süre sonra olay tüm benliğini sarar ve nedenleri niçinleri sorgulayarak Selim’i düşünür ve içten içe onunla konuşur. Selim’i intihara neyin sürüklemiş olacağını araştırmaya koyulur. Roman, birinci bölüme geçmeden evvel sonun başlangıcıyla başlar. Tutunamayanlar’ın birinci bölümünde üst anlatıcının ifadesiyle mühendis Turgut Özben'in hikâyesi başlar. Romanda anlatıcı sürekli el değiştirir. Turgut Özben’in iç diyalog ve monologları roman boyu devam eder. Monologlar devam ederken iç sese "Olric" ismi verilerek anlatıcı farklı bir boyut daha kazanır. Romanın kurgusu "oyun" kavramı üzerinde şekillendirilir. Kahramanlar hayatı bir oyun olarak algılarlar. Ve oyun yenilgiyle neticelenir.
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,8bin okunma