Doğan Cüceloğlu annemin en sevdiği yazarlardan birisi olmuştur hep. O yüzden kendimi bildim bileli kitaplığımızda onun kitapları muhakkak olurdu. Hatta annem bazı kitaplarının içerisine ufak ufak notlar alır, bazen durup dururken bizlerle paylaşırdı. Kısacası hep tanıdık, hep elimi uzatsam tutacağım kadar yakın hissettiğimden midir nedir, hiç Doğan Cüceloğlu'nun kitaplarını okuma hevesim olmamıştı. Diğer kitaplar ve yazarlar bir merak konusu, bir bilinmezken o hep kitaplığımızda bulabileceğim bir isimdi sanki... Nasıl oluyorsa insan elinin altında gördüğüne bir parça nankör oluyor herhalde... Ne zaman ki ölüm haberini aldım, ah dedim keşke önceden okusaydım... Sonra videolarını izlemeye başladım, sonra ufak ufak hakkında bilgiler.... Şimdi ise savaşçı kitabı ile gerçek manada tanışıyoruz. Hayat da böyle bir şey sanırım, tanıdığımızı sandıklarımız, az merak ettiklerimiz, elimizin altında gördüklerimizle kaçırdığımız yitirdiğimiz şeyler aynı oluyor genelde... Neyse ki bıraktığı kitaplarla, edebi eserlerle ölümsüzleşmiş bir yazar. İnsan o an düşüyor tabii ya ölümlü olanlar? Neyse... Yoğun çalışma programımdan dolayı yavaş ilerlesem de kitap şimdiden çok şey kattı. Tanışmadıysanız, naçizane, Doğan Cüceloğlu ile tanışın derim...