zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı hem aptallık, hem inanç devriydi hem de kuşku, aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi, hem umut baharı hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı, hem hiçbir şeyimiz yoktu. charles dickens, sanayi devrimi ingilteresini böyle anlatıyor. bizim çağ en kötü çağcıların ve bizim çağ en iyisicilerin arasında orta yol hayatta zaten bu değil mi tatlı güzel şeyler yaşadığımız gibi acıyı da yaşıyoruz. iyi insanlar tanıdığımız gibi kötüleri de tanıyoruz. bazen istediklerimize ulaşırken bazen ulaşamıyoruz. bazen sevindirici haberler alıyoruz bazen üzücü. 200 sene önce de insanların benzer şikayetleri vardı 200 sene sonra da benzerleri olacak. hayatı ve yaşadığımız çağı olduğu gibi kabul etmek gerek.